confessions

veritas

Uldız - Toktamış yazar

  1. toplam giri 192
  2. takipçi 3
  3. puan 4432

tilsammans

veritas
2000 yapımı tatlı bir film.

isveç-danimarka ortak yapımıdır.

yönetmen lukas moodysson , stockholm'ün 1970'lerinde yaşadığı bazı durumları , çarpıcı senaryosu ile birleştirerek harika bir iş çıkarmıştır.

eş baskısından kurtulmak isteyen bir kadının içine düştüğü trajikomik hikâyeyi , günümüz sorunları ile harmanlamış ve ilginç bir film ortaya çıkarmıştır.

footloose

veritas
80'lerin en güzel gençlik filmlerinden biri olan, herbert ross'ın yönettiği 1984 yapımı harika bir filmdir.

filmde ana unsur olan dans; 70 ve 80'lerin harika müzikleriyle süslenmiş üstüne hikayesinin anlatıldığı ren'in kusursuz etkileyiciliği filme bambaşka bir hava katıyor.

ren karakterini canlandıran kevin bacon'ın da oyunculuk dersi verdiğini söylemek gerekiyor.

film 2011 senesinde yeniden çekilmiştir. bu çekilen film bana göre oldukça başarısız ve vakit kaybı olan bir filmdir.

tabi filmin müzikleri de o dönemden bu güne hala konuşuluyor.

bonnie tyler'ın kusursuz performanslarının filme bambaşka bir hava kattığını söylemek gerekiyor.

gustavo cerati

veritas
1959'da doğup, 2014'de hayatını kaybetmiş olan arjantin'den çıkmış en önemli sanatçılardan biridir.

solo kariyeri ve kurduğu grup olan soda stereo ile arjantin ve güney amerika'da adını sıkça duyurmuştur.

grubu 1982'de zeta bisiklet ve charly alberti ile kurmuşlardır. bir dönem ayrılmalarına rağmen tekrar bir araya gelmişlerdir.

2010 yılında venezuela konseri sırasında rahatsızlanıp 4 yıl boyunca koma'da durmuş ve neticesinde hayatını kaybetmiştir.

anna karina

veritas
60'ların simge isimlerinden birisi olan danimarka asıllı fransız aktris.


bilindiği üzere godard ile 7 yılı aşkın bir süre evli kalmış bu süreçte godard'ın mucizesi olarak sinemaya adımını atmıştır. yeni dalga'nın en önemli aktrislerinden biri olmuştur.

tabi bunda godard'ın inanılmaz bir etkisi olmuş; daha sonra ise büyüyüp serpilmiş o inanılmaz kadın figürüne bürünmüştür.

godard'ın une femme est une femme ve le petit soldat filmleri zannımca en iyi performanslarıdır.

camille claudel 1915

veritas
2013 yapımı, fransız sinemasından bir biyografik dram eseri.

filmi bruno dumont yönetmiştir. bruno dumont'ı az çok izleyenler bilirler ki minimalizmi ince hatlarına kadar kullanan bir senarist ve yönetmendir. bu filmde de minimalizmini izleyiciye çok güzel bir şekilde aktarmıştır. camille claudel'ın deliliğini biraz överek anlamış, sofistike delilik diyeceğimiz bir şekilde tasvirlemiştir.

gelelim camille claudel'ın deliliğine; auguste rodin ile olan aşkı kendisini deliliğe kadar sürüklemiştir. ayrılığa dayanamamış, sürüklendiği buhranlardan çıkamayarak akıl hastanesine kapatılmış, ömrünün sonuna kadar o akıl hastanesinde kalmıştır.

yönetmen camille claudel rolüne juliette binoche'u uygun görmüş, hanımefendi de tüm yeteneği ile bu işin üstesinden gelmiştir.
film genel olarak claudel'ın delirme sonrası evresini anlatmaktadır. acı hatıralar, kalp kırıklığı, düşler ve dahası.

ma loute

veritas
2017 yapımı , fransız sinemasının son dönemlerdeki en üretken isimlerinden biri olan bruno dumont'ın senaryosunu yazıp yönettiği film.

juliette binoche ismini görünce tamam bu film izlenir düşüncesine kapılıyorsunuz biraz öyle oluyor fakat filmin komedi filmi olduğu düşünüldüğünde pek tatmin etmiyor.

senaryo güzel, oyunculuklar yeterli fakat kurgu ve sanat yönetimi konusunda belli sıkıntılar var.

hep hayal kurarken , sahil kasabası ve balıkçı kulübesi gibi iki öğe hayal edersiniz. bununla birlikte tatlı bir aşk hikayesiyle kendince eğlenceli bir film olmuştur..

yüksek beklentiler beklemeden vaktinizi eğlenceli bir şekilde değerlendirmek isterseniz göz atmanız gereken filmlerden biridir.

bağlılık - aslı

veritas
uzun tartışmalara neden olacak film.

semih kaplanoğlu'nu sevmesem de filmlerinin belli bir kişiliği var; fakat bu film henüz gösterime girmeden böyle bir şeyle ödüllendirilyorsa izleyicinin aklına iki şey geliyor; yandaş olduğundan dolayı mı yoksa gerçekten iyi bir film olduğundan dolayı mı?

film vizyona girdiğinde bu sorulara cevap bulacağız.

abdellatif keciche

veritas
1960 doğumlu tunus asıllı fransız senarist, film yapımcısı ve yönetmendir.

tabi yönetmenlikte yakaladığı başarıyı, oldukça başarısız ama kendisi için verimli geçen aktörlük kariyerine borçludur.

filmlerindeki gerilim biraz hitchcock tarzında, dram ise fassbinder tarzında hissettirir. fakat izledikçe keciche kendine has özellikleri ile ön plana çıkan bir yönetmen olmuştur.

filmlerinde doğallıktan asla ödün vermeden, en sıkıcı olayları izleyiciyi yormadan sunmaktadır.

filmlerinin çoğunda fransa ve avrupa'da ödül kazanmıştır. en dikkat çekici filmi ise la vie d'adele olarak göze çarpmaktadır. film altın palmiye alarak dikkat çekmiştir.

filmlerinde ödün vermeden aktardığı temalardan biri de göçmen sorunlarıdır. bazı filmlerinde ayrıntıya girmeden anlatmaya çalışmıştır. iki filmde ise bu öğe ana tema olarak geçmiştir.

bu filmleri ise ilk uzun metrajlı filmi olan la faute a voltaire ve la graine et le mullet filmlerdir.

yönetmen son olarak 1990'ların fransa'sında geçen mektoub, my love: canto uno filmini yönetmiştir.

nick drake

veritas
sesiyle , sözleriyle, yorumuyla ve gitara dokunuşuyla insanların içinden bir şeyler koparan 27'ler kulübünü 1 yıl erken ölümü sebebiyle kaçıran, 26 yaşında yaşadığı psikolojik rahatsızlıklar için kullandığı ilaçlardan aşırı dozda aldığı için hayatını kaybetmiş olan şarkıcı ve gitarist.

tam adı nicholas rodney drake'dir.


müzik hayatına 17 18 yaşlarında konserlerde söylediği şarkılarla başlamıştır. daha sonra sırasıyla şu albümleri çıkartmıştır:

five leaves left
bryter layter
pink moon

cavit ikbal

veritas
2000 senesinde pakistan'da resmi kaynaklara göre 100 çocuğu asit dolu bidonlarda öldürerek, kendine göre intikam almış olan canidir.

işin ilginci; yakalanma süreci.

polislerin lahor'da kendisini çok sıkıştırmasından dolayı gidip bir yerel gazetenin ofisinde röportaj verip, ardından teslim oluyor. teslim olurken de şunları söylüyor:

''polise teslim olsaydım çocukları neden öldürdüğümü izah edemeyecektim'' diyen katil yazdığı bir mektupta, altı ay içinde 100 çocuğu öldürüp, onları asit bidonlarında erittiğini itiraf etti. katil mektubunda ''pişman değilim. 100 çocuğu uğradığım haksızlıkların intikamını almak için öldürdüm''

edinilen bilgilere göre biraz pedofili biraz da sokak çocuklarından bir defasında uğradığı saldırının intikamını almak için bu cinayetleri işlemiş.

bu cinayetleri işlerken yanında sacit diye bir arkadaşının olduğu da söyleniyor.

ki ikisi kaldıkları hücrede birlikte yaşamlarına son vermişlerdir.
10 /