confessions

veritas

Uldız - Toktamış yazar

  1. toplam giri 191
  2. takipçi 3
  3. puan 4420

agnucaston

veritas
pms dönemlerinde sıklıkla başvurulan ilaçların başında gelen, hayıt dediğimiz bitkiden elde edilen ilaçtır.

genellikle 3 aylık bir tedavi süresince tedarik edilir. tedavinin sağlıklı bir şekilde devamı için adet dönemleri dahil kesintisiz bir şekilde alınması gereklidir.

belirtilerin ya da şikayetlerin azalması ya da bitmesi durumunda hemen bırakılmamalı, öncesinde tekrar hekime başvurmalı ve ardından uygun görülürse kesilmelidir.

tabi her ilaç gibi bunun da birtakım yan etkileri mevcuttur.

hafif diye tabir ettiğimiz baş ağrısı, mide ağrısı ve bulantı gibi etkiler baş gösterebilir. fakat alerji yapması muhtemel olduğu için deride döküntü ve ürtiker durumunda acilen hekime başvurulmalıdır.

mirabel kardeşler

veritas
20. yüzyılın yarısında dominik cumhuriyetinde hüküm süren adaletsiz ve vahşi diktatörlük hükümetine karşı direnen clandestine hareketini kuran ve direniş gerçekleştirdikleri için 25 kasım 1960 tarihinde, diktatörlük askerleri tarafından tecavüz edilerek öldürülen kızkardeşlerdir.

kardeşlerin isimleri;

patria mercedes mirabal reyes

minerva argentina mirabal reyes

maria terasa mirabal reyes

amaçları yerli halka zulmeden, adaletsiz davranan ve sivilleri öldüren bir diktatörlüğe karşı halkın çıkarlarını korumak olan bu kadınların canice öldürülmesi gerçekten haksızlığa karşı direnenler için örnek teşkil etmelidir.

ölümlerinden bir süre sonra, başlattıkları direniş sayesinde ülkeleri diktatörlükten kurtulmuştur lakin 3 ölümsüz kahraman o günleri görememiştir.


birleşmiş milletler genel kurulunda alınan kararla 1999 yılında mirabal kardeşler'in ölüm yıldönümü olan 25 kasım gününü kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günü olarak ilan edilmiştir.

abreaksiyon

veritas
kişinin ruhsal yapısını yeniden gözden geçirirken gelişen duyguların boşalmasıdır.

daha önceleri acı verdiği için bilinçaltına itilip bastırılan duygu ve deneyimlerin bilinç düzeyine çıkmasıdır.

freud'cu psikanaliz yöntemi uygulayanlar için çok önemli bir andır. daha önce yok sayılmış olaylar ve duyguların birden ortaya çıkması, kişinin ruhsal yapısına temizleyici ve özgürleştirici bir etki yapar.

yok sayılan deneyimlerin var olduğunun sonunda kabul edilmesiyle kişi rahatlar; bilinçaltına itilmiş geçmiş olguların yol açtığı ruhsal bozukluklara ait belirtiler yok olur.

sergei eisenstein

veritas
(ukde: sahzaman)

zamanında fizik ve mühendislik ile ilgilenmiş ardından sinema sektörüne girerek efsane bir sinema kuramcısı olmuş, 1920'lerin en önemli yönetmenlerinden biri olan sovyet yönetmendir.

sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olarak gösterilen bronenosets potyomkin ile büyük üne kavuşmuştur.

her zaman kurguyu ilk sıraya alan bir yönetmendi, kurguyu bulduktan sonra bunu sürekli dillendirmiştir. sinema tarihinin en dahi yönetmenlerinden biri olarak gösterilmiştir.

zeki olduğunu kabul eden biridir, diğer insanların göremediği, etrafındaki ışığı görme yetisine sahip olduğunu pek çok röportajında söylemiştir. şu sözleri ile örnekleyebiliriz:


“bir şey okuduğum ya da düşündüğüm zamanlarda zihnimde, diğer insanlardan farklı olarak bazı canlı resimler belirmektedir. bunlar genel olarak görsel görüntülerin geniş bir bileşimi olarak karşımıza çıkar. keskin görsel bir bellek ve uzun, şiddetli bir gündüz rüyası pratiği, sizi düşüncelerinizi ve belleğinizi resimsel görüntüler içinde izlemeye zorlayacaktır. şimdi bile, yazı yazarken, bundan farklı bir şey yapmıyorum. görüşlerimin önünde görsel görüntü ve olayların aralıksız geçişi canlanıyor. ilk ve önde gelen bu izlenimler aracı, çektirici bir yoğunluk ile yeniden üretilirler. yeniden üretim gibi bir konu ve nesne hakkında yazarken bunları düşünüyorum. şimdi yaklaşık üç yüz tane insan birimi bana bu şekilde yardım etmektedir. yeniden üretim konusunda çok ender olarak duygularımla yetinirim. benim mizansenlerim ya da çerçeve kompozisyonumun ayırt edici görsel yoğunluğunun büyük ölçüde bu pratiğe bağlı olduğuna kuşku yoktur.”

bilge karasu

veritas
postmodern edebiyatın ülkemizdeki en önemli temsilcilerinden biri olan, 1930'da istanbul'da dünyaya gelmiş ve 1995'de ankara'da hayatını kaybetmiş olan büyük yazar.

yazmak nedir yazmak diye kendimize sorarız ve kendimizi o kadar zor ifade ederiz ki her şey birbirine dolaşır. kelimeleri kullanma gücünü kaybederiz. işte bu olay bilge karasu'da yoktur, türkçe'yi kullanma gücü, yeteneğinden gelir; kusursuzdur.

istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi felsefe bölümünden mezun olmuştur. zaten romanlarında, denemelerinde ve öykülerinde bu hissedilir. oluşturulduğu karakterler hep bir varoluş mücadelesi verir. benliğini bulmaya çalışmak için uğraşır.

anlattıkları her zaman kapalıdır. kapalı cümlelerle insanların zihinlere inip ışığı yakmaya çalışır.

okurken gerçekten haz almak istiyorsanız , başucunuza almanız gereken bir insan ve yazardır.

sait faik en iyi öykü armağanı kazandığı uzun sürmüş günün bir akşamını okurken bunu doya doya hissedeceksiniz .


ne kitapsız ne kedisiz'de zirvelere ulaştığını da belirtmek gerekir. özellikle hayvanların öldürülmesi ile ilgili bir yazısı vardır ki; muazzamdır.



öyküleri:

troya'da ölüm vardı
uzun sürmüş bir günün akşamı
göçmüş kediler bahçesi
kısmet büfesi
lağımlaranası ya da beyoğlu
susanlar

romanları:

gece
kılavuz

denemeleri;

ne kitapsız ne kedisiz
narla incire gazel
altı ay bir güz

"kitaplardan ve ayraçlardan ve bardak altlarından ve kedilerden ve gündüzlerden ve gecelerden ve yerlerden ve göklerden başka kimimiz kaldı?" ( ne kitapsız ne kedisiz'den)

potemkin zırhlısı ayaklanması

veritas
sahzaman ukde'si

potemkin zırhlısı adlı efsane filmde'de tüm çıplaklığıyla izlediğimiz, çarlık rusyasının son zamanlarında gerçekleşmiş ayaklamadır. ayaklanma; ağır şartlar altında çalışan neferlerin isyanıdır; küllenmiş, alevlenmiş daha sonra tüm rusya'yı sarmış ve ekim devrimini yıllar önceden etkilemiştir.

buraya ayrıntılı şeyler yazmak yerine potemkin zırhlısı adlı filmi yazarak; detayını irdeleyeceğim.

without feathers

veritas
ülkemizde tüysüz adıyla piyasaya çıkan, woody allen'ın güzellemeleri diyebileceğim, mizahi yönünün ne kadar kuvvetli olduğunu gösteren, denemeleriyle ufkumuzu açan kitabıdır.

günlük yaşantımızı etkileyen olaylardan aşka, aşktan felsefeye oradan daha geniş yelpazelere uzanan bir zincir gibidir. asla okuduğum için pişman oldum demezsiniz; ben de öyle oldu.

ilk okuduğum zaman; bir şey anlayamamış edasıyla yaklaşırken, tekrar okurken gerçekten kafamdaki tüm soru işaretleri cevaplandı.

defalarca, hiç sıkılmadan okunabilmesi kitaba ayrı bir tat katıyor.


"sevmek mi yoksa sevilmek mi daha iyidir? eğer kolesterolünüz altı yüzün üzerindeyse hiçbiri."
woody allen.

akrebin yolculuğu

veritas
1997 yapımı üstüne uzun uzun konuşulacak bir ömer kavur filmidir.

filmde tuncel kurtiz, aytaç arman ve mehmet aslantuğ gibi yetenekli isimler yer almıştır.

ömer kavur sinemamızın her zaman gizli yüzlerinden biri olmuştur. filmlerinde sürrealizm köküne kadar hissedilir. akrebin yolculuğu da bunun en güzel örneklerinden biridir.

bir tamirci olan mehmet aslatuğ'un arayışını çok güzel bir şekilde işleyen filmde aslantuğ'a şahika tekand eşlik etmiştir. karşılaşmaları tamirat için geldiği göynük saat kulesinde başlamıştır. ardından aralarında başlayan yakınlaşmayla birlikte, kuleye yakın bir göl kenarında bulunan cesetle işler tamamen sarpa saracaktır.

filmin senaryo kısmı ömer kavur ve çoğu filminde birlikte çalıştığı yakın arkadaşı usta isim macit koper tarafından yazılmıştır.

ömer kavur'a göre bu film bir antoloji gibidir.

ve çoğu filminde kullandığı imge olan zaman bu filmde de en tepededir. kahramanımız olan tamirci kerem'in zaman olgusundan hareketle arayışı muazzamdır.

pier paolo pasolini

veritas
1922-1975 tarihleri arasında yaşamış italyan edebiyatının büyük şairlerinden ve neo-realist italyan sinemasının en güzel örneklerini vermiş olan yönetmendir.

pasolini aykırı tarzı ile pekçok kişinin tepkisini almış, iftirasına maruz kalmış, hayatı boyunca yoluna çıkan engellerle mücadele etmiş , bu engelleri şiir yazarak ve sinemanın güzelliklerini keşfederek mücadele etmiştir.

kendi söylemiyle oscar wilde ve arthur rimbaud'un şiirinden oldukça etkilendiğini söylemiştir. ama şiirlerinde charles baudelaire'nin izleri vardır.

sinemasında ise bariz vittorio de sica'nın izleri mevcuttur.

şiirlerinde, köşe yazılarında toplum için endişe ettiği konuları yazmaya düstur edinmiş, pekçok kez sivri dilli yazıları sonucu pedofili olduğu iddia edilmiş , eşcinsel olduğu için zehirli bir birey olduğu söylenmiş hakkında defalarca karalama kampanyası başlatılmıştır.

nitekim 2 kasım 1975 sabahı roma'da bir suikaste giderek hayatını kaybetmiştir. bu bile onu öldürülenlerin onun hakkında çirkin sözlerle konuşmalarını durdurmamıştır. pasolini 17 yaşındaki bir erkek çocuğa gece ilişkiye girmek istiyorum demiş ve bu çocuk tarafından öldürülmüştür.

ve passolini kendisine dil uzatan bu güruhtan daha vatansever bir insandır. cinayetin faili olarak yakalanan pino pelosi , ppp'nin kendisine cinsel istismarda bulunmak istediğini ve bu yüzden öldürdüğünü söyleyip cinayetin üzeri örtülmüştür . marksist düşüncelerini her zaman dile getiren, hiç kimseden çekinmeyen bir insan olduğu için bir siyasi cinayete maruz kalmıştır.

verdiği eser sayısı çok değildir fakat filmlerinde verdiği tat; mükemmel bir yönetmen olduğu gerçeğini ortaya çıkartmıştır.

filmlerine gelecek olursak; teorema kendisinin en önemli eseridir, kendi yazdığı romandan , senaryoya uyarlamış ve olağanüstü kurgusu ile harika bir işe imza atmıştır. euripides'ın trajedisi medea ve marquis de sade'in ünlü eseri sodom'un 120 günü gibi değerli eserleri harika bir şekilde sinemaya uyarlamıştır.

la strada

veritas
1954 yapımı, usta yönetmen federico fellini'nin en önemli eserlerinden biri olarak gösterilen, yüzyılın en iyi yol filmlerinden biridir.

film; neorealist italyan sinemasının en güzel örneklerinden biri olarak kabul görmektedir.

zampano ve gelsomina arasındaki kırık, acımasız ve pişmanlık dolu hikâyenin anlatıldığı sürükleyici bir eserdir.

film ödüllere doymayan bir filmdir ayrıca. en iyi yabancı film oscarı ödülüne sahiptir.

anthony quinn'in her rolün adamı olduğu gerçeği bu filmide çok güzel bir şekilde izlenebilir kılmıştır.

i cento passi

veritas
2000 yapımı, italyan sinemasının son yıllardaki en başarılı fimlerinden biri olarak gösterilen bir marco tullio giordana filmidir.

filmde; luigi lo cascio , luigi maria burruano ve lucia sardo gibi isimler yer almaktadır.


film bir başkaldırış öyküsüdür. 1970'li yıllarda italya'da yaşamış peppino impastato'nun haksızlıklara karşı direnişi anlatılmıştır. kendisi mafya kökenli bir aileden gelmesine rağmen mafyaya karşı savaş vermiş ve bu amaç uğruna hayatını kaybetmiştir. olaylar kendisinin komünist partiye üye olup, belediye başkanlığına aday olması ile cereyan eder. belediye başkanı olmasından korkan mafya babası dayısı tarafından öldürülmesinin çok güzel bir şekilde anlatıldığı bir yapım olmuş.

filmin adı; gazeteci ve mafya babasının evinin mesafesinin 100 adımlık mesafede olmasından gelir.

kon-tiki

veritas
norveç'li arkeolog thor heyerdahl'ın polinezya tarihini araştırırken yaşadığı maceraları kaleme aldığı kitabı ve kitaptan sinemaya uyarlanan film.

filmin çekildiği şartlara bakılınca büyük iş çıkarıldığını söylemek gerekiyor.

thor heyerdahl polinezya'ya yerleşen insanların asya'dan geldiğine inanmıyor ve bu insanların güney amerika'dan geldiğini düşünüyordu.

bu tezini doğrulamak için kon-tiki adını verdiği sal ve arkeolog çalışma arkadaşlarıyla pasifiği 101 günde geçip orada araştırmalar yapıp tezinin doğruluğunu savunmuştur.

kitabı okurken arkeoloji bilimini sanki daha önce araştırmışsınız da; kitap da meyvesi olmuş gibi bir his veriyor.

kitabı da filmi de çok sevdim, fakat sevgili profesörün tezinin aksi yıllar süren dna çalışmaları ile kanıtlanmış durumda.

bilindiği gibi polinezya'ya ilk insan topluluğu asya'dan göç etmiş.

salmonella

veritas
insanlardan kuşlara uzanan geniş bir konakçı yelpazesi olan; mikroskobik olarak diğer enterik bakterilerden farksız gram negatif hareketli çomaklardır .

salmonella gallinarum ve salmonella pullorum hareketsizdir.

salmonellalar fakultatif anaerob bakterilerdir . üremeleri oldukça kolaydır.

salmonella 1800'den fazla serotipe ayrılır; salmonella typhi, salmonella enterititis, salmonella schottmülleri ve salmonella choleraesuis insanda en sık hastalık sebebi olan serotiplerdir.

en sık rastlanan salmonella enfeksiyonu gastroenterit'tir; yani besin zehirlenmesi.

kuduz

veritas
rabies virus'un enfekte olduğu hayvanın ısırması ile insana bulaşan, merkezi sinir sistemini etkileyen , geç kalınırsa ölüm ile sonuçlanan bir hastalıktır.

hastalığa tıp dilinde rabies denmektedir. latince'den gelen bu sıfat, saldırgan manasındadır.

az da olsa yaranın salya ile inhalasyonu kuduz sebebidir. bu yüzden hayvanlarımıza her zaman aşı yaptırmak zorundayız.


virüs'ün inkübasyonu ısırık yerine göre değişir. ısırık yeri, ısırık şiddeti ve buna bağlı olarak virüs'ün bulaşma miktarı inkübasyon süresini etkiler.

ısırık yeri merkezi sinir sistemine ne kadar uzaksa inkübasyon süresi artar.


hastalık akut, fulminan ve fatal ensefalit şeklinde seyreder. yara yerinde kaşıntı, ağrı ve batma hissedilir. hasta agresif ve huzursuz bir yapıya bürünmüş olur. solunum ve yutak kaslarında spazm ve hidrofobi görülür. bunu ölüm ve konvülsiyon takip eder. ölüm nedeni solunum kaslarındaki paralizidir.

deriden giren virüs kas dokusunda lokalize olur. sinir kas bağlantı noktalarındaki asetilkolin reseptörlerine tutunur. periferik sinirler yoluyla santral sinir sistemine ulaşarak fatal ensefalit yapar. virüs merkezi sinir sisteminden periferik sinirlerle salgı bezlerine ve dokulara yayılır. nöronlarda saptanan negri cisimcikleri patognomiktir. bu cisimcikler hipokampusta ammon boynuzu hücrelerinde sık bulunur.


tanıda en sık kullanılan yöntemler; enfekte biyopsi dokusunda veya vücut sıvılarında viral antijen veya negri araştırılmasıdır. alınan dokular seller's yöntemiyle boyanır.

tedavide yara yeri temizliği, immünglobulin ve aşı kullanılır.

eğer kuduz şüphesi olan bir hayvan tarafından ısırılan biri olursa ilk yapılması gerekenler; yara yerini antiseptik solüsyonlar ( varsa tabi), sabun ve su ile yıkamaktır.

fikret kuşkan

veritas
kişisel olarak son 20 yılda izlediğim en iyi türk aktördür.

1965 istanbul doğumludur. sancılı bir çocukluk çağından sonra lise yıllarında tiyatro ile ilgilenmeye başlamıştır ve almanca adı johann wolfgang goethe-universität frankfurt am main olan goethe üniversitesinden mezun olmuştur.

90'ların başında, gizli yüz ile sinema dünyasına , çok sevdiği fotoğrafçılık ile uğraşan bir rolle harika giriş yapmıştır. orhan pamuk imzası taşıyan roman'ın ömer kavur tarafından uyarlaması başarılı olmuş ve fikret kuşkan'da yeteneğini ispatlamıştır.

bunun dışında mustafa hakkında herşey'deki performansı ile zirve yapmış ardından babam ve oğlum ile yükseklere çıkmıştır.

kızlarım için adlı bir dizide izlemiştim. yine efsane bir performans sergilemişti. sonrasında bold pilot isimli sinema filminde gözükmüştü; hem de ne gözükmek.

ses tonu da ayrıca etkiliyor insanı..

gel dinle ve izle beni dercesine..

la notte

veritas
michelangelo antonioni'nin bana göre en iyi filmi olmakla birlikte, kendini en iyi anlattığı filmidir. 1961 yapımıdır.

o dönem; fransız sinemasının en revaçta olan aktrislerinden olan jeanne moreau bu filmdeki performansıyla dikkatleri üzerine çekmiştir.

film berlin'de altın ayı kazanarak başarısını kanıtlamıştır.

antonioni'nin iletişimsizlik üçlemesinin ikinci filmidir.

ilk film olan l'avventura'yı izlemeden sakın ola la notte'yi izlemeyin; kendinizi karmakarışık bir hikayenin ortasında buluverirsiniz.

bu filmde çiftin milano'da yaşadığı 24 saat gözlemlenir. bu gözlem düş kırıklıklarını, ilişkilerin karmaşıklığını, duygusuzlukların nedenlerini büyük bir titizlikle inceler.

"iletişimsizliğin sorunları evlilikle mi ilgilidir, yoksa çiftlerin kendi bilinçaltında yaşadıkları sorunlardan mı kaynaklanır? " usta yönetmen bu soruya harika bir şekilde cevap vererek, iletimsizliğin nedenlerini sıralamıştır.

çiftimiz: giovanni ve lidia .

önce hasta olan arkadaşlarını ziyaret için giderler, farklı bir amaçları yoktur. ardından şehri gezerken; her yerde geçmişten izler bulurlar. fakat zaman geçmiştir, ilişki onlar için nereye sürüklenmektedir bunu hep düşünürler.

yönetmenin büyük bir ustalıkla kurguladığı eser bana göre , dönemin en dikkat çekici eserlerinden biri olmuştur.

bernardo bertolucci

veritas
italyan sinemasının mihenk taşlarından biri olarak kabul edilen , 1941 parma doğumlu italyan yönetmendir.

babası nüfuzlu bir insan olduğu için, eğitim alması ve sinemaya yönelmesi kendisi için zor olmamıştır.üstelik en yakınında ilham kaynağı olabilecek bir insan var iken.. bertolucci daha genç yaşlarda sinema hakkında araştırmalar yapıp, 20'li yaşlarda sinemaya atılmıştır. aslında kendisini bu yönden ben françois truffaut'a benzetiyorum fakat kendisi daha çok godard'dan etkilenmiştir. evet yardımcı yönetmen olarak sinemaya adım atıyor genç bertolucci'miz. ardından kendi filmlerini çekmeye başlıyor.

edebiyata ve şiire olan merakı sinemasına, yansıttığı düşüncelere de yansımıştır. filmlerinde ödün vermediği şiirsellik ilkesi; politik eserlerinde bile derin izler bırakmıştır.

marlon brando'nun yıldızlaştığı ultimo tango a parigi ile büyük sükse yaparak ününe ün katmış, rüşdünü ispatlamıştır. fakat ben bu filmin en iyi filmi olduğu kanısında değilim. film iyidir, çok çok iyidir fakat üç film vardır ki italyan ve dünya sinemasında derin izler bırakmıştır. bunlar; il conformista, strategia del ragne ve imza eseri olduğunu düşündüğüm novocento.

filmlerindeki imgeleri birbirine harika bir şekilde bağlayarak kusursuz bir akıcılık sağlamıştır. politizm, cinsellik ve şiirselliği fevkalade bir şekilde birleştirerek kendine has bir tarz oluşturmuştur. gözünü budaktan sakınmayan karakteri sinemada ödüllendirildiği kadar kendisini cezalandırmıştır da. çoğu filmi italya'da yasaklanmış, avrupa'da yakaladığı başarı ile adını duyurmuştur.

yine cinsel öğeleri fazla kullandığı the dreamers ile eva green'i sinema dünyasına hediye etmiş, son filmi me and you ile kariyerine devam etmiştir.

the dreamers

veritas
Gilbert adair'ın romanından sinemaya uyarlanan; Bernardo bertolucci'nin yönetmenlik başarılarından biri olan 2003 yapımı harika film.

Bernardo bertolucci'nin sinemasındaki Fransız tutkusunu delicesine yansıttığı filmdir. 68 Mayıs olayları sırasında Fransız toplumundaki sorunları ve 3 kişi üzerinden toplmun sancılarını harika bir şekilde anlatmıştır.

Filmin en önemli detayı Eva green'in güzelliğidir. Bu filmden sonra aktris büyük bir üne kavuşmuştur.

Film tartışması güç konuları tartışmasıyla gündeme oturmuş, tutku dolu sahnelerle öne çıkmıştır. Michael pitt'in filme kattığı güzellik filmin en önemli detayları arasındadır.

Tabi filmin barındırdığı metaforlarla birlikte, 68 öğrenci olaylarından etkilenen bir toplum yabancı bir öğrencinin gözünden anlatılmış; 3 genç insanla da erişilmez duyguların, toplumsal buhranların, normların yıkılabileceğini göstermiştir.

Kesinlikle izlenmesini tavsiye ediyorum.

glenn close

veritas
1947 doğumlu, defalarca en iyi yardımcı kadın oyuncu oscarına aday gösterilip alamamış, yıllar geçtikçe yüzündeki saf güzelliği kaybetmeyen amerikan sinema ve tiyatro sanatçısıdır.

üniversite'de antropoloji okumuş, daha sonra aldığı tiyatro eğitimiyle sahneye adım atmaya başlamıştır.

bana göre ütopik bir eser olan george hill filmi the world according to garp ile sinemaya adım atmıştır.

fatal attraction ve steven spielberg filmi olan hook filmlerinde oldukça etkileyici performanslar sergilemiştir.

kendisi ile tanışmamı sağlayan damages dizisindeki patty hewes ve kusursuz bir makyaj ile erkek rolüne büründüğü albert nobbs filmindeki albert nobbs tiplemesi kusursuzdur.

albert nobbs

veritas
irlanda'daki sınıf ayrımcığını çok güzel anlatan filmdir.

dönemin belli başlı sıkıntıları olan özgürlük, çalışma sıkıntısı ve çalışanları köleleştirme konuları çok güzel işlenmiştir.

filmin yönetmeni rodrigo garcia'dır . filmde glenn close, mia wasikowska, aaron johnson, brendan gleeson gibi oyuncular yer almaktadır.

hayatını hizmetçi olarak sürdürmeye çalışan bir kadının makyaj ile erkek kılığına bürünüop, dublin'deki en ünlü otellerden birinde yaşamını kazanması ve bir gün tanıştığı bir ressama aşık olup içinde oluşan durum anlatılmaktadır.

erkek rolüne bürünüp bu denli başarılı olmak da takdir edilesidir. glenn close bu filmde rolünün hakkını fazlasıyla vermiştir.

cavit ikbal

veritas
2000 senesinde pakistan'da resmi kaynaklara göre 100 çocuğu asit dolu bidonlarda öldürerek, kendine göre intikam almış olan canidir.

işin ilginci; yakalanma süreci.

polislerin lahor'da kendisini çok sıkıştırmasından dolayı gidip bir yerel gazetenin ofisinde röportaj verip, ardından teslim oluyor. teslim olurken de şunları söylüyor:

''polise teslim olsaydım çocukları neden öldürdüğümü izah edemeyecektim'' diyen katil yazdığı bir mektupta, altı ay içinde 100 çocuğu öldürüp, onları asit bidonlarında erittiğini itiraf etti. katil mektubunda ''pişman değilim. 100 çocuğu uğradığım haksızlıkların intikamını almak için öldürdüm''

edinilen bilgilere göre biraz pedofili biraz da sokak çocuklarından bir defasında uğradığı saldırının intikamını almak için bu cinayetleri işlemiş.

bu cinayetleri işlerken yanında sacit diye bir arkadaşının olduğu da söyleniyor.

ki ikisi kaldıkları hücrede birlikte yaşamlarına son vermişlerdir.

6-7 eylül olayları

veritas
56 yıl önce istanbul'da yaşayan gayrimüslimlerin özellikle de rum kökenli vatandaşların bir yalan haberle hedef haline getirildiği olaylardır.

selanik'te atatürk'ün evine yunanlılar tarafından bomba atıldığı haberinin yayılması üzerine, 6 eylül 1955'te ellerinde kazma, balta ve sopalarla sokaklara dökülen binlerce kişi gayrimüslimlere ait ev ve işyerlerini yakıp yıkmasından ibaret olan olaylar daha sonra yalan haberle çıktığı ispat edilince hic kimse suçunu kabul etmemiştir. olayda geçen ev yakma işini de bir türk vatandaşı yakmıştır. böylelikle nasıl bir kandırmaca olduğunu görebiliyoruz.

anafilaksi

veritas
alerjik şok diye de bilinen oldukça tehlikeli bir alerjik reaksiyon.

üç tiptir.

immünolojik, immünolojik olmayan ve idiopatik diye sınıflandırılır.

bunların başlıcala nedenleri dışardan alınan protein, aminoasit gibi maddeler.

sonra alınan besinler; süt, yumurta ve tahıl ürünleri. bunlara alerjisi olan kişilerde bu durum oldukça ölümcüldür.

ve hayvan ısırması; arı ve örümcek gibi hayvanlar tarafından ısırılmak bu duruma sebeptir.

bunun ilk örneği olarak mısır firavunu menes gösterilir. tabi bu tabletlerden okunan bilgilere dayanarak söylenmiştir. arı sokmasına bağlı anaflaksi sebebiyle hayatını kaybetmiştir.

bu durumun belirtileri:
-ilk olarak vücutta daha çok yüz kısmında alerjik göstergeler olur. ardından ateş, dispne gibi durumlar görülebilir.
buna ek olarak taşikardi görülür.

anaflaksi için yapılacak en önemli şey vakaya adrenalin ile müdahale etmektir. kas içine 1 mg kâfidir.

epinefrin hareket edince durum düzelmeye başlar ve ardından tedaviye devam edilir.

6. hastalık

veritas
etkeni olan herpes virus tip6'dan dolayı böyle adlandırılan, bebeklerde ve çocuklarda görülen virütik bir hastalıktır.

bir kişiden başka bir kişiye bulaşma riski olduğu için oldukça dikkat edilmesi gereken durumdur.

hastalığının en önemli belirtisi yüksek ateştir. 38 dereceye çıkan ateş yavaş yavaş yükselerek 40 derecede sabit kalır ve çocukta iştah kaybı, halsizlik ve titreme gibi durumlara da yol açar.

hastalığın tedavisi ateşi düşürmek amacıyla yapılır, herhangi bir aşısı ve tedavisi yoktur. antibiyotik kullanımı önerilmez. zaten hastalığı geçiren ve atlatan bir çocuk bağışıklık kazanır ve bir daha bu hastalığa yakalanmaz.

kış mevsiminde daha çok baş göstermekle birlikte , anne ve babaların yüksek ateşte dikkat etmesi gereken bir durumdur. çok sık olmamakla birlikte bu hastalık havale de yapabilmektedir.

erythema infectiosum

veritas
çocukluk çağının olmazsa olmaz durumlarından biri olan , döküntülü bir hastalıktır.

5. hastalık diye de anılır.

4-15 yaş arasındaki çocuklarda daha sık görülür.

çocuklarda yanaklar o kadar kızarır ki tokatlanmış yanak diye de anılır.

sık rastlanmasa da erişkinlerde görülme durumu da vardır. çoğunlukla artralji ile karakterize olur. daha sonra bunu artrit seyreder.

ayşe celile hanım

veritas
tam adı ayşe celile hikmet uğuraldım olan osmanlı döneminin ilk kadın ressamı olarak gösterilen ressam.

1880 ve 1956 yılları arasında yaşamış , hikmet bey ile evliliğinden büyük şair nazım hikmet dünyaya gelmiştir.

1916'da nazım hikmet'in babası hikmet bey'den boşanırken arkasında büyük bir trajedi bırakır. o zamanlar nazım hikmet'in okuldaki ogretmeni olan yahya kemal beyatlı ile olan aşkını.

bu aşk sebebiyle nazım hikmet yahya kemal'i asla affetmez ve ömrünün sonuna kadar bu küslük devam eder.

resimlerinde genellikle kadınların özgürlük tutkusunu, nü tablolarla anlatmaya çalışmıştır.

badfinger

veritas
nedense her dinlediğim zaman acaba kalan üyelerinden biri intihar etmişmidir diye düşündürten; neredeyse en önemli üyeleri intihar etmiş olan, pete ham gibi efsanevi bir sesi içinde barındırmış, 70'lerin bir dönemine damgasını vurmuş olan ingiliz müzik grubudur.

defalarca dağılmış ve tekrar tekrar kurulmuştur.

grup pete ham, mike gibbins ,tom evans ve joey molland tarafından 1961'de gallerde kurulmuştur. ilk kurulduğunda grubun adı the ıveys idi. daha sonra 1969 senesinde isim değiştirerek badfinger ismini aldı.

70'lerde beatles ile çalışıp, onlara ait şarkıları da söylediler. zaten ünlerini de beatles üyelerinin kurduğu apple records'dan albüm çıkararak gerçekleştirmişlerdir.

daha sonra plak şirketi ve sponsor değiştirmişler ve grubun çöküş süreci başlamıştır. bu süreçte; vokal pete ham intihar ederek yaşamına son vermiştir. bu intihar tüm grup üyelerini sarsmış ve grup dağılmıştır. geçen üç yıldan sonra grubun diğer vokaliste joey molland grubu tekrar aktif etmiş ve günümüze kadar dönem dönem çalışmalarına devam etmişlerdir.

grubun diğer kurucularından tom evans'da 1983'de intihar etmiştir.

uçurtmanın kuyruğu

veritas
izlediğim en etkileyici oyunlardan biri olan,büyük usta savaş dinçel'in yazdığı iki perdelik tiyatro oyunudur.

oyunda baba zoru ile büyümüş olan bir adamın, onun ölümünden sonra yaşadıklarından ötürü intihar etmeye karar verip, ardından çocukluğu ve gençliğiyle yüzleşmesini, yeni bir yaşam için yeni bir kişiye bürünmesini ve o kişi ile nasıl zıt bir kişi olduğunu anlatmaktadır.

hans asperger

veritas
asperger sendromu diye adlandırılan durumun asıl kaynağı olan avusturyalı pediatrist,psikiyatrist ve tıp profesörüdür.

bir ömrü evet koca bir ömrü otizm ile mücadele etmek için harcamıştır.

eğitimini viyana'da aldıktan sonra çocuk psikolojisi ile ilgilenmeye başlamış daha sonra başka bir avusturyalı doktor leo kanner ile tanışmış ve onun tezat düşüncelerinin tamamen otizmli bireyleri bir fazlalık olan düşüncelerinin yanlış olduğunu aktarmak için çalışmalara başlamıştır.

daha sonra özel bir hastane kurmuş fakat bu hastane alman işgalinde olan avusturya'da kurulduğundan, şanssız bir şekilde harabeye dönmüştür.

hans asperger konunun temeli olan iletişimsizliği tam bir veba olarak nitelemiş; otizm'de iletişimin değerinin anlaşılması için çalışmalar yapmıştır.

demolition

veritas
sanırım gerçekten bir dilek hakkım olsaydı jake gyllenhaal ile bir akşam yemeği yedikten sonra filmleri hakkında konuşmak benim için ilk seçenek olurdu.

jean pierre leaud ile birlikte gözümün gördüğü en iyi aktör, çok seviyorum.

bu filmde ;

donnie darko'dan sonra bana göre jake gyllenhaal'ın en iyi performans sergilediği 2016 yapımı jean-marc vallee'ün harika bir filmidir.

davis mitchell çok sevdiği karısını talihsiz bir kaza sonucu kaybeder. ardından son parasını bir yiyecek makinasına atar ve bir şey alamaz. ondan sonra mitchell'da film kopar, makinanın sahibi firmaya ardı sıra mektuplar yazar, ondan sonra davis'in hikayesi başlar.

davis davis davis; çekingen , hayattan umudunu kesmiş, kendini birey olmaktan soyutlamış ve başına gelen her şeyi kabul eden bir adamdır. jake gyllenhaal'ın bu karakteri oynamadığı; yaşadığı gerçeği senaryonun, kurgunun ve filmin bütününe ayrı bir güzellik katıyor.

gyllenhaal'a filmde naomi watts eşlik etmiştir.

ölmüş bir kadının evrak-ı metrukesi

veritas
cumhuriyet döneminin en üretken yazarlarından olan güzide sabri aygün'ün kaleminden çıkmış acı bir aşk romanıdır.

aşık olduğu adamın evli olmasını öğrenen kadının başka bir adamla evlenmesi ve ardından geçmişine ve geleceğine yazdığı kahırlı mektupların anlatıldığı roman olmuştur.

kitap tamamiyle bir hatıra defteri niteliğindedir. kalbindeki büyük aşkla sonsuza giden fikret hanım'ın acı dolu hatıralarıyla.

kitap metin erksan tarafından 1956 senesinde başarılı bir şekilde sinemaya uyarlanmıştır. ilk uyarlama gerçekten olağanüstü olmuş ve müthiş bir seyir zevki vermiştir.

ikinci uyarlama memduh ün tarafından yapılmış, hülya koçyiğit ve ediz hun'un kaliteli performanslarıyla kendini izlettirmiştir.

rüştü onur

veritas
zonguldak'lı olan, garip akımının önemli temsilcilerinden biri olarak gösterilen, "ben ölecek adam değilim" diyerek ölüm kokan şiirler yazan, genç yaşta yitirdiğimiz şair.

rüştü onur, ölüm temalı şiirlerini oktay rifat ve salah birsel'e yollayarak isyan ederdi. ah ben ölecek adam değilim diye. lakin 22 yaşında, yeni yeni açan bir çiçeğin kökünden koparılması gibi hayata veda etmiştir.

hayata veda etmesi de ; ince hastalık diye tabir ettiğimiz veremden dolayı olmuştur. 22 yıllık kısa yaşamına şiirleri sığdırmış, çoğu insanın dünyasına girmiştir.

verem tedavisi olmuş, hastalığı yenmiştir. daha sonra aşık olduğu şiirlerini ve mektuplarını yazdığı mediha hanım ile evlenmiştir. daha sonra verem tekrar etmiş bununla mücadele etmeye çalışmıştır. sevgili eşi mediha hanım'ın ölümü onu çok sarsmış ve onun ölümünden iki hafta sonra şair leyla sokağındaki evinde hayata veda etmiştir.

şair leyla sokağı demişken şairin aynı adlı şiirini de bırakalım:
payıma düşen toprak parçası
senin de payına düşer
ayrılık gayrılık yok
ölüm nefesinde nasıl olsa
amma henüz vakit erken
daha gün
karşı apartmanın balkonunda
dur bakalım hele
ben salata satayım
şair leyla sokağı'nda
sen gene koş
bez fabrikasındaki
tezgahının başına
ölüm içimde
ölüm dışımda
ölüm talihsiz aşımda
ölüm kuru başımda
teselli benim gözyaşımda


zonguldak'lı olan hemşehrisi ve yakın arkadaşı muzaffer tayyip uslu, ölümü üzerine şöyle demişti:

"rüştü ölmüş... ve ben daha şimdiden insanları yorulmadan sokakları yorulan bu küçük şehirde yalnızlığı hissetmeye başladım."

ikisi de aynı hastalıktan öldüler evet edebi kişilikleri olsun yaşantıları olsun birbirine tıpatıp benzeyen bu iki genç şair erkenden göçüp gitmişlerdir.

nasıl unuturum güzeldi yaşamak diyordu rüştü onur .

buongiorno notte

veritas
marco bellocchıo'nun aldo moro'nun yaşamını , kaçırılışını ve öldürülüşünü bir kadın terörist üzerinden anlattığı harika filmidir.

filmin başlarında çok tatlı bir kız görüyoruz, fakat tüm bunların altında moro'yu kaçırma, istediklerini elde etme ve öldürme isteği var. tabiki hepsi mensup olduğu brigate rosse için.

film terör örgütünü ve moro için hiçbir şey yapmayıp ölümünü bekleyen hükümeti sert bir şekilde eleştiriyor.

aldo moro'yu tanımak ve olayları kavramak isteyenlere tavsiye edeceğim güzel bir biyografidir. o dönemi tüm çıplaklığı ile anlatmıştır.

aldo moro

veritas
1976 ve 1978 tarihleri arasında yaşamış ve iki dönem italya hükümetinin başbakanlığını yapmış, hristiyan demokrat lider.

devletin içinden ve dışardan örgütlenmiş bazı kesimlerin kurduğu, idari gücü kendilerine almaya çalışan brigate rosse adlı örgüt tarafından kaçırılmış, istediklerini yerine getirmediği için öldürülmüştür.

moro'nun öldürülmesi; bu örgütün sonunu hazırlar nitelikte olmuştur. ardından azalarak yol olmaya başlamıştır.

ayrıca buongiorno notte adlı 2003 yapımı filmde moro'nun öldürülme süreci çok güzel bir şekilde işlenmiştir.

kakushi toride no san akunin

veritas
bir yönetmen düşünün ki; sinema tarihine adını altın harflerle kazıyan, devrin ve geleceğin yönetmenleri tarafından hayran olunan bir yönetmen; akiro kurosawa. işte bu film, o yönetmenin bana göre en iyi üç filminden biri olmakla birlikte, zamanın su gibi aktığı bir film.

senaryo, oyunculuklar ve akış kusursuzdur.

içine düştükçe arayış kaygıları, özlemler, sevinçler ve hüzünler barındıran kusursuz bir film.

misa uahera ve toşiro mifune'nin performansları olağanüstüdür.

12. gece

veritas
william shakespeare'in en iyi üç oyunu hangisidir sorusuna en başta verilecek cevaplardan biri olan, iki kardeşin trajikomik hikayesini anlatan, bazan gülmekten öldüren bazan da duygu seli yaşatan mükemmel oyundur.

oyunu istanbul şehir tiyatrolarında izleme şansı bulmuştum. orijinal hikayeye bağlı kalarak güzel bir çeviri ve yönetmenlik başarısı ile izleyiciye sunulmuştur.

hikayemiz ise ; kızkardeşlerin birbirini öldü zannetmesinden sonra başlıyor. izleyince türk filmi mı bu diye düşündürtüyor. kız kardeşin biri erkek kılığına girer, diğeri de ona aşık olur bla bla bla. güzel yönetim, iyi oyunculuk performansları, güzel bir oyun; fazla söze gerek yok .

e tabi literatüre bu nikah kıyılamaz; siz kardeşsiniz repliğini de sokmuştur. gidilmesi, izlenmesi gereken komedilerden.

kardinal

veritas
papa'dan sonra en yüksek mevkiye sahip din adamıdır. papa tarafından aday gösterilir.

katolik klisesi'nin yönetiminde papa ile birlikte çalışırlar ve onlara “kilisenin prensleri” de denir.

papa'nın ölmesi veya istifa etmesi durumunda kendi aralarında yeni papa'yı seçerler.

tarihi 1268'e uzanan bu geleneğe konklav denir. kardinallik ömür boyu sürdürülür ancak 80 yaşını dolduran kardinallerin konklav'da oy verme yetkisi yoktur. seçimde oy verme hakkı olan kardinaller “seçici kardinal” adıyla tanımlanır. seçici kardinallerin sayısı geleneksel olarak 120'dir ancak bu sayı papa'nın isteğine bağlı olarak değişebilir.

erik skjoldbjaerg

veritas
1964 doğumlu norveçli başarılı film yönetmenidir.

genellikle dram ve psikoloji ağırlıklı filmler çekmesi ile tanınır. christopher nolan'ın kendisinden etkilenip, 1997'de yazıp yönettiği insomnia adlı filmini 2002 yılında tekrar çektiğini göz ardı etmemek gerekir. çektiği filmlere göz atmak kesinlikle gerekir. fakat prozac nation ile insomnia'ya ayrı bir parantez açmak gerekir. kesinlikle birer başyapıttır her ikisi de.

filmleri;

spor (1996)
insomnia (1997)
prozac nation (2001)
en folkefiende (2005)
nokas (2010)
pioneer (2013)

bir de iki sezonluk okkupert diye politik bir diziye imzasını atmıştır.

yılmaz gruda

veritas
ilk zamanlardaki deneysel tiyatrosunda anton çehov izleri görülen usta şair, senaryo ve oyun yazarı, oyuncu ve yönetmen.

akıllara direkt ikinci eşi ayşen gruda gelmektedir.

ama sayfalara sığmayacak sanat kariyeri olan bu usta isim maalesef ki hakettiği ilgiyi göremeyen isimlerden birisidir.

son yıllarda daha çok tv dizilerinde gördüğümüz usta sanatçı edebiyat kariyerine de devam etmektedir.

sen hep bir denize karşı oturuyordun
sen yine aynı denize karşı mı oturuyorsun
ben sustuğuma karşı oturuyorum
seni bana bağırıp,benim diyorum
benim hiçbir zaman şapkam olmadı
ne beyaz, ne kara.

yılmaz gruda

david foster wallace

veritas
1962-2008 tarihleri arasında yaşamış amerikan deneme ve roman yazarıdır.

biraz ütopik bir karakteri olan bir insandır. babası felsefeci olduğu için okumaya başladığı çağlardan itibaren felsefeyle içli dışlı olur. yalın kalmak istemez, araştırır, araştırır ve öğrenmeye devam eder.

infinite jest kendisinin en bilinen eseridir. öyle bir kitaptır ki; yazarın içinde biriktirdiklerini yetenekleriyle birleştirince muazzam bir eser olmuştur.

gördüğü sıkıntıları yazmaktan çekinmemiş, içine düştüğü klinik depresyon belası yüzünden kendini asıp yaşamına son vermiştir.

ölümünden sonra yayınlanan kitabı the pale king; intihar ettikten sonra eşinin odasından topladığı notları birleştirmiş ve kitap haline getirilmesiyle oluşturulmuştur.

walt whitman

veritas
genel olarak amerikan edebiyatının en önemli şairleri arasında lanse edilen 19. yüzyıl amerikan edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan amerikalı şair.

19. yüzyılda amerika'da yayılmaya başlayan deneyselüstücülükten fazlasıyla etkilenerek şiirlerinde bunu ortaya koymuştur. şiirlerinde çektiği acıyı hafifletmek için şiir yazdığı kokusu vardır.

köleliğe karşı duruşu, eşitlik yanlısı olduğundan yaşamında değeri bilinmemiştir.

ölümünden sonra eserleri değer kazanmıştır.

napoleon

veritas
1927 yapımı, büyük deha napoleon'un hayat hikayesinin anlatıldığı bir abel gance filmidir.

napoleon hakkında yaklaşık 400 kitap okuyup, bu filmi öyle çekmeye karar vermiştir abel gance.

dönem yönetmenleri filmi uzun bir lirik şiire benzetmişlerdir. o denli güzelliğini koruyan bir yapım olmuştur.

diana krall

veritas
ingilizlerin çılgın çocuğu elvis costello ile 2003 tarihinde evlenen, grammy ödüllerine doymayan, sesiyle ve yorumuyla sihir yaparmışçasına etkileyen kanadalı caz piyanisti ve vokalistidir.

1964 doğumludur. çocukluğu ve gençliği piano ile geçmiştir. daha sonra ünlü caz hocaları tarafından yetenekleri keşfedilen sanatçı müzik hayatı başlayana kadar değerli hocalardan ders almıştır.

sanatçı 1990'dan beri albüm çalışmalarıyla ve konserleriyle müzik hayatına devam etmiştir.

nezle

veritas
en sık yakalanan hastalıklardan biri olup, soğuk mevsimlerde daha fazla olmak üzere, yılın her mevsiminde görülebilen bulaşıcı bir üst solunum yolu enfeksiyonudur.

etkeni, virüslerdir.


yağmurda ıslanma, ıslak çorap giyme,hava cereyanı ve soğukta kalma gibi, halk arasında nezlenin nedeni sayılan etkenlerin hastalığın oluşmasında rol oynamadığı bilimsel araştırmalarla saptanmıştır. ancak soğuğun, doğrudan hastalığa neden olmamakla birlikte hastalığa yakalanmayi kolaylaştırdığı bilinmektedir. sigara içenler, bu hastalığa içmeyenlere göre daha sık yakalanirlar.

hastalık, aksırık, öksürük sırasında havaya karışan tükürük damlacıkları ile bulaşır. virüsler, solunum yolu ile burun ve ağızdan vücuda girerek üst solunum yollarına yerleşirler. virüsün alınmasından sonra iki üç gün içinde hastalık başlar.

bulguları arasında; üst solunum yolu mukozasında iltihabı değişiklikler meydana gelir. burun mukozasında şişme , sekresyonda artma vardir. farenks mukozasında ödem ve kızarıklık , yutkunurken boğaz ağrısı gibi belirtileri vardır. ateş normal olabilir veya hafif yükselmiştir. vücutta genel kırıklık, halsizlik, ses kısıklığı ve kuru bir öksürük vardır.

vertigo

veritas
türkiye'de ölüm korkusu diye gösterilen bir hitchcock filmidir .

alfred hitchcock bu filmde sarışın tercihini kim novak'tan yana kullanmıştır. usta oyuncu james stewart ile iyi bir nüans yakalamışlardır.

olaylar genellikle james stewart'ın canlandırdığı john ferguson üzerinden ilerlemektedir. bir başka deyişle " scottie"


esas oğlan scottie bir olay sırasında ekip arkadaşının düşerek ölmesinden sonra yükseklik korkusuna kapılır. bundan sonra bununla mücadele etmeye çalışırken , eski okul arkadaşı olan, zengin iş adamı gavin elster'in karısı madeleine elster'in yaşadığı psikolojik bunalımlardan korkup , onun için yardım istemesiyle olaylar bambaşka boyuta sürüklenir.

devamında aşk , dram ve acılar filmi inanılmaz sürükleyici bir havaya sokmuştur.

hitchcock'ın başyapıtı olarak sayılabilecek olan film, izleyicinin zihnini her sahnesiyle kurcalamış yaşattığı sürprizlerle olmuş bu dedirten bir eser olmuştur.

a king in new york

veritas
charlie chaplin'in en çok mesaj veren filmlerinden biridir. oyuncu olarak oynadığı son filmidir. yer yer dönemin şartlarına, o dönem hakim olan bazı düşüncelere ve biraz da incile göndermelerin yer aldığı filmdir.

chaplin'in ne denli zeki bir inşan olduğunu çok başarılı bir şekilde gösteriyor. hem güldürüp hem de ağlatan cinsten. en çok anlatmak istediği şeyi; dünyadaki kaygı verici sorunun sefalet veya gelişmeyen toplumlar olmadığını söyleyip en kötüsünü, yani özgürlüğün nasıl yok edildiğini insanların nasıl kötülüğe zorlandığını anlatmaya çalışmıştır. buna rağmen bizleri güldürmüştür.

oyun atölyesi

veritas
1999 yılında usta tiyatro sanatçısı haluk bilginer ve zuhal olcay tarafından düşünülen, ardından gezici tiyatro ile sanat hayatına başlayan tiyatro sahnesidir.

sahnesinin inşasına kadar gezici tiyatro ve kiralık sahnelerde oyunlarını sergileyen sahne 2002'den bu yana kendi sahnesinde, haluk bilginer önderliğinde sanat yaşamına devam etmektedir.

sahne haluk bilginer tarafından yönetilmektedir. haluk bilginer'in yanında genç ve başarılı tiyatro sanatçısı muharrem özcan'da bulunmaktadır.

neal cassady

veritas
beat kuşağının simge ismi sorusunun en güzel cevabı olan, jack kerouac'ın kadim dostu, kitaplarının başkahramanı ve en önemli eseri olan yolda'nın da kahramanı olan , yollardan yollara savrulan serseri ruhlu şair.

hayatı bütünüyle yoksulluk içinde geçmiştir. özellikle babası ile birlikte yaşadığı dönem öyle hassar öyle zor geçmiştir ki; bazen yiyecek yemek bile bulamamıştır. alkolik ve sefalet içinde yüzen bir baba ve yaşadığı zorluklar onu derinden etkilemiştir.

günlerden bir gün babasından ayrılarak yollara düşmüş, columbia üniversitesi'nde tanıştığı jack ile ölümsüz bir dostluk kurmuştur.

jack, onda gördüğü her şeyi romanlarına taşımış ve dean moriarty ile ölümsüzleştirmiştir.

ismi 10'larca kitapta geçmiş ve yaşamı sinemaya taşınmıştır.

4 şubat 1968 günü, çok sevdiği "yolda" hayatını kaybetmiştir.