confessions

Kutay

bertuğ - Kağan

  1. toplam giri 198
  2. takipçi 93
  3. puan 22713

10 kasım

Kutay

altaysozluk.com/foto
Bazı kahramanlar için ölümden ötesi vardır. bazı ruhlar sadece o güne ait değildir ki kocaman bir ulusun kaderini değiştirirken ardında kocaman destan ve gurur bırakır. Başkomutan, ulu önder, Mustafa Kemal Atatürk'ü her gün olduğu gibi bugün de saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz. Sonsuz özlemle...

okullarda aşılanandığı iddia edilen kürt nefreti

Kutay
Aslı erdoğan denilen münasebetsizin söylemlerinde olduğunu iddia ettiği mesnetsiz ifade. Bunlara batan andımızdı kaldırdılar. türk adıydı sildiler. türkiye toplumu diye mabattan terimler uydurup, asıl özneyi silip betimlemelerin arkasına sığındılar. Hala ne istiyorlar bu devletten anlamış değilim. Anlaşamıyorsanız boşanalım...
(bkz:benim devletimse çıkın dışarı)

çukur diye lanet bir dizinin olması

Kutay
İçişleri bakanı süleyman soylunun dizilerde ti'ye alınan emniyet güçlerine ve özendirilen kötü alışkanlıklara kürsüden verdiği cevap.

Yine iddialara göre; " Eyy yamaç efendi sen mi büyüksün ben mi! " dediğide söylenen sayın bakanı verdiği tepkiden dolayı kutluyorum. Konuşmasının detaylarında:
"Çocuklarımız ve gençlerimizin yönünü hayra, doğru işlere döndürmeliyiz" diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, televizyon dizilerini eleştirdi. Soylu, "Lanet bir dizi var 'Çukur' diye. Onun kadar olamıyorsak yazıklar olsun. Bir de 'Adana Sıfır Bir' diye dizi var. İkisinin etki alanı kadar etki alanı oluşturamıyorsak yandık" ifadesini kullandı. Sokaklarda türkiye evimiz erdoğan babamız yazılarının da yine sayın bakanın talimatlarıyla yazıldığı gündemler arasında yer almaktadır.

altay sözlük'ün sahibi kim

Kutay
Sahibi yazarlardır. Altay sözlük'ün teknik kısımlarla ilgilenen kişisi benim. Fakat bu sıralar diğer sitelerimdeki yoğunluktan dolayı malesef sözlüğe çok zaman ayıramıyorum. İşlerim biter bitmez en kısa sürede tekrar altay sözlük eski haline gelecek. Sözlüğün sahibi yazarlarımızın katkılarıyla.

seri eksileyen yazar

Kutay
Bugün kontrol ettiğimde yaklaşık 20 entrymi eksilemiş yazardır. Galiba dikkat çekmeye çalışıyor. Gelen yazarlara hoşgeldin falan deyin; çocukcağız dikkat çekmek için ailesini bile işin içine katmaya razı.
2

sevene can feda sevmeyene elveda

Kutay
Güzel ülkemin bir zamanlar ağır abi sözü olup modası geçtikten sonra ağır vasıtalara sözün ve vasıtanın ağırlığından ötürü, hürmeten nakşedilmiş; kafiyeli, gururlu ve adanmaya hazır kişilerin hayata karşı yükselişlerinde kullandığı ata sözü olmaya aday söz öbeğidir.

giriş gelişme sevişme

Kutay
Popüler aşk kültürü.
(bkz:yaz aşkı)

Yaz gelince insanlarda oluşan hadi bir sevgili yapayım durumudur.

Buradan tüm yazar arkadaşlara sesleniyorum. 12 yıllık sözlük hayatımda bir tane sözlüklerden sevgilim olmadı. Bence sizin de olmasın. Neden mi?
*Sözlükler sosyal paylaşım siteleri değildir. Hoş sosyal paylaşım sitelerinden edinilen aşklar ne denli sağlıklı oluyor; o ayrıca tartışılır.
*Sözlük yazarları kuvvetle muhtemel sosyal paylaşım sitelerini aktif kullanmayan insanlardır. Buraların ayrı bir doğası var. İnsanlarının hayata bakış açıları farklıdır. ikisi bir arada çok nadir gider. "Mrb nbr ?" diye mesaj atmak sözlükten atılma sebebidir.
*İki gün takılıp ayrıldıktan sonra şöyle yandım böyle yandım sözlük diye ağlamayın. Önünüzde iki gün vardı yangını söndürmediyseniz bir bardak soğuk su iyi gelir. Burada kimse sizin cinsel kimliğinizle ve isteklerinizle ilgilenmiyor.

Son olarak iki kişi sevgili olup bir hafta sonra ayrılıp sürekli birileri gidiyor. Sayımız azalıyor. Sözlüğe olumsuz etki yapıyor. ( Sevgili olup çoğalanlar konu dışı)
Son olarak rica ediyorum. Lütfen bana özelinizle ilgili gelmeyin. Ben kimsenin pezevenkliğini ya da aşk doktoruğunu yapacağım diye bir vaatte bulunmadım. (bkz:Altay sözlük kullanıcı sözleşmesi)


girdi eksilemek

Kutay
Yakında kalkacak özellik. Son zamanlarda bir kaç yazardan sürekli şikayet alıyorum. Çocuk gibi sen beni eksiledin; ben seni eksiledim. Kolay ulaşılabilir olmak beraberinde tartışmaların içine itiyor yönetimi. Bir kaç entry eksilenmiş beni seri eksiliyorlar diye şikayete geliniyor. Bu neyin alınganlığı anlamadım. Bunlar kesin özel mesajdan karşılıklı beğeni falan da istiyorlardır.

posof

Kutay
Ardahan'ın kuzey ilçelerinden olan posof (eski adıyla poskof) ormanları ve temiz havasıyla meşhurdur. Ayrıca ardahan'ın yerlileri denen kesim posof'ta bulunmaktadır. Ardahan'ın 1/4'ünü Kürtler 2/4'ünü muhacirler (Terekeme, karapapak, gürcü) diğer 1/4'lük kısmını da ardahan'ın yerli Türkleri oluşturmaktadır. Posof'ta tabur düzeyinde askeri birliğimiz olup kuzeyde Gürcistan ile komşudur. 1. Dünya Savaş'ında Hatay, Bursa, Konya, Malatya ve Kahramanmaraş'a göç vermiştir

cloudflare

Kutay
Teknik bir aksaklık sebebiyle bir kaç saat kapalı almış ddos attack defans sistemidir. Bizim sitemiz dahil internet sitelerinin %30 Luk bir kesimine hizmet veren bu sistem ayrıca ücretsiz SSL hizmeti de sunmaktadır. Ücretsiz ve ücretli sürümleri bulup en düşük ücretli paketi 20$/ay şeklinde ücretlendirilir. Zaman zaman sitelere girerken gördüğünüz 5 sn bekleme kuralı da yine bu yazılımın şüpheli trafik akışında sistemi konsolide etmek için aldığı bir tedbirin sonucudur.

kadir mısıroğlu'nun liderlik ettiği bir grup konyalı mühendis

Kutay
Türkiye'nin en iyi bilim adamları ve ulemalarının bulunduğu, Youtube üzerinden yaptıkları projelerin sızdırılmasıyla yer yer gündeme gelen teşkilat-ı mahsusa'nın devamı olarak kendini tanımlayan arge grubu.

Ne mi yapıyorlar?

#Namaz kılan robot
Yapımı 5 yıl sürüp 100'e yakın çok gizli türk mühendisin yer aldığı projede yer alan bu robotta amaç çocuklara namaz kılmayı öğretmek diye açıklansa da başına sızan bilgilerde; asıl amacın namaz kılan bir robot ordu oluşturup olası bir savaşta sayıları yüz bini bulacak robotlarla oluşturulacak bir dua halkasıyla oluşturulan gücü uzaydan sektirip düşman unsurlarını etkisiz hale getirmek.

#olası bir kıtlığa karşı kuran dinletisiyle hızlı ve hormonsuz fasulye üretmek
İsrail ve hollanda'nın tohum piyasasını ele geçirmesinin ardından küffarın bu hamlesini boşa çıkarmaya çalışan mısırını ve ekibi kuran dinletisi yapılarak normalden 5 kat daha hızlı büyüyen fasulyeyi keşfettiler.

# uçan uçak gemisi
Küffara karşı mısırunu hoca ve müridleri tarafından üretilen son teknoloji uçak uçak gemisi.
Havada aynı anda 200 savaş uçağını üstünde barındırıp yakıt ikmali yapabilen 3 ay kesintisiz havada kalabilen bu inanılmaz son teknolojik ürün konya'da bulunan gizli uzay üstünde üretildi. Havalanmak için 2023 de lozan'ın bitmesini bekleyen bu uçan uçak gemisi reisin israil ve amerika'ya karşı en büyük kozu konumunda.

shutter island

Kutay
Filmin sonunda chuck'un teddy'i satışı beni derinden etkilemişti. Akıl oyunlarıyla dolu sağlam bir kurgusu var filmin. Ben 3 defa izledim; teddy'nin haklı olduğu biraz daha ağır basmıştı başlarda ama sonradan crowley'nin haklı olduğunu düşünmüştüm. Bu arada film 2009 yapımı. Martin Scorsese nin yönetmenliğini yaptığı filmde leonardo dicaprio başrol oyuncusu. anlamak için bir kaç kez izlenilen filmlerden birisi zindan adası.

23 haziran 2019 istanbul seçimleri

Kutay
Bir tarafta hdpyi yanına alan chp ve iyi parti diğer tarafta abdullah öcalandan medet uman akp ve mhp seçimin bir kazananı olacaktır elbette. Fakat adayımızın dahi olmadığı seçimde kazananın bir önemi olacağını düşünmüyorum. Bana kalırsa ekrem imamoğlu'na tepeden bakan'lara; seçimleri ya seve seve ya da zorla alırım diyenlere milletin bir tokatı olmuştur. Fakat bu imamoğlu'nun hdp sevgisi ve gezmiş açıklamalarını değiştirmez. Konuya geniş çaplı baktığımda içimdeki ses pazar karışacak diyor. Umarım yanılan ben olurum. Umarım tarih tekerrür etmez.

wordpress kurulum

Kutay
Çoğu hosting firmasının otomatik yükleyicisi halihazırda olmakla birlikte wordpress.org adresinde manüel yükleme rehberi ayrıntılı bir şekilde anlatılmaktadır. Kısaca anlatmak gerekirse:
Wordpress dosyası sıkıştırılmış olarak indirilir. Bir tane tüm izinler tanımlanmış veritabanı oluşturulur ve config klasöründeki database ye veritabanı bilgileri girilip gerekli yerler doldurulur. Ardından dosya ftp uygulamalari üzerinden ilgili domainin olduğu klasöre yüklenilir. www.siteadi.com/wp/wp-admin bağlantısından sisteme giriş yapılır. Kurulum tamamlandı. Artık sizinde mis gibi bir wp blogunuz var.

emniyet genel müdürü

Kutay
1. sınıf emniyet müdürlerinden atama yoluyla seçilir. hiyararşik düzende vali statüsündedir. kural olmasada oturmuş genel görüş; tsk daki kara kuvvetleri komutanının genel kurmay başkanı olduğu gibi asaiş daire başkanı emniyet genel müdürü adayıdır.

uzaylıların kel olması sorunsalı

Kutay
bilinen tüm filmler, çizgi romanlar ve yapılan betimlemelerde uzaylıların kel olduğu görülmektedir.yapılan betimlemelerde genel olarak bizde oluşturulmak istenen algının bir sebebi olduğuna inanıyorum; uzaylılar insanlardan daha zeki varlıklar ve evrimleşmişler.
evrimleşmek konusuna girdiğimizde lamarck'ın 1803 yılında kuramlarını etrafında topladığı iki yasayı incelememiz gerekir. lamarck der ki :

adepte olabilme sınırını geçmemiş her canlı sık ve sürekli kullandığı uzuv ve organlarını; büyütür, geliştirir ve güclendirir; kullanmadığı organları ise zamanla körelir ve yok olurlar.

zamanla gelişen organlar üreme yoluyla nesillere geçerek canlıları evrimleştirir.


bu teoriye göre uzaylıların kel olmasının bir açıklaması yok. çünkü saçlar iklim koşullarının insan vücuduna etkisini kırmak için vücuda faydalı ve neredeyse her gün bakımı yapılan bir parçamız ve insanoğlu saçlarından vazgeçecek gibi görünmüyor.

darwin'ne gelecek olursak:

darwin bu konuda lamarck'dan farklı düşünüyor ve ben de bu konuda darvin'e açıkyüreklilikle katılıyorum. darwin'e göre:

canlıların zamanla evrimleşmesinin sebebi vücudunda gerçekleşen madifikasyon dediğimiz gelişmeler değil. çünkü böyle olsaydı eğer kaslı bir babanın çocuğu kaslı doğardı. darwin bu konuda şöyle düşünüyor:

doğaya tam uyum sağlayanlar hayatta kalıyor ve yeni nesillere gen bankalığı yapıyorlar; diğerleri yok olup gidiyor. bu olayı doğaya uyum sürecinden farklı olarak cinsiyetlerin ilgi oluşumu da etkiliyor. örneklendirirsek: türkiye de sarışın kızlara ve erkeklere bir ilgi olduğunu varsaydığımızı düşünelim. ülke nufusun da bir iki kuşak sonra sarışın nufusta artış olması gerekli.

peki uzaylılar neden kel?

kellik modifikasyon bir değişim değildir; genelde gen aktarımı ile aktarılabilen güzel bir mirastır.
yukarıda anlattıklarımı göz önünde bulundurduğumuzda saçların insan için görsellikten ziyade sağlık açısından da gerekli olan bir parçayken geriye tek bir seçenek kalıyor; uzaylı kızlar kel erkeklerden hoşlanıyor.


2

fermi paradoksu

Kutay
Enrico fermi tarafan ortaya atıldığı iddia edilen paradoks. iddia edilen diyorum çünkü; bu konu da bir takım şaibeler var.
sözü edilen paradoks 'los alamos' da bir laboratuvarda bir sohbet esnasında fermi'nin: herkes nerede? sorusundan doğmuştur.

fermiye göre:

evrende milyarlarca yıldız sistemi, milyarlarca galaksi varken, insanoğlunun 100 yıl gibi bir sürede trenin icadından uzay gemisinin icadına ulaştığı varsayarsak; dünyadan ve bizim güneş sisteminizden milyarlarca yıl daha eski yıldız sistemlerinde; eğer bir yaşam formu olsaydı çoktan bizi bulmuş olmaları lazımdı. dünyada şimdiye kadar yapılan araştırmalarda herhangi bir dünya dışı varlığın izine rastlanmadı. Öyleyse herkes nerede?

bu paradoksa tarih boyunca verilmiş bir sürü cevap olmakla birlikte hiçbiri ispatlanamadığı için paradoks hala geçerliliğini koruyor.

sarsılmaz st9

Kutay
yine bir polimer faciası. bizim silahların plastiğini araba lastiğinden ürettiklerine dair şüphelerim var. tp9 dan teknik olarak tek farkı gövde emniyeti vardır. bir de marka değeri var. aksesuarlara gelince ister polis ister asker olsun. bizim insanımız yemez.steyr marka silahlar aksesuar bakımından benim gözümde en gelişmiş ve uyumlu çalışan silahlardır. bizimkiler lazer takıyormuş. tabanca ile lazer ne alaka? tüfek mi bu? ülkenin kolluğunun yarısı 10 metreden ötede 8 dairesinin içine giremiyor.

canik tp9

Kutay
çalaralmaz bir silah. tetik emniyeti dışında bir emniyet sistemi yok. gezinde kronik problem var zaten ayda bir sıfırlaman lazım. devlete atılan en sağlam kazıklardan biridir tp9. ağzında mermi ile gezemezsin kendi kendine iğne düşürür. tırnak kırar. hayalet silah falan muhabbeti de ayrı bir saçmalık. yerli piyasada tutan tek bir model vardır. o da kılıç 2000 mega bildiğiniz üzere cz75 a nın çakması.

bit sözlük

Kutay
bitcoin ve diğer kripto para piyasalarını takip edenler için güzel bir kaynak olabilecek sözlük. telagram sinyal gruplarından ağzı yanan insanlara sağlam yazar kadrosuyla ufuk açabilecek bir oluşum. buradan ulaşılabilir.

altay sözlük kullanıcı sözleşmesi

Kutay
KULLANIM KOŞULLARI :

Altay Sözlük sitesi'nde yazar olduğunuzda tabi olduğunuz kurallar ve diğer yasal konular aşağıdaki gibidir.

 1. yazar olmak:
 18 yaşından küçüklerin yazar olması mümkün değildir. Sözleşmeyi onaylayarak 18 yaşından büyük olduğunuzu beyan etmiş sayılırsınız.Altay Sözlük'te yazar olmak için sizden istenilen bilgileri sistem üzerinden girmeniz gerekmektedir; bilgileri girdikten sonra tarafınıza aktivasyon için e-posta gönderilecektir.

2.Balasagun Yazarlar:
Aktivasyon e-postasından sonra oluşturacağınız giriler toktamış yazar olana kadar üçüncü kişiler tarafından görülmeyecektir ;bu giriler toktamış yazar olduktan sonra görünür olacaktır.Balasagun Yazarlıktan Toktamış Yazarlığa geçiş süreci Altay Sözlük'ün takdirinde olup, bu sürecin ne kadar süreceği hakkında bir taahhüt verilememektedir. Bununla birlikte Altay Sözlük, milli değerleri, Türk toplumunun genel ahlak kuralları benimsemiş bir platform olup bu platformda Türk Tarihinin önemli simalarına hakaret, aşağılayıcı bir üslupla bahsetmek yasaktır.

3. işleyiş ve yazarların sorumlulukları:
Girdiğiniz giriler Altay Sözlük Kurallarına, Genel Ahlak Kuralları'na ve hukuka uygun olmak zorundadır. Girilen girilerin tüm sorumlulukları yazarlara ait olmak üzere ve hiçbir ön denetime tabi olmadan yayına girer, oluşturduğunuz içeriğin hukuka aykırı olmadığından lütfen emin olun. içerik yayına alındığı anda hukuki sorumluluğunuz başladığından, oluşturduğunuz içeriğin daha sonra tarafınızca veya şikayet/haberdar edilme vs. üzerine altay sözlük tarafından silinmiş olması sorumluluğunuzu ortadan kaldırmayacaktır. Altay Sözlük sözlük kuralları, girilerin silinme sebepleri ve diğer yaptırımlar kullanıcılara site üzerinden duyurulmaktadır, bunların takibi sizin sorumluluğunuzdadır. Girileriniz Altay Sözlük sözlük kurallarına uygun olmaması nedeniyle, Altay Sözlük sözlük politikasına uygun olmaması nedeniyle ya da hukuka aykırı olması sebebiyle yayından kaldırılabilir. kurallara veya hukuka aykırılıklar nedeniyle yazarlıklar geçici olarak durdurulabilir veya kullanıcı hesabınız kapatılabilir. Diğer tüm haklarımız saklıdır.Altay Sözlük'ün girileri kaldırma konusunda takdir yetkisi vardır; gerekli görülen hallerde hiçbir gerekçe göstermeksizin herhangi bir giriyi kısmen veya tamamen yayından kaldırma, yazarlığınızı iptal etme, kullanıcı kaydınızı silme haklarını saklı tutulmaktadır.

Fikri Sınai Haklar:

4. Altay Sözlük'te oluşturduğunuz/yayınladığınız içeriklerin telif hakları giriyi giren yazara aittir.

5. Ancak yazarlar, Altay Sözlük'e girdikleri girilerin çoğaltma, kopyalama, işleme ve basılı ortam, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya internet ve sair dijital iletim şekilleri de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlar ve sair her türlü araçla yayınlama hakları dahil olmak ancak bunlarla kısıtlı kalmamak kaydıyla tüm mali haklarını hiçbir coğrafi sınırlama olmaksızın, süresiz ve bedelsiz kullanma hakkı(lisans) vermekte olduklarını kabul ederler.

6. Altay Sözlük'te yayınladığınız içeriğin size ait olduğu veya fikir ve sanat eserleri kanunu çerçevesinde kullanma hakkınız olduğu kabul edilir. Kendinize ait olmayan içeriğin ancak kanunlarda belirtilen usule uygun olarak ve atıfta bulunmanız şartıyla yayınlanması mümkündür. Aksi halde Altay Sözlük uğrayacağı zararları, giriyi Altay Sözlük'e taşıyan yazardan talep edecektir.

7. kullanım koşulları (bkz:altay sözlük töreleri) bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır

8. Yazarlar, hesaplarının kalıcı olarak silinmesini her zaman talep edebilirler ancak hesap silinse dahi yazarların yazarlık süresinde girdikleri giriler sözlükte yayınlanmaya devam eder.
GİZLİLİK :
9. Altay sözlük'e vermiş olduğunuz bilgilerinizin güvenliği için Altay sözlük elinden gelen özeni göstermekle mükelleftir. Ancak Altay sözlük'ün özen yükümlülüğünden başka yükümlülüğünün olmadığını, barındırma hizmeti ve benzeri hizmet veren firmaların güvenliği sağlayamaması veya Altay sözlük'e yasadışı olarak erişilerek bilgilerin ele geçirilmesi gibi hallerde doğrudan ya da dolaylı hiçbir zarara ilişkin sorumluluk kabul edilmemektedir.

10. altay sözlük'te bulunduğunuz süre boyunca 'cookie' olarak da adlandırılan çerezlerin ve buna benzer unsurların bilgisayarınıza yerleştirilmesi söz konusu olabilir. çerezler basit metin dosyalarından ibaret olup, kimlik ve sair özel bilgiler içermez, bu nevi kişisel bilgi içermemekle beraber, oturum bilgileri ve benzeri veriler saklanır ve sizi tekrar tanımak için kullanılabilir. bu konuda daha fazla bilgiyi http://en.wikipedia.org/wiki/http_cookie ve http://tr.wikipedia.org/wiki/çerez adreslerinden edinebilirsiniz. (verilen linklerden ulaşacağınız içeriğin güvenilirliğine ilişkin sorumluluğumuz bulunmamaktadır.)

11. ayrıca Altay sözlük'e kaydolmanız esnasında ve kullanımınız süresince sizden doğrudan talep ettiğimiz(haberli) veya siteyi kullanımınız esnasında yaptığınız işlemlerin otomatik olarak kaydedilmesi(habersiz) şeklinde tarafınızdan toplanılan her türlü veriyi süre sınırı olmaksızın saklama, işleme ve kullanma hakkımız bulunmaktadır ancak bu sözleşmede aksi belirtilen durumlar saklıdır.

12. Yazarlardan tedarik edilen veriler gizli tutulacaktır. Bu veriler sözlüğün geliştirilmesi için kullanılabilecek, anonimiteniz korunarak istatistiki veri olarak kullanılabilecek ve anonimiteniz korunmak şartıyla üçüncü kişilerle paylaşılabilecektir. 

13. iletişim bilgileriniz sizden onay alınmadıkça paylaşılmayacaktır.yasal zorunluluğun söz konusu olması ve yetkili makamlar tarafından usulüne uygun olarak talep edilmesi halinde bilgileriniz ilgili makamla paylaşılabilecektir. yürürlükteki mevzuat gereği tüm kayıtlı kullanıcıların sadece son 12 aylık ip bilgisi saklanmaktadır.

14. kendi isteğiniz doğrultusunda mesajlaşma yoluyla paylaştığınız veya girilerinizle açıkladığınız bilgilerinize ilişkin olarak altay sözlük'ün hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır. kişisel mesajlarınızda veya yayınladığınız girilerde paylaştığınız bilgilere özen göstermenizi tavsiye ederiz.
SÖZLEŞME DEĞİŞİKLİĞİ :
Sözleşme Altay Sözlük tarafından önceden herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın tek taraflı olarak değiştirebilir. Değişiklik sonrası siteye yazar olarak erişim sağlamak sözleşme değişikliklerinin kabulü anlamına gelir.

UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ :
İşbu sözleşmeden doğacak tüm uyuşmazlıklara Türk Hukuku uygulanacak olup, uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul (çağlayan) Mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir.

19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı

Kutay
Türkiye Cumhuriyeti'nin dönüm noktası olan 19 mayıs, gençliğe armağan edilmiş olan kut'lu bir gündür.

"Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir." Diyen ulu önder, yurdumuzu kurtaracak olanın gençler olduğunu ifade etmiş ve bu günleri ümidimiz olan yegane servetimize yani türk gençliğine emanet etmiştir.

Birinci dünya savaşı'nın yaralarını yavaş yavaş sarmaya çalışan fakat durumları daha da kötüye giden türk milleti'nin kurtuluşu için, samsun'a, sarı saçlı, mavi gözlü bir dev tarafından adım atıldı ve türk milleti bu melun durumdan kurtarıldı.

"Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum."
Atatürk'ün gençlikten kastı şudur; fikirlerin gençliği.
Fikirlerimizde yenilikçi ve daimi üretken olduğumuz sürece atatürk'ü anlayabilir ve onu yaşatabiliriz.
Onu yaşatmak; genç nesli atatürk zihniyeti ile yetiştirmek ve fikirlerin de genç kalmasını sağlamaktır. Bu ancak ve ancak damarlarımızda akan asil kanın önemini anladığımız gün gerçekleşecektir.

Bölünmez bütünlüğümüzün sahibi olan yüce komutan, rahat uyu. Muhtaç olduğumuz gücü damarlarımızda akan asil kanda bulduk ve bulmaya da devam edeceğiz.

Son komutan, ulu önder mustafa kemal atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle anıyor, gençliğimizin bayramını özde duygularım ile kutluyorum.

Ne mutlu, türk'üm diyene!..

biipp.com

Kutay
interaktif sözlük ve forum karışımı bir platform. biipp.com adresini kullanıyor. kuş bir ara sözlüğü terketmiş ve yönetimindeki bir kaç mod ayrılıp mirasa konma ve yallanma girişiminde bulunmuştu. platform tekrardan canlanmış ve yazarlar evine geri dönmüş. armutun sapı elinde kalanlara şimdiden başarılar diliyorum.

ekşi sözlük'ün ileride çökeceği gerçeği

Kutay
Turkiyenin interaktif olarak en büyük projesi olduğunu düşündüğüm bir yapının devlet baskısı olmazsa kapanacağını düşünmüyorum. Keşke diğer sosyal mecralara da halkımız benzer tepkiler gösterse. Bu ülkede hükümet twitter yasakladı. Yasağı cumhurbaşkanı deldi ilk olarak. Burada yazan herhangi bir şey yazarın görüşüdür ve yazarı bağlar. bunu Tüm platforma mal etmek bu iş için emek harcayan insanlara yapılan en büyük haksızlıktır. Yıllarca çaylaklık sürecinde bekleyip yazar alamayınca bok atma çabasına giren ve 'wikiye özgürlük sözlüklerin allah belasını versin.' diyen zihniyetin tek problemi çekememezliktir. Tüm interaktif sözlük yazarları facebook'ta bu mesajı on kişiye gönder bir dileğin gerçek olacak yazan kullanıcılardan kat ve kat daha değerli birikimli insanlardır. Başta interaktif sözlüklerin ilki ve fikir sahibi olan ekşi sözlük olmak üzere, tüm sözlükler bu format korkusundan muzdariptir. Bizim suçumuz türkiye de kurulup türkiye cumhuriyeti kanunlarına(!) göre hareket etmemizdir. Çocukları döven, cinsel istismarda bulunan öğretmenler ne kadar tüm öğretmenleri bağlamıyorsa bu konu da tüm sözlüğü bağlamaz. Öğretmenler bizim değerlerimizdir. Çocuklarımız onlara emanet fakat dağda şehadetine bir allah bir de akan kanı şahit olan güvenlik güçlerimiz fütursuzca eleştirilebiliyorken öğretmenleri bu konu da dokunulmaz yapmak seneryo gereği oluşturulmuş bir algıdan ibaret olmanın ötesine gidemez.

ekşi sözlük'e had bildirmeye çalışmak

Kutay
Ekşi sözlük'te troll bir yazarın öğretmenliğe hakaret içeren bir başlığı üzerine Twitter'da açılmış haddinibileksisozluk hashtag'i başta ekşi sözlük olmak üzere interaktif camiaya gözdağı verme çabasıdır. Ekşi'de ya da burada olan herhangi bir başlığı Twitter'da açıp üstüne 500 lira verince dünya gündemine oturtup herkese izletebilirsiniz. Babasının oğlu da onu oradan sildiremez. Konu yerli girişimler olunca bu aslan parçaları kapatılsın diye kampanya başlatmış. Hayırlı olsun şimdiden herkese.

dedim adın nedir dedi ekrem'dir

Kutay
Mevzubahis olduğunda ak partili'ler her yere dönüyor denir hep. Çok doğru bir önerme. Anlamadığım nokta ise gezmiş'i rahmetle anıp iti köpeği tweetin altına doldurup zafer nidaları atıp da seçim yenilenince tekrar kanka mı olduk?

Erdoğan'nın hem milliyetçiliği ayak altına alıp hem de dombra uyarlaması seçim şarkısına dönmüş. Artık cemal enginyurt gibi gidip tanrı dağında ulusan da o tweet unutulmayacak.
Hangi tweet mi?


altaysozluk.com/foto

uçuruma düşen aa muhabiri

Kutay
Hala cesedine ulaşılamamış muhabirdir.
Yılanın başı ile mücadele esastır zannımca. Sonuçta içinizde devlet memuru olanlar varsa işleyişi bilir. Her şeyi bir kenara koyduğumuzda kurumu ile ilgili bir eleştiriyi orada bulunan emekçiye yıkmak ne kadar doğru bilmiyorum.

kenan sofuoğlu'nun ünlülere nankörler demesi

Kutay
Ortada bir nankörlük olduğu kanaatinde değilim. Sanatına ve yaptığı işlere saygı duyduğum insanlar var ortada. Farklı düşündüğümüz aşikar olmakla birlikte altına verilen kırmızı plaka ve emrindeki uşaklarının olmasından dolayı bu konuda böyle bir açıklama yapma gereği duymasını normal karşılıyorum. bu konuşmayı da o kadar bala kaymağa nankörlük olmasın diye yaptığı kanaatindeyim. Ne desek boş. Senatör bey böyle ferman buyurmuş.

atatürk milliyetçiliği

Kutay
Türk'ün son Başbuğ'u gazi paşa'nın Türkçülükten ayrılmış bir ideolojisi yoktur. Atatürk, Çağın şartlarında konuyu incelediğimizde Türk olmanın bilincine erişmiş Şerefli bir Osmanlı subayı ve Cumhuriyetin kurucu lideridir. Temelde hiçbir farklılık olmamakla birlikte bizi muzdarip eden önemli bir konu var.

Atatürk milliyetçiliğinde esas olan türklük şuuru olsa da yanlış tefsirler ortaya "türk'ün ebedi ve tek Başbuğ'u atatürk' tür." gibi sakat bir düşünce ortaya atmaktadır. Bu milletin bağrından çıkan eli kanlı doğmuş mete'ler, atilla'lar, fatihler, timurlar bir köşeye itilip tek başbuğ Atatürk demek şanlı Türk tarihine yapılmış en büyük hakarettir. Bizim gözümüzde Atatürk, Türk'ün şu ana kadar çıkmış son Başbuğ'u kurucu liderimizdir.

Aslında sorun kavramların içini boşaltanlardadır. Herkesin kendine göre bir atatürk'ü var. Kendince müthiş bir ideoloji benimseyip Atatürk aslında buydu diyerek iyi niyetli olduğunu düşünürsek vicdanını diğer türlü ise kitleleri tatmin etmek peşinde olanların çokluğu altında Maliklerin eriyip gitmemesi için bazı haklarımızdan maalesef fedakarlık etmek zorunda bırakılıyoruz.

atatürkçülük ve kemalizm

Kutay
Kavramsal farklılıklar olmamakla birlikte Kemalizmi gümrü anlaşmasına rağmen kominizme dayandıranların ve inkılap ve kazanımlara sahip çıkamayan sözde kemalistlere karşı ortaya atılmış Türklük şuuruna sahip çıkan gerçek maliklerin kendini ait hissettiği ideolojidir.

Gazi paşa'yı,
"Ben her şeyden önce bir Türk Milliyetçisiyim.Böyle doğdum.Böyle öleceğim."

Sözünden arındırmak ve Türk milletinin kadim Türk tarihinde ki ahlak yapısından sıyırıp çalınan havaya göre oynayanların Osmanlı'nın son dönemlerinde batının ilmini alsın diye gönderilip baleci olarak geri dönenlerden bir farkı yoktur.

Günümüz CHP' si ve paraya bozkurt işareti koyduran Atatürk chp'si arasında zerre-i miskal benzerlik bulunmamaktadır.

Bu şartlar göz önüne alındığında özü her ne kadar aynı olsa da yanlış ile arana mesafe koymak prensibi çerçevesinde Atatürkçülüğü Kemalizme tercih ediyoruz.

kravatlı terörist

Kutay
Her fırsatta barış kardeşlik nidaları ile yükselen ve içindeki kokuşmuş fikirlerini kapalı oynayarak fistanının altında gizleyen kravatlılardır. Korkaklık ve sinsilik içerisinde sadece alabildikleri başının verdiği hazla bağırmadan tatmin olmaya çalışırlar. Ayrıca bu kardeşlik nidaları oldukça can sıkıcı. Genel etik kuralları çerçevesinde iyi biriyseniz iyisinizdir. İyi olmanız kardeş olmamızı gerektirmiyor.
Dağdaki domuza kravat takıp meclise oturtan hükumetin daha radikal kararlar alması elzemdir. Bizim milletimizin en kötü huyudur merhamet. dağda domuz gibi yaşayıp domuz gibi av olanların leşi bu kutsal topraklara zuldür. Bu süreçte o it soyunu seçim malzemesi yapıp dışarı çıkaran bir hükumet olursa bu makus talihlerinin fitilini ateşler Ve rejim kendini resetler. Şunu bilin ki Türk milleti'nin oynattığı ilk kaltak değilsiniz. spotlar söndüğünde eşek dikişine devam etmek için geldiğiniz dağlara geri döneceksiniz.

CHP'nin 6 okundan milliyetçilik olanı beyninin aksine içine alan, kim olduğunu ve ne yaptığını unutan, popülerizme kimliğini terk etmiş sefillere ve rezillere gelince;
üstüne oturduğunuz şeyin zevkinden tıkanan beyin damarlarınıza anju kar etmiyor. Ya gazi paşa'nın çizgisine geri dönün ya da tamburunuzu alıp sözlüğümden defolup gidin.

selahattin demirtaş

Kutay
İstanbul seçimleri öncesi serbest bırakılacağını düşündüğüm pkk terör örgütünün meclis sözcüsü. MHP den gerekli ışığı alamayan AKP tekrar kürtlere yönelmekten geri durmayacaktır. Tarihe notumdur.

çözüm sokak değil

Kutay
Şu anda sosyal medya üzerinden halk isyana teşvik ediyor. Çözüm sokak değil arkadaşlar devlet bizim devletimiz. Elalemi bize güldürmeyin demokraside çözüm sandıklardır. Herkes sandığına sahip çıksın.

serapis

Kutay
Hoş geldiniz yazarıdır. Entryleri yorumsuz ve kısa bilgilerden oluşuyor. Temkinli birisi sanırım. kısa zamanda ortama uyum sağlaması dileğiyle. daim olsun.

ali erbaş

Kutay
Kadir mısıroğlunu ziyarete giden diyanet işleri başkanı. Kendisi masumca yapılmış hasta ziyareti dese de ziyaret hakkında fesliden gerekli açıklama gelmişti. Bunu da tarihe not düşmekte fayda var.

moderasyon ekibinin iyi çalışması

Kutay
Sözlük yazarlığını sosyal medya kullanıcılığından ayıran şeylerden birisi de kelime oyunlarıdır. Çok sıkı bir formatımız olduğu söylenemez. Bunun sebebi format yazmayı bilmememiz değil size bir sürü açık kapı bıraktık. Eğer kelimelerle aranız iyiyse ve güzel cümleler kurabiliyorsanız Yönetim size müdahale edemez fakat Ağzından oraya koyacam buraya koyacam lafı düşmeyen kişiler zaten burada barınamaz. 10 yılı geride bıraktığım interaktif sözlüklerde benim entrymi sildirmek istemediğim sürece hiçbir yer de sildirmedim ya da düzenlettirmedim. Herkesin söz hakkı olduğu bu otağda başarılı bir yazar olduğunuzu düşünüyorsanız size bir adet eksi butonu ve bir adet de entry giriş paneli bıraktık bunların size yeteceği kanaatindeyiz. İyi sözlükler.
1

şerefliler taviz vermez şerefin tavizi yoktur

Kutay
ötüken dergisi 24. sayısında atsız atanın kaleme aldığı Düşmana Taviz Verilmez adlı makalesinde dile getirdiği sözdür.

makalenin tam metni aşağıdadır.

Taviz bir fedakârlıktır. Ancak dosta karşı yapılır. Düşmana verilen taviz bir nevi yenik düşmeden başka bir şey değildir.

Taviz hangi düşmanı isteğinden vazgeçirmiş, hangi taviz veren kazançlı çıkmıştır ?

Zaman kazanmak üzere geçici bir zaman için verilen taviz, taviz değil, karşı saldırı için bir gerilme ve gerilemeden ibarettir. Böyle bir düşünceyle yapılmayan, karşıdakini durdurmak, daha ileri gitmesini önlemek için verilen taviz yenilmektir. Bunun başka adı yoktur.

İkinci Cihan Savaşı”ndan önce İtalya, Somali ve Eritre”ye asker yığarken bu hazırlığın Habeşistan”ı istilâ için olduğu hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kesinlikle herkes tarafından bilinirken Habeşliler, sınıra asker toplamamak gibi bir tavizle İtalya”yı belki durduracaklarını ummanın cezasını çok acı şekilde çektiler. O taviz, yani o gaflet yerine, İtalya daha ilk yığınaklarını yaparken, iptidai ordularıyla Eritre ve Somali”ye saldırsalardı sonuç büsbütün başka olur, hiç olmazsa Habeşistan istilası yıllarca geriye kalırdı.

İkinci Cihan Savaşı”ndan önce ve savaş sırasında Türkiye”nin Rusya”ya manevi alanda verdiği tavizler, devlet başkanı ağzıyla Türkçülük ve Turancılığın kötülenmesi Ruslar”ın Türkiye üzerindeki emellerinden hiçbirini durdurmadı. Türkiye”ye saldırmak için ilk hazırlıklarını alman ordularının Rusya”ya girmesi üzerine geri bıraktıkları gibi, ikinci hazırlıklarından da Japonya”da patlayan atom bombası üzerine vazgeçtiler.

Bununla beraber doğu illerimizden bazılarıyla Boğazlar”da üs istemekten geri kalmadılar.

Tavizin hiçbir güçlüğü çözmediğinin son örneği Kıbrıs meselesidir. Yunanistan gibi küçük ve âciz bir devlet bile tavizlere kanmamıştır.

Çünkü düşmana taviz verilmez. Düşmana verilen taviz onun cüretini ve iştahını arttırır. Taviz, dostun gönlünü kazanmak için verilir. Düşmanın bir gönlü yoktur ki kazanılsın.

Taviz vermeyi kabul eden, hele bunda devam eden, yenilmeyi kabul etmiş demektir.

Taviz verene başkaları, kavga çıkarmadığı için belki aferin der ama kimse onu şerefli ve haysiyetli saymaz.

Şerefliler taviz vermezler. Şerefin tavizi yoktur.

3 mayıs türkçüler günü

Kutay
"Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1944 yılına gelene kadar denilebilir ki; görünüş itibariyle de olsa kuruluş ülküsüne bağlıdır. Bu ülkü de Türkçülüktür."

Yusuf Akçura, Ziya Gökalp ve daha nice fikir babaları yolunda ilerleyen bizler, Atsız'ın bozkurtları... Dilde ve fikirde bir oldukça kimse durduramaz bizleri.

3 Mayıs 1944 tarihine dön de bir bak!
Falih Rıfkı Atay'ın dolduruşuna gelen Sabahattin Ali, Nihâl Atsız beğ'i mahkemeye verir.
26 Nisan 1944'te, Ankara'da, ilk celse görülür ve ikinci celse 3 Mayıs 1944 tarihine ertelenir.

Bir volkan gibi patlayan türk gençliği türk savaşçısı ve yolbaşçıları hüseyin nihâl atsız'a sahip çıkar.
Bir grup mahkeme salonunda atsız beğ'in yanındayken, bir grup da ulus meydan'a protesto yürüyüşüne çıkar. Atsız Beğ'in de isteği doğrultusunda 3 Mayıs, 1954 tarihinden itibaren "Türkçüler Günü" olarak anılmaya başlanır.

Bu kut'lu günde tabutlukta türk milleti için işkencelere göğüs geren ulu türkçüleri anıyor ve yüce türk milletinin gününü kut'luyorum.

3 Mayıs 1944 Türkçüleri, esen olsun sizlere...
1

polislerin çirkin insanlara gbt yapması

Kutay
Polisler korkunun kokusunu alır. Giydiğin tişörtün,şivenin, saç şeklinin kullandığın jöle miktarının, ve en önemlisi bakışlarının ortak etkisi vardır. İstanbul'da kekolar gibi konuşursan torbacı diye sorgular. Tipin at hırsızına benziyorsa gel kardeşim bir bakalım der. İstersen peygamber çocuğu ol gözlerini kaçırdın mı zaten yakanı alamazsın.

sena'nın mahsun'la kaçması

Kutay
Çukur izlemeyen birisi olarak söylemek gerekirse, bölüm heyecan doluydu ama kurguda sıkıntılar vardı. Bence sena da mahsunu seviyor, Yamaç da derya'yla evlensin damadın ki zaten hazır. Şu aliço'nun da bir sevgilisi mı vardı neydi o çocuğa da yazık günahtır. Bu arada mahsun yıldız'dan sonra sena'yı da öperse dizi tamam olur beyler.

sözlüğün bekası için tanım girmek

Kutay
Diğer sözlüklerde milli değerlerin nasıl aşağıladığı göz önünde iken Altay sözlüğü yukarılarda görmek, interaktif sözlüklere türk milletini ve Türk töresini küçük düşürme gayreti içerisinde olanlara taviz vermeyen bir yapılanmaya destek olmak isteyen yazarların severek yapacağı etkinlik.

altay sözlük

Kutay
kurulduğu günden itibaren ırkçılık suçlamalarına maruz kalmış sözlük.

altay sözlük kurucuları ve yönetimi türkçüdür arkadaşlar, sözlük olması dolayısıyla her türlü tanıma ihtiyaç duymakla beraber türklüğe ve türkçülüğe dair en ufak bir aşağılama ve iğnelemeye kapalıdır.

biz yeterince diğer sözlüklerde eleştirildiğimize inanıyoruz. sonra altaysözlük bize demedi, bizim emeklerimiz boşa gitti demeyin.
esen kalın.

milliyetçi sözlükte sosyalist ve bağımsızların çoğunluk olması

Kutay
Türk olmak liberal olmak sosyalist olmak sağcı veya solcu olmakla sınıflandırılamaz.herhangi sabit bir siyasi görüş içerisinde değiliz.Tayma'nın da dediği gibi Türklük din ve ideolojik kısıtlamalara tabi değildir.türk olan birisi kendisini böyle görmediği için türklükten çıkamaz olsa olsa kavmini sevmeyen bir Türk olur.Bizim burada tek bir hassas noktamız var diğer sözlüklerde olduğu gibi başta Gazi paşa olmak üzere hiçbir Türk büyüğünü aşağılayıcı yerici ve iğneleyici konuşmaya tavizimiz yok.harici olarak hangi görüşten olursa olsun buradan bir şey öğreniyor ve bize bir şeyler katıyorsa herkese kapımız açık. Türklük herhangi bir partiye ya da ideolojiye gökten zembil ile inmedi. Bu milletin menfi çıkarları doğrultusunda davranan herkes bizim için bir değerdir.sosyalist diye ayıranlara tavsiyem galiyev'in hayatını okuyup sonra ben şimdiye kadar bu millet için ne yaptım diye düşünmeleridir.
1

önkuzu

Kutay
Niyazi Yıldırım şiiridir.

Önkuzu hey! ... Önkuzu! ...
Önde gider Önkuzu...
Anası 'Dursun' demiş...
Durmaz... gider Önkuzu.
Kuzu yürür... kuzu yürür...
Önde Önkuzu yürür...
Kuzular meledikçe
Gönlüme sızı yürür! ...
Önkuzu hey! ... Önkuzu! ...
Önde gider Önkuzu...
Bu bayrak düşmez yere
Ölmedikçe son kuzu! ...
Dursun adı... Dursun adı...
O gitti, dursun adı.
Dillerde türkü olsun,
Yürekte vursun adı! ...
Kuzular koç olacak,
Toy, düğün, göç... olacak
Bu yıl ki kuzuların
Adları 'öç' olacak! ! !

başlık ve girdi hakkında

Kutay
başlık nasıl açılır?
sözlüğün yukarısında olan arama kısmına açmak istediğiniz başlığı yazıp arama butonuna tıkladıktan sonra beyaz büyük kutucuğa başlığınızla ilgili tanım içeren en az bir cümle yazmalısınız. Yazınızı bitirdikten sonra da gönder'e basarak başlığınızı açabilirsiniz. başlığınızın soru şeklinde olmaması gerektiği gibi yazacağınız girdi'nin başlıktan bağımsız ve soru cümlesi olmaması gereklidir. örneğin: "cengiz han türk mü” yerine "cengiz han türk mü sorunsalı" şeklinde başlığınızı açabilirsiniz. (not: yalnızca tarih bilgilerinde geçen veya herhangi bir eserin ismini taşıyan soru cümleleriyle, medyada gündem olan kişilerin bu yöndeki ifadeleri soru cümlesi olarak yer alıyorsa, bu tür başlıkların açılmasında bir sakınca yoktur.)

girdi nasıl yazılır?
herhangi bir başlığa tıkladıktan sonra en alttaki beyaz kutucuğa (ilk cümlenin başlıkla alakalı tanım içermesi şartıyla) girinizi yazabilirsiniz. bununla ilgili detaylara altay sözlük girdi yazma kılağuzu'ndan bakabilirsiniz.

girdi nasıl silinir?
yazdığınız girdi'nin en altındaki çarpı işaretinden silebilirsiniz.

girdi nasıl düzeltilir?
girdi'nizin altındaki kalem işaretinden gerekli düzenlemeleri yapabilirsiniz.

-yazılarınız bol olsun...

ocak 2019 interaktif sözlük sıralaması

Kutay
10. sıradan giriş yaptığımız interaktif sözlük sıralamasıdır. Ardımızda bıraktığımız bu piyasada var olan beş yıllık, on yıllık sözlükler var.
Şimdiye kadar sözlüğümüze gelen yazarlarımızın çoğunluğu arkadaş çevremiz, eş dost diyebileceğimiz yazarlardır. Önümüzdeki aylardan itibaren şu an kullandığımız yazılım değiştirilecek, özgün bir yazılım ve arayüze kavuşacağız.Türkçülük ve Türklük herhangi bir siyasi oluşum sağ- sol meselesi değildir. Sözlüğü kurma amacımızda polemik yaratmak ve şucu bucu ayrımı yapmak da değildir. Büyük ve canlı bir Türk Tarihi ve Edebiyatı ansiklopedisi oluşturmaktadır. Herhangi diğer sözlüklerde olduğu gibi eleştiri adı altında hiçbir Türk büyüğünü küçük düşürme aşağılama çabası içerisinde olanlara imtiyaz sağlanmayacak, hoşgörü gösterilmeyecektir.
Yazarlarımız hangi görüşte olursa olsun yazarlığı takdir toplayan ve boş beleş konulara girmeyip elinde belgelerle ve sağlam tabanlı verilerle entry girdiğinden sözlüğümüzün içerik kalitesini yükseltmekte ve dışardan bakıldığında Altay Sözlük olarak hepimizi gururlandırmaktadır.

Sevgili yazarlarımızdan ricam bu durumlarından taviz vermemeleri ve aramıza yeni katılanlara bu konuda örnek olmalarıdır.

Yazarlarımız bu konuda bizim yanımızda olduğu sürece ben ve diğer yönetici arkadaşlarım sizin daha iyi bir ortamda yazmanız açısından elimizden gelenin en iyisini yapacağız.

İyi sözlükler, efendiler ve hanımefendiler.

duyuru

Kutay
Sözlük yazarlarının dikkatine!

*Başlık altında sohbetleşmek nick altlarına hakaret içerikli entry girmek yasaktır.
*Son zamanlarda yazarlar arası polemikler artış gösterdi hiçbir yazarımızı diğerine ezdirmeyiz bilginiz olsun.
Burada yazarlık hak eden herkes birbirine eşittir.

Hepinize bu ay göstermiş olduğunuz performanstan ötürü teşekkür ederim.

İyi sözlükler...

sözlükte gizlenen özel harekatçı

Kutay
Milli çıkarları ön planda tutan yazarların bulunduğu bir sözlükte olması gayet normal bir meslek gurubudur.ayrıca avukatımız, mimarımız, doktorumuz, mühendisimiz, öğretmenimiz ve bir çok meslek gurubundan arkadaşımız vardır.

Muhasebecimiz de var ama henüz ihtiyaç duymuyoruz.

türkiye adının kökeni

Kutay
Türkiye adının kökenini incelediğimizde adın kökeni Avrupa tarihine dayanmaktadır.
Bu adı ilk İtalyanlar vermiştir.İtalyanlar vatanımıza Türklerin yurdu manasına gelen ''Turchia'' veya ''Turcmenia'' derlerdi.Orta çağ Alman gezginleri de
ülkemiz için ''Turkei ve Türkenland'' isimlerini kullanırmış.Aynı zamanda Fransızlar da ülkemiz için Turquie derlermiş. 16.asırda yazdığı
seyahatnamesinde,Nicolas de Nicolay,ülkemiz için ''Turkei'' adını kullanmıştır.Zamanla dilimizdeki değişimlerle ülkemizin adı şimdiki telaffuzumuz Türkiye şeklini almıştır.Bizim vatanımızın ismini tarihte ilk olarak İtalyanlar,Turchia olarak söylemiştir.

kurtarılmış türkler

Kutay
Hüseyin Nihal ATSIZ'ın makalesidir.

tini şad mekanı uçmağ olsun.
vaktiyle bir atsız varmış var olsun.

kurtarılmış türkler

Türkiye dışında 60 milyon Türk, kurtarılmamış olarak yaşıyor. Osmanlı Türkleri'nin bölümleri olarak yanı başımızda duran Romanya, Yugoslavya, Bulgaristan, Batı Trakya, Rodos, Suriye ve Kerkük Türkleri'nin dışında asıl büyük Türk kesimi İran, Efgan, Sovyetler ve Çin hâkimiyetinde tutsaktırlar. Bu dört devlet kendi tabiiyetlerinde bulunan Türkler'e hiçbir hak tanımamakta, elde edilmiş bazı haklar uzun fedakârlıklarla, büyük mücadeleyle sağlanmış bulunmaktadır.



İran'daki 13 milyon Türk, bu zayıf ve iptidaî imparatorluğun en büyük unsuru olduğu halde İran'da Türkçe öğretim yapan okul yoktur. Açılması yasaktır. Birçok devlet dairelerinin duvarlarına yalnız Farsça konuşulacağına dair levhalar asılmıştır. İran'ın 60.000 Ermeni'si için radyoda Ermenice yayın yapılırken zengin kültürlü 13 milyon Türk için böyle bir şey düşünülmemektedir. Çünkü Farslar'ın iddiasına göre İran'da Türkçe konuşanlar aslında Fars olup Moğollar İran'ı zaptettiği zaman bunları zorla Türkçe konuşmaya mecbur etmiştir.

Bunun ne kadar gülünç bir iddia olduğu ortadadır. Aslında, Yedinci Asırdaki Arap istilâsından sonra İran tamamen yok olmuş, Araplar, İran medeniyetini kökünden kazımış, hatta Arap kanı İran kanıyla karışarak eski sarışın İran tipi ortadan kalkıp onun yerine bugünkü esmer, kara saçlı, arapsı Acem tipi çıkmıştır.



9 – 10. yüzyıllarda Arap Abbasi halifelerine bağlı olarak İran'ın bazı bölümlerinde kurulan yerli hanedanlar ve bunların sonuncusu ve en büyüğü olan Büveyhliler, 11. yüzyıldaki Selçuklu fütühatıyla kaldırılmış, böylelikle İran'da dokuz asır süren Türk hâkimiyeti başlamıştır. “Moğollar'ın zorla Türkçe konuşturdukları halk”, daha Moğollar tarih sahnesinde yokken kuzeyden Hazar ve Sibir, doğudan Oğuz adıyla gelen bu Türkler'dir. Başlarındaki Çengiz Hanedanı Gök Türk soyundan olan ve Moğol'dan çok, büyük çoğunlukla Türkler'den oluşmuş bulunan Gök Moğol devleti ise 13. asırda Azerbaycan ve Anadolu'ya bir buçuk milyon Turanlı ile gelerek bu ülkelerin kesin sonuçlu olarak Türkleşmesini sağlamıştır.



İşte şimdi, bir oldu bitti ile tekrar Fars hakimiyetine geçen İran'daki 13 milyon soydaşımız İran'ın en zeki, cevvâl, çalışkan ve savaşçı unsuru olduğu halde insan haklarından mahrumdur. Onları düşünmek ve onlar için bir şeyler yapmak hakkımız ve görevimizdir.



İran'dan çok geri, üstelik çok da yoksul olan Efganistan'ın kuzeyinde de 3 milyon Özbek ve Türkmen vardır. Efganistan'ın bu kuzey bölgesi “Efgan Türkistanı”dır. Komünist kıyıcılığından kaçarak Efganistan'a geçen Özbek, Türkmen, pek az da Kırgız Türkü ile bugün 3 milyona varan bu Türkler, ancak %5'i okur-yazar olan iptidai Efganlılar'ın hakimiyeti altındadır. 25–30 yıl önce, hayvan sürüleriyle birlikte Türkiye'ye göçmek isteyen on binlerce Türkmen'e Efgan hükümeti izin vermemiştir. Bu Türklerin de Türkçe öğretim yapan okulları, radyodan Türkçe seslenen spikerleri yoktur. Efganistan denen ülke tarihteki Türk Kuşanlar'ın, Ak Hunlar'ın, Gazneliler'in, Temirliler'in ülkesidir. Efgan şehirleri bu eski Türkler'in medeniyet eserleriyle doludur. Bunları düşünmek ve onlar için bir şeyler yapmak da hakkımız ve görevimizdir.




Sovyetler Birliği ise 40 milyon Türk'le en kalabalık Türk nüfusunu barındıran devlettir. Soyumuzun anayurdu oradadır. En eski tarihî anıt ve hatıralarımız oradadır. Moskoflar'ın Türk gücünü kırmak için ayrı alfabelerle ayrı millet haline getirmeye çalıştığı Kazak, Özbek, Tatar, Başkurt, Kırgız, Türkmen, Çuvaş, Karakalpak, Azerî, Oyrat, Hakaslar ve daha küçük idarî bölgelerde yaşayan Yakut Balkar, Karaçay, Nogay, Kumuk, Altaylı gibi Türkler hep oradadır. Hepsine ayrı tarihler uydurulan bu Türkler, büyük maziden ve büyük devletten gelmenin verdiği kuvvetle Moskof baskısına başarıyla karşı koymaktadır. Artık onların bilginleri ve her türlü uzmanları var. Direniyorlar.


Ruslar eski saldırganlıklarını kaybetmişlerdir. Yalnız Batı'dan değil, ülküdaşları olan Çin'den de korkuyorlar. Komünizm iflâsa doğru gitmekte, Rus nüfusu yerinde sayarken Türkler çoğalmaktadır. Karanlıklar arasından ümit şimşekleri çakmaktadır. Bu Türkler'i düşünmek de hakkımız ve görevimizdir.



Dünyanın en kalabalık olan, belki 850 milyonluk, belki bir milyarlık Çin'deki Türkler ise daha mühim bir tehlike ile karşı karşıyadır: Bu geniş topraklara Türkler'in birkaç katı Çinli yerleştirilmesi… Fakat tabiat kuvvetleri Türkler'i korumakta, Çin Türkistan'ında Çinliler yaşayamamaktadır. Yaşayıp üreseler bile, orada bir tek Türk kalmasa bile günün birinde o Kunlar ve Uygurlar diyarı onlardan yine alınıp Türkleştirilecektir. İçinde Türk nüfusu kalmadı diye tarihî mirasları bırakacak değiliz. Bugün Kırım'da da Türk yok ama Kırım bizimdir. Günün birinde mutlaka kurtarılacaktır.



O Türkler'i unutmayız. Unutamayız. Bir aile, nasıl gurbette veya uzakta olmakla bir ferdini unutmazsa, bir millet de başka hakimiyetler altında yaşayan kardeşlerini öylece unutamaz. Bu sebeple nerede olurlarsa olsunlar bütün Türkler'i düşünmek, onların acı ve sevinçlerine ortak olmak, iyiliklerini istemek ve günün birinde bütün Türkler'in birleşeceklerini düşünerek bu uğurda çalışmak her Türk'ün vazifesidir.



Türk milleti büyük bir millettir. Tarihteki fonksiyonu çok büyük olmuştur. Türk devleti birkaç defa dünyanın ve tarihin en büyük devleti haline gelmiştir. Böyle bir milleti dünya birleşse bile ortadan kaldıramaz. 20. yüzyıl Türkler'in bütün tarihlerinde görülmedik şekilde çoğaldıkları bir asırdır. Bu asır Batı medeniyetinin ve komünizmin yıprandığı, çözüldüğü bir çağdır. Türk milletinin şahlanması için yeniden büyük önderlere ihtiyaç vardır. 20. yüzyılın son çeyreğinde (1967–2000) elbette böyle bir kılavuz önder çıkacaktır. Parti liderlerinden böyle bir önder çıkamaz. Partiler, tabiatları icabı, birbirlerini yemekle meşguldür. Önder, partilerden değil, doğrudan doğruya milletin içinden çıkarak yeni bir Bozkurt olacaktır. Tanrıkut Mete'nin, Çiçi Yabgu'nun, İstemi Kağan'ın, Kür Şad'ın, İlteriş Kutluğ Kağan'ın, Kül Tegin'in, Bayançur Kağan'ın, Çağrı Beğ'in, Oruç Reis'in ruhlarından işaret almış bir önder yüksek ahlâk ve büyük erdemle bu kutlu işi başaracaktır.



Tutsak Türk Elleri ve onun Osman Batur gibi binlerce şehidi dururken, Zenci Lumumba'ya, Hoşi-minh'e, Mao'ya destan düzenlere lânet olsun. Milletin büyük yarını ve övüncüyle uğraşmak dururken işçi gündeliklerini hayatın en mühim meselesi haline getirmek isteyen solaklara lânet olsun. Türk ırkının yüceliği ortada iken “Ben hilâli bir Çingene ile yükseltirim” diyen yobaz köpeği susturmayan haysiyetsiz profesöre lânet olsun!



Türk'ün yıldırımı inecektir.



Tanrı'nın gazabı bunların üstüne inmezse daha müthiş olan Türk'ün yıldırımı inecektir.

türkiyenin yeniden kuruluşu

Kutay
Hüseyin nihal Atsız'ın 1972 yılında ötüken dergisi'nin nisan ayı 100. sayısında ele aldığı makaledir.

tini şad mekanı uçmağ olsun.
vaktiyle bir atsız varmış var olsun.

türkiyenin yeniden kuruluşu

Türkiye Cumhuriyeti, aşağı yukarı 3000 yıllık bir milletin 22 yüzyıldan beri aralıksız var olan devletinin bugünkü adıdır.



Karanlık olan en eski çağları bırakırsak, tarihimiz, Makedonyalı İskender'in milattan önce 4. yüzyılda, Türkelleri'nin batısı demek olan Maveraünnehir'e saldırışı ve yaptığı kırgınlar dolayısıyla daha doğuya çekilen atalarımızın Kuzey Çin'de doğudan batıya doğru kurduğu devletlerle başlar. Tanrıkut Mete (veya Motun) milattan önce 209–174 arasında bu devletleri birleştirerek Türk birliğini sağlar, yasaları ve teşkilatı ile Türk Milleti'ni yaratır. Ondan sonrası dışarıda düşmanlara, içeride tabiata ve afetlere karşı savaşın hikâyesidir. Bu arada iç kavgalar, boylar ve uruklar arasındaki çekişmeler ve bu çekişmeler sonundaki hanedan değişiklikleri de tabloyu tamamlar.



Tanrıkut'un Kunlar'ı dört asır sonra hâkimiyeti Siyenpi – Tabgaçlar'a bırakıp anayurt tarih sahnesinden çekilirler. Çoğu yeni hâkimlerin adını alır. Kalanı, batıya doğru ilerleyip nihayet Atillâ ile Avrupa'yı allak bullak eder. Siyenpi – Tabgaçlar'ın yerine geçen Aparlar'ı da Gök Türkler devirdikten sonra milletimizin adı artık “Türk” olarak kesinleşip günümüze kadar gelir.



Devletin sınırları Mançurya'dan Hazar kuzeyine ve Urallar'ın batısına kadar uzanmaktadır. Bazen batıda daha ileri gittiği bazen de devlete başkaldıran bir kısım Türkler'in resmî devleti tanımayarak ayrı bir devlet halinde yaşadıkları görülür. Fakat bunlar geçicidir ve vatanın büyüklüğünden doğmaktadır.



Bütün tarihimiz boyunca bir hanedan kanunumuzun bulunmayışı, ölen kağandan sonra başa kimin geçeceğinin bir türlü tespit edilemeyişi gibi millî bir kusur yüzünden doğan prenslerin taht kavgaları nihayet, devletin, hanedanın ortak malı olduğu prensibini doğurur. Böylelikle bazen büyük devlette birkaç imparator birden hüküm sürmekte, fakat bir tanesi, ismen bile olsa ötekilerden büyüğü, metbuu tanınmaktadır. Bu merkeziyetsizliğin tipik örneklerini bilhassa devletin çok geniş topraklara hâkim olduğu Gök Türk, Karahanlı, Selçuklu ve Çengizli çağlarında görürüz.



Aslında devlet tektir. Hatta birbiriyle çarpışan iki Türk devletinde bile biri, ötekinin daha büyük ve aslî devlet olduğunu tanımaktadır. Osmanlılardan İkinci Murad zamanında yazılan “takvim” şeklindeki bir tarihte Müslüman olmayan Çengiz, Ögedey, Güyük, Mengü ve Hülegü'nün rahmetle anılması Türklerdeki tek devlet prensibinin ifadesidir. Çarpışanlar “devletler” değil “hanedanlar”dır.



Bu sebeple Selçuk hanedanının Anadolu'da hüküm süren kısmına Türkiye Selçukluları deyip onu ayrı ve bağımsız bir devlet saymak büyük yanlıştır. Anadolu Selçukluları, Başkent Merv, Rey veya Isfahan'dan idare olunan büyük imparatorluğun büyük bir eyaletidir. Devlet, hanedanın ortak malı olduğu için bu devletin bir bölümünün başındadırlar ve anadevletteki imparatoru metbu tanımışlardır.





İlhanlılar'ın Anadolu'ya hâkim olmaları da büyük devletteki bir hanedan değişikliği olayıdır. Karaman beğlerinin İlhanlılar'la çarpışması yabancı bir müstevliye karşı millî bir ayaklanma değil, Almanya tarihinde de örneklerini gördüğümüz bir küçük hükümdarın ihtiras ve nüfuz hareketidir. Aynı Karamanlılar, aynı şekildeki hareketleri Osmanlılar'a karşı da yapmışlar, Osmanlı – Karaman vuruşması pek kanlı ve çirkin safhalar göstermiştir.



Osmanlılar Kırım'a, bir aralık Kazan'a da hâkim olmuşlar, fakat Türkistan'ı ele geçirememişlerdir. Bunun başlıca sebebi Azerbaycan ve İran'a hâkim olan Türklerin şiîliği kabul ederek Türk tarihine mezhep kavgasını sokmalarıdır. Safevîler'in şiîlik taassubu olmasaydı Türkistan'daki Özbek Hanlıkları da Osmanlı hakimiyetini kabullenecek ve birlik yalnız duygu alanında değil, idarede de gerçekleşerek devam edecekti.



Bugünkü Türkiye, Türk tarihinin varisi ve devam ettiricisidir. İlerdeki Türk Birliğini de yine Türkiye Cumhuriyeti kuracaktır.



Fakat bugünkü görünüşüyle, Türk'ün, tarihin bütün zamanları içinde görülmemiş bir takım manevî hastalıklarla illetli olduğu meydandadır. Türkler, tarihte pek korkunç kıtlıklar, kırgınlar ve felaketler görüp geçirdiler. Ölü insan ve hayvan kemiklerini un haline getirip yiyecek kadar acıklı anlar yaşadılar. Fakat millî ruh ayakta olduğu için bu korkunç felaketleri atlattılar.



Bugün ise dış tesirler ve içerden bulunan yardakçılarla millî ruh baltalanmıştır. İşin en acıklı tarafı, hükümet başında bulunanların bu yıkıcılığa karşı kayıtsız davranmaları, tehlikeyi görememeleridir. Eskiden ana prensip “büyümek ve başka milletlere hâkim olmak”tı. Şimdiki prensip “yabancıları güçlendirmemek, içerde gürültü çıkarmamak, her şeyi örtbas etmek” olmuştur.



İnsanî düşünceler ne kadar ilerlerse ilerlesin, dünya, milletlerin savaş alanı olmakta devam edecektir. Bu bir sosyal kanundur. Edebiyat ve felsefeyle bu kanun değişmez. Bütün dünyada, insaniyetten bahseden milletlerin veya partilerin, kuvvet kazandıkları zaman kendi prensiplerine nasıl sırt çevirdiklerini görüyoruz. Rusya, Amerika'nın Vietnam'da asker bulundurmasını “tecavüz” diye ilan ederken Çekoslovakya'yı istiladan asla utanç duymuyor. Birçok başka devletin tutumu da aynıdır.



Bizim konumuz Türkiye olduğu için, dışardan fazla örnek vermeden kendi devletimizden bahse başlayacağız:



Bugün, uzun Türk tarihinde ilk defa olarak, devlet başkanlığı etmiş bir adamın, devleti yıkmak ve yabancılara bağlamak isteyen vatan hainlerini idamdan kurtarmak teşebbüsünde bulunduğunu görüyoruz. Bu bir tek örnek bile çok mühim bir hastalığın ârâzıdır. Bu çirkin davranış anayasaya dayanılarak yapılmaktadır. Bu da anayasanın eksik yönlerinin bulunduğunu gösterir.



Bu memleketin bir senatörü bazmorfin kaçakçılığından Fransa'da tutuklanmıştır. Bu memleketin bir kültür bakanı, komünizmin son kurtuluş çaresi olduğunu söyleyen birisiyle, doğuda Ermenilere toprak vermek isteyen başka birisine kültür ödülü vermiştir.



Bu memlekette insanları bir açgözlülük bürümüştür. Çabuk ve kolay kazanç için kaçakçılık, hırsızlık, dolandırıcılık, cinayet bol bol yapılmaktadır.



Yoksul veya ortahalli bir hayata razı olmayan birçok genç kız evinden kaçarak fuhuş yuvalarına düşmektedir.



Gazeteler, evlerinden kaçan genç kız ve oğlanların babaları, anaları tarafından çağırıldığını gösteren ilanlarla doludur.



Disiplin ve kanunlara, nizamlara saygı kalmamıştır.



Bu memleket geri zekalılarla, delilerle, ruh hastalarıyla doludur.



Ne belediye nizamları, ne devlet kanunları yürümektedir.



Bu saydıklarım, çöküntünün manevî yönleridir. Bir de maddî ve tabiata ait olanları var: Toprak kayması yüzünden, milyonlarca tonla ifade edilen toprak her yıl denizlere dökülmektedir. Ormanlar tarla açmak için kasden yakılarak memleket çölleştirilmektedir. 1960'ta uçakla İstanbul'dan Ankara'ya yaptığım bir yolculukta ormansız, yeşilliksiz bir çöl seyrettim. 1931'de çam ormanlarıyla kaplı gördüğüm Bolu dağları çevresini 1960'ta otobüsle yaptığım İstanbul'a dönüş yolculuğumda bomboş buldum.



Büyük şehirler, hele “dünya incisi” denen İstanbul milyarlarca liralık şeddâdî binalarla tahrip edilmektedir. İstanbul'a “iri bir köy” diyorlar. Köy bile değil de sokakları, yapıları ile güneşsiz, ağaçsız bir manastırhane…



Haydarpaşa ile Pendik arası tek bir şehir haline gelmiştir. Bu iki istasyon arasında trenle bir banliyö yolculuğu yapanlar, demiryolu boyunca 3 metre aralıkla yapılmış 4–5 katlı koca apartmanlar göreceklerdir. Halbuki belediye nizamlarına göre banliyöde bunun 6 metre olması lazımdır. Bunca inşaat suçunu belediye mühendisleri neden müfettiş göndererek sorumluları araştırmamıştır? Burada her suç, yapanın yanına kar mı kalacaktır? Bu suçlar neden işlenmektedir?



Dertler ve suçlar saymakla tükenmez. Bunları saymaktansa çarelerini, yeniden kurulması gereken Türkiye'nin hangi temellere dayanması gerektiğini sıralayalım:



Türk milletinin yaşaması isteniyorsa önce ele alınacak konu onun sağlığını sağlamaktır.



Sağlık konusu yalnız iyi beslenme, güneşten faydalanma, beden hareketi yapma meselesi değildir. Sağlık konusu aynı zamanda bir de irsiyet meselesidir. Birçok fertleri irsî akıl ve ruh hastalıkları ile illetli olan millete sağlam millet denemez. Biz bugün bu durumdayız. Geçen yıllarda 400.000 geri zekalı çocuktan bahsolundu. Akıl ve ruh hastalığını çocuğuna geçirecek olan fertleri kısırlaştırmak, bugün “aile planlaması” denen ve Türkiye'nin hızla büyük nüfuslu ülke haline gelmesini önleyen tedbirden daha önce ele alınmalıdır. Türlü kanser ve cinnetlere sebep olan fabrika ve kalorifer dumanları, egzoz gazları, tütün, ağır alkollü içkiler gibi ırkı tahrip edici faktörlerin mutlaka önüne geçilmelidir. Bunlardan bir kısmının çaresi bulunmuştur. Pahalıdır diye ihmal etmek asla doğru değildir.



Sağlam yapılı bir millet iyi bir hammaddedir. İşlenmesi için okutulması, eğitilmesi lazımdır. Bu sıralarda moda olan “reform” kelimesinin eğitime neler getireceğini bilmiyorsak da çarşambanın gidişinden perşembenin gelişi belli olduğu için pek ümitli değiliz. Sınıf geçme yerine ders geçme, 10 numara yerine 4 numara veya puan ile reform olmaz. Hele okuyup yazma oranı 1970 sayımına göre %55 iken ilköğretimi 8 yıla çıkarmak fanteziden başka bir şey değildir. Öğretmenler arasında azımsanmayacak kadar bir kalabalıkla sızmış bulunan komünistleri topyekûn ayıklamadan ise hiçbir şey yapılamaz.



“Ezberciliği kaldırmak” tekerlemesi çok tehlikeli bir şeydir. Ezbercilik kalkınca İstiklal Marşı, kerrat cetveli, tarih yılları ve yabancı dil nasıl öğrenilir? “Ezberciliği kaldırmak” değil, “anlamadan ezberleme”yi kaldırmak, cidden lüzumsuz ders ve bahisleri kaldırmak lazımdır. İlkokuldan sonra derhal ihtisas bölümlerine ayrılmak, fakat temel ders olarak millî kültür (yani Türk Dili ve Grameri, Türk Tarihi, Türkelleri Coğrafyası ve Yurttaşlık Bilgisi) ile çocuğun kabiliyetine göre seçeceği ve seçilecek dersleri okutmak şarttır.



Milletin devlet kurması için toprağa, yani vatana ihtiyacı vardır. Elde sağlam ve vuruşçu bir millet olursa bu vatan her zaman bulunur.



Türkiye toprağının depremle batacağına dair bir emare olmadığı için bu yönden bir korku yoktur. Fakat toprağın denize akması ve ormanların yok olması sonucu memleketin çölleşmesi gibi ciddî bir tehlike vardır.



Irk sağlığından sonra Türkiye'nin en mühim meselesi, yer altı servetlerini işletmeden önce yer üstünü yaşanır duruma getirmek, ormanlarla yağmur sağlayarak tarım verimini arttırmak, ondan sonra yer altı servetlerine el atmaktır.



Türkiye'de 4–5 evliler de sayılmak şartıyla 60.000, bunlar sayılmamak şartıyla 40.000 köy var. İstanbul'dan Ankara'ya trenle giderken hattın iki yanındaki köylere bakınız. Bazılarında “bir tek” ağaç vardır. Çoğunda da üç beşten fazla yoktur. Yani görünüş tamamen bozkır ve çöl manzarasıdır. Evliya Çelebi'nin bahsettiği mamur köylere hat boyunda rastlanmaz.



Çağımız, köylerin yavaş yavaş tasfiye olunduğu, milletlerin şehirlere yerleştiği çağdır. Bu “köy”ler de bizimkiler gibi 50 evli, 100 evli köyler değil, en aşağı 500 evli köylerdir.



40.000 köyü büyük köyler halinde birleştirmek nazarî olarak güzel bir düşünce ise de uygulanması çok güçtür. Fakat mutlaka yapılması gerekli bir işlemdir. Bu büyük iş, Planlama Dairesi'nin başaracağı iş değildir.



Deprem kuşağı üstünde bulunan Türkiye'nin tehlikesizi yerlerinin seçilmesi, aynı zamanda akarsulara veya göllere yakın yerlerde bulunması, millî savunma bakımından Genelkurmay'ın fikrinin alınması lazımdır.



Köyleri büyütürken şehirlerin küçülmesine de o kadar ehemmiyet vermek icap eder. Eski Başbakan Süleyman Demirel, İstanbul'la İzmit arasında beş on yıl sonra tek bir şehir vücuda geleceğini müjde gibi haber vermişti. Halbuki bu bir felaket haberiydi.



Büyük şehirler sağlık, ahlak, asayiş, savunma bakımından büyük sakıncalar taşır. Büyük şehirlere lüzum yoktur. Bir milletin ileri ve güçlü olması büyük şehirleriyle ölçülmez. Toprağı az milletler için bu bir zaruret olsa bile Türkiye gibi geniş bir ülke için fantezi ve hatadır.



Anadolu'nun iyi bir etüdünden sonra yeni kültür ve endüstri şehirlerinin kurulması, büyük şehirleri hızla daha fazla büyütmemek için, elli yıl önce İsveç'in yaptığı gibi fabrikaları seçilecek köylerde kurmak, bugün çok az nüfuslu, fakat verimli olan Muş Ovası'na Batı Anadolu'nun sıkışık yerlerinden tarımcı nüfus göçürmek en isabetli tedbirlerdir.



Türkiye'nin yeniden kurulmasındaki en mühim amillerden biri de kanunlardır. Bilindiği üzere kanunlar örf, ırkî temayül ve ihtiyaçtan doğar. Bizim belli başlı kanunlarımız ise hep tercümedir. Anayasayı yapan hukuk profesörlerinin bir de Türk anayasası olduğundan haberleri yoktur. Türk tarihinden haberleri yoktur ki o tarihin doğurduğu yasaları bilsinler.



Başkanun olan anayasayı yalnız bir hukuk meselesi olarak düşünmek çok yanlıştır. Bundan dolayı anayasayı yalnız hukukçular değil, onlarla birlikte sosyologlar, psikologlar, tarihçiler ve psikiyatri uzmanları da beraber hazırlamalıdır. Bugünkü durum kanunlara saygıyı ortadan kaldırmıştır. Herkes kanunları yanlış görüp kendince düzeltmeye kalkınca da, tabii, millî düzen bozulmaktadır.



1962 anayasasının hazırlanmasında çok garip bir zihniyet hâkim olmuş, otorite sağlayıp diktatörlük yapmasın diye bir kimsenin iki defa üst üste devlet başkanı olması yasaklanmıştır. O takdirde başbakanların da yalnız bir meclis devresi için makamda kalması gerekmez miydi? Diktatörlük zamanla elde ediliyorsa bir partinin üst üste dört defa iktidara gelmesi de aynı sonucu doğurmaz mıydı?



Bütün Türk tarihi boyunca Türk devlet başkanları otoriter olmuşlardır. Otoriter olmayan bir devlet başkanının düşünülmesi bile abestir. Kanunlarla sınırlandırıldıktan sonra, yüksek yetki sahibi başkanların seçilmesinde zarar değil, yarar vardır. Bir de şu var ki şahsiyetler kuvvetli olunca, anayasa ne derse desin, kuvvetli şahsiyet diktatör olabilmektedir. Nitekim 1924 anayasasına göre de devlet başkanlarının yetkisi az olduğu halde Atatürk bir diktatördü.



Memleket, partiler yüzünden çıkmaza girdiği zaman meclisi dağıtıp yeni seçim yaptıran bir başkan, devletin kurtarıcısı olur. Milletin tuttuğu, sevdiği, faydalı bir başkan neden iki, hatta üç defa üst üste seçilmesin?



Senato ise lüzumsuz bir müessesedir. Anayasa Mahkemesi dururken Senatoya lüzum yoktur. İşleri uzatmaya ve devlete birçok masrafa mal olmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin biraz daha genişletilerek mühim kanunların kontrol ettirilmesi maksadı sağlar.



450 mebus çok fazladır. En küçük hakları bile yemeyen millî bakıyye usulü ile yapılacak seçim 200 mebuslu bir Mecliste kuvvetli partilerin tek başlarına hükûmet kurmalarını sağlar. Sağlayamazsa, yeni seçim yerine, Devlet Başkanına en kuvvetli partiyi iktidarda tutmak yetkisi verilmelidir. Milletlerin huzur ve istikrara ihtiyaçları vardır. Mebuslar nutuk düellosu yapacak diye devlet, hükûmetsiz bırakılamaz.



Zamanımız, ihtisasların çoğaldığı zamandır. Her devrede yeni yeni bakanlıkların kurulduğunu görüyoruz. Bu da bir mahsurdur. Bunun önüne geçmenin çaresi şudur: İçişleri, Dışişleri, Adalet, Sağlık, Eğitim, Maliye, İktisat, Ulaştırma Bakanlıkları gibi bakanlıklar temel bakanlıklar olup bunlar daima mevcut olacaktır. Memleketten bir Sağlık Bakanlığını kaldırmaya imkan yoktur. Fakat bunların dışında kalanlar ikinci sınıf bakanlıklar olup bunları kaldırmak da mümkündür. Nitekim Kültür Bakanlığı kaldırılmıştır. Spor Bakanlığı, Orman Bakanlığı gibi bazı bakanlıklara da zamanla ihtiyaç kalmayabilir. Böylece bu ikinci sınıf bakanlıklar için ayrı binalar yapmaya da lüzum kalmaz.



Milli Savunma Bakanlığı kaldırılmalı, onun bütün görevi Genelkurmaya devrolunmalıdır. Ordunun siyasetle ilgisi yoktur ama bu, particilik anlamındaki bir siyasettir. Ordunun Millî Siyasetle ilgisi vardır. Askerî bir kuruluşun başında askerlikten anlamayan bir sivilin bulunması doğru değildir. Genelkurmay Başkanları gerektiği zaman Kabine toplantılarında bulunmalıdır.



Birçok değerli subayın kadro ve yaş haddi diye emekliye ayrılmasının önüne geçmek için Türk ordusunun da üçlü teşkilat yerine ikili teşkilat kurularak rütbeler de buna göre ayarlanırsa askerliği seven subayların ordudan çıkarılması önlenmiş olur. Bu takdirde 40 yaşında bölük kumandanlarına rastlanacaktır. Ne çıkar? Eskiden de böyleydi ve hiçbir zararı görülmüyordu. Bugün 40 yaşında insan genç insandır.



Askerî liseyi bitirecekler için iki yıllık subay sınıf okulları kurulmalı, bu okulların en üstün başarılıları Harb Okuluna gönderilmelidir.



Ceza Kanunlarımızda “kanun boşlukları” diye ad takılan bir takım zayıf noktalar vardır ki bunlardan faydalanan suçlular, suçlarını işlemekte yıllardır devam edip dururlar.



Suç işleyenlerin, düzeni bozanların iflâhı kesilmedikçe Türk toplumu dertli olmakta devam edecektir.



Kan davaları, ırza taarruzlar, para için adam öldürme, haraç alma, kabadayılıkla geçinme, hırsızlık, rüşvet, sahtekarlık gibi suçları işleyenlerin büyük bölümü profesyonel olarak yaşamaktadır.



Daha önce de yazdığımız gibi, İslâmiyetten önceki Türkler evli kadına taarruz edeni ve büyük hırsızlık yapanları idam ederlerdi. Bugün bu işler kolektif olarak yapılıyor. Yakalananlar suçu birbirine atıyor. Çaresiz kalan hâkim, birine ağırca bir ceza verdikten sonra ötekilerini, delil kifayetsizliğinden ya beraat ettiriyor ya da iki yılla işin içinden çıkıyor. Sık sık gördüğümüz, üç beş yaşındaki çocuklara tecavüz edenlerin yaşatılması insaniyet midir? Şunu asla unutmamalı ki, ahlaksızlar ve hainler sertlik karşısında sinerler.



Hapishanelere yıllardır silah ve esrar sokulması hükûmet adamlarının gözünü açamamıştır. Hapishaneler, ceza görenlerin yaptıklarına pişman edileceği yerler olmalıdır. Bu da tecritle ve yalnız bırakılmakla olur. Küfürle ve dayakla değil. Şunu da unutmamalı: hapishane yalnız bir ıslah evi değildir. Aynı zamanda toplumun, kendisine zarar verenden öç aldığı yerdir.



İnsaniyet duygusu bütün dünyada bir cıvıklık halini almıştır. Bu insaniyetçilere göre suç işleyen zavallıyı o hale getiren “neden!”leri arayıp bulmalıdır. İnsanlar o “neden”leri aramakla uğraşırken insanlar mahvolup hayvan derekesine inecekmiş, kimin umurunda?



12 Mart muhtırası ve bugünkü durum iyi bir fırsattır. Türkiye'nin yeniden kurulması ve kurulurken millî geleneklerin, aklın, şuurun, bilimin hâkim olması için şimdiden kurulacak komisyonlar işe başlamalı, aceleleri olmadığı için konuyu ciddiyetle ele alarak üstün bir devlet kurmak için gerekli ne varsa hazırlamalıdır.



Tabiî, söylemeye de lüzum yok: Bu yeni devletin adı yarısı Türkçe, yarısı Arapça mı, İtalyanca mı olduğu belli olmayan “Türkiye” değil, bütünüyle Türkçe “Türkeli” olacaktır.

tarhan yazar

Kutay
altay dağlarının şen yazarları olan tarhan yazar'lar sözlük içinde bir takım ayrıcalıkları bulunan ama sorumlulukları bulunmayan yazarlardır.

sözlük için bir takım fedakarlıklarda bulunmuş yazarlar ve emekliye ayrılmış tigin ve yabgu'lar için planlanmış yazarlık statüsüdür.

bu yazarlar toktamış yazarlardan farklı olarak tigin rütbesine eşdeğer bir rütbede olup yapılan oylamaları görüp açtığı başlığı kendisi düzenlemek gibi bir takım artılara sahiptir.

olur da altay dağlarında rastlarsanız o dağlarda çok at koşturduğunu ve kurultay için vazgeçilmeyecek birisi olduğunu akılda tutmanızda fayda var.

emniyet genel müdürlüğü rütbe ve işaretleri

Kutay
emniyet genel müdürlüğünde görev alan personelin hiyerarşik düzende yerini ve görevini belirleyen işaretlerdir.

emniyet genel müdürü: sınıflar üstü emniyet müdürü

altaysozluk.com/foto
1. sınıf emniyet müdürü 1. kademe: Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Merkez Emniyet Müdürü, Emniyet Müşaviri görevlerinden herhangi birini ifa eder.

altaysozluk.com/foto
1. sınıf emniyet müdürü 2. kademe: Daire Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, İl Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi, Öğretim Görevlisi, Merkez Emniyet Müdürü, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Polis Akademisi Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Emniyet Müşaviri, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü, Polis Eğitim Merkezi Müdürü, Uçuş Kıymetlendirme Kurulu Üyesi, Pilot görevlerinden herhangi birini ifa eder.

altaysozluk.com/foto
2. sınıf emniyet müdürü: Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürü, Daire Başkan Yardımcısı, İl Emniyet Müdür Yardımcısı, Polis Müfettişi, Hukuk Müşaviri, İlçe Emniyet Müdürü, Polis Akademisi Bölüm Başkanı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdür Yardımcısı, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdür Yardımcısı, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı, Polis Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı, Enstitü Sekreteri, Öğretim Görevlisi, Uçuş Kıymetlendirme Kurulu Üyesi, Havacılık Müdürü, Pilot görevlerinden birini ifa eder.

altaysozluk.com/foto
3.sınıf emniyet müdürü : Moral Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı, Hukuk Müşaviri, Şube Müdürü, İlçe Emniyet Müdürü, Öğretim Görevlisi, Pilot görevlerinden herhangi birini ifa eder.

altaysozluk.com/foto
4. Sınıf emniyet müdürü: Şube Müdürü, İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı, Hukuk Müşaviri, Şube Müdür Yardımcısı, Öğretim Görevlisi, Pilot, İlçe Emniyet Müdürü görevlerinden herhangi birini ifa eder.

altaysozluk.com/foto
emniyet amiri : İlçe Emniyet Amiri, Bürolar Amiri, Birlik Amiri, Çevik Kuvvet Grup Amiri, Ekipler Amiri, Tim Amiri, İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı, Büro Amiri, Trafik İstasyon Amiri, Sınıflar Amiri, Öğretim Görevlisi, Pilot görevlerinden herhangi birini ifa eder .

altaysozluk.com/foto
başkomiser: Karakol Amiri, Büro Amiri, Çevik Kuvvet Grup Amiri, İlçe Emniyet Komiseri, Birlik Amiri, Tim Amiri, Trafik İstasyon Amiri, Trafik Kayıt ve Tescil Büro Amiri, Karakol Amir Yardımcısı, Sınıflar Amiri, Grup Amiri, Öğretim Görevlisi, Pilot görevlerinden birini ifader.

altaysozluk.com/foto
komiser:Grup Amiri, Ekip Amiri, Tim Amiri, Büro Amiri, Karakol Amir Yardımcısı, Sınıflar Amiri Yardımcısı, Sınıf Komiseri, Trafik İstasyonu Amir Yardımcısı, Öğretim Görevlisi, Pilot görevlerinden herhangi birini ifa eder.

altaysozluk.com/foto
komiser yardımcısı : Grup Amiri, Ekip Amiri, Tim Amiri, Büro Amiri, Karakol Amir Yardımcısı, Sınıflar Amiri Yardımcısı, Sınıf Komiseri, Öğretim Görevlisi, Pilot görevlerinden herhangi birini ifa eder.


altaysozluk.com/foto
Kıdemli Başpolis Memuru: Ekip Amiri, Tim Amiri, Grup Amiri, Büro Amir Yardımcısı, Grup Amir Yardımcısı, Büro Memuru, Ekip Memuru görevlerinden herhangi birini ifa eder.


altaysozluk.com/foto
Başpolis Memuru:Ekip Amiri, Tim Amiri, Devriye Amiri, Grup Amiri, Grup Amir Yardımcısı, Ekip Amir Yardımcısı, Büro Amir Yardımcısı, Büro Memuru, Ekip Memuru Büro Memuru, Ekip Memuru, Tim Memuru, Karakol Memuru, Nokta Memuru, Devriye Memuru, Koruma Memuru, Trafik Memuru, Telsiz Memuru, Memur Büro Memuru, Ekip Memuru, Tim Memuru, Karakol Memuru, Nokta Memuru, Devriye Memuru, Koruma Memuru, Trafik Memuru, Telsiz Memuru, Memurluk görevlerinden herhangi birini ifa eder.


altaysozluk.com/foto
Polis Memuru: Büro Memuru, Ekip Memuru, Tim Memuru, Karakol Memuru, Nokta Memuru, Devriye Memuru, Koruma Memuru, Trafik Memuru, Telsiz Memuru, Memurluk görevlerinden herhangi birini ifa eder.

altaysozluk.com/foto

altay sözlük töreleri

Kutay
"Altay Sözlük Genel Kurallar"
madde 1- Altay sözlük; Türkiye ve Türk Cumhuriyetlerinde yaşayan, daha önce yaşamış olan Türk milletlerinin Kültürel, siyasi, ve günlük hayatlarının daha güzel anlaşılabilmesi ve Türkçülük düşüncesinin korunarak gelecek nesillere aktarılması amacı ile kurulmuş; kar amacı gütmeyen, herhangi bir kurum ve kuruluş ile bağlantısı olmayan, Türkiye Cumhuriyeti Yasalarının tamamına bağlı olan, bağımsız bir bilgi paylaşım platformudur.
Ana temamız Türkçülük ve Türkiye olsa da sözlüğümüzde tüm konular ile ilgili, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına kesin bir bağlılık ve itaat şartı ile her türlü bilginin paylaşılmasında hiçbir sakınca yoktur.

madde 2- Altay sözlük, yazarların; din, dil, ırk, cinsiyet, mezhep ve ideolojik görüş farkı olup olmadığına bakmaz. Tüm yazarlara eşit mesafede yaklaşır. Türkiye cumhuriyeti yasalarına ve sözlük kurallarına riayet etmek kaydıyla herkes sözlüğe üye olabilir ve özgürce paylaşımlarda bulunabilir.

madde 3- Altay sözlük'te Türkiye Cumhuriyeti yasalarının izin verdiği çerçevenin içinde kalma kaydı ile her türlü içerik paylaşılabilir ancak içeriğin tüm sorumluluğu, içeriği paylaşan yazarlara aittir. Altay sözlük'e üye olan her yazar, paylaştıkları içeriğin tamamından sorumlu olduğunu gayri kabili rücu kabul ve taahhüt eder.

Madde 4 - Altay sözlük, yazarlara ait içeriklerden sorumlu değildir. Resmi makamlardan istenmesi durumunda ilgili içeriği paylaşan yazarın kişisel bilgileri ve Elektronik izleri resmi makamlarla paylaşılabilir.

Madde 5 - Altay sözlük'te paylaşılan içeriklerin tamamı yazarların şahsi fikirleridir. Altay sözlük, buradaki hiçbir içeriğin doğruluğuna dair herhangi bir teminat vermez. bu sebeple doğacak olan doğrudan veya dolaylı maddi/manevi zararlardan Altay sözlük hiçbir şekilde sorumlu olmayacaktır.

Madde 6 -Altay sözlükKuralları gelişmeye açıktır. Bir kısmı veya tamamında değişiklik yapma hakkı sözlük yönetimine aittir. Sözlük kurallarında değişiklik olması durumunda bu değişiklikler yazarların bilgisine sunulur.

Madde 7 - tüm yazarların statüleri daha önceden hiçbir bildirim yapılmaksızın değiştirilebilir, silinebilir veya engellenebilir. yazarın silinmesi/engellemesi durumunda açtığı başlık, yorum ve içeriklerin sistemde tutulabilir olması Altay sözlük yönetiminin inisiyatifindedir.

Madde 8 - Sözlük içi şikayet mekanizması mevcuttur. Rahatsız edici içerikler tüm yazarlar tarafından şikayet edilebilir. Şikayetler Moderatörler ve admin tarafından değerlendirilir. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına ve sözlük kurallarına aykırı içerik ve başlıklar, düzelticiler(tigin), moderatörler (yabgu) veya Admin (Kağan) tarafından, silinebilir veya değiştirilebilir.

Madde 9- kurallara aykırılık taşımayan fakat belirli sebepler ile hatalar içeren başlık, içerik ve yorumlar yetkililer tarafından küçük değişiklikler kapsamında düzeltilebilir.

Madde 10 - Altay sözlük'te sunulan hizmet ve içerikler, bireysel olarak kullanım sağlanması amaçlar. tarafımızca sağlanan hizmetler ve içerikler Altay sözlük yönetiminden izin alınmadıkça ticari anlamda kullanılamaz, kopyalanamaz, başka sosyal medya organlarında kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Madde 11- terör sempatizanlarının, doğrudan ve dolaylı olarak terör örgütü tanıtımı, terör örgütü propagandası (pkk, dhkp-c, ışid, fetö, el kaide gibi) içerikleri ve yorumları yayınlaması suçtur. hiçbir şekilde müsaade edilmeyeceği gibi, süresiz olarak uzaklaştırılacaklardır.

Madde 12- Sözlük içi başlıklarının altında yazılan girdi'lerde, "argo" kelimeler kullanılmasında sakınca yoktur. küfürlü girdi'ler ise tamamen yasaklanmıştır. olası küfürlere sansür uygulanacağı gibi, tamamen silmek yönetimin inisiyatifindedir.

Madde 13 - Altay sözlük'te, yönetimden izin alınması kaydı ile her türlü, kurum, şirket, web sitesi tanıtımı yapılabilir ancak uygunsuz reklamları kurultay yani yönetimin kısıtlaması hakkı saklıdır.

Madde 14- sözlükte seri eksi ceza sebebidir. Eksi oy vermenin amacı beğenilmeme ya da aynı fikirde olmama dışında seriye bağlanırsa, tespit edilen yazar uyarının ardından uzlaşmadığı sağlamazsa cezalandırılır.

Madde 15 - sözlükte yazarların yetkisi olmaksızın kod yazımı, sözlüğün sistemini ve akışını etkileyecek yazılımsal müdahaleler, sözlükle ilgili sistemsel işlemler yapması yasaktır. tespit edilen yazar ikaz edilmeksizin hesabı süresiz kapatılır.

Madde 16 - kahir ekseriyet tarafından hakaret olarak kabul edilen kelimeler, topluluğumuzda da hakarettir. silme işlemi usulünce uygulanır. provokatif üslup görmezden gelinmemektedir. bu tür bir üslubu kullanarak diğer yazarları tuzaklayan yazarların bu davranışı önce uyarı, sonrasında bu tavırda ısrar halinde sözlükten uzaklaştırmaya sebebiyet verir.

Madde 17 - hiçbir yazara, gerçek ve tüzel kişiye, kuruma, kuruluşa, dine, ırka, mezhebe ve bunların mensuplarına hakaret edilemez, aşağılanamaz, küçük düşürülemez, edebe ve ahlaka aykırı ifadelerde bulunulamaz.

Madde 18 – İçerik girilirken herhangi bir kaynaktan alıntı yapıldı ise muhakkak alıntının kaynağı gösterilmelidir. aksi halde doğabilecek yükümlülüklerden Altay sözlük sorumlu değildir.

Madde 19 - Altay sözlük'te Özel mesajların gizliliği esastır. Yagbu ve Kağan dahil hiç kimse Özel mesajlarınızı okuyamaz. Mesaj kutusu yazarın şahsına ait özelidir. Onun haricinde oraya başka hiç kimse giremez ve okuyamaz. Ancak, diğer yazarlarla yapılan özel mesaj görüşmeleri hiçbir sebeple ifşa edilemez. Özel mesajlar veri tabanında depolanmamaktadır. Özel mesaj ile hakaret gibi durumlarda hakaret edilen kişi, ekran görüntüsü alarak delil sağlamak durumundadır. Altay sözlük yönetiminin hiçbir şekilde özel mesajlara ulaşması mümkün değildir.

Madde 20 - bir yazarın mahlası kullanılarak başlık açıldığında, ilgili yazar veya yönetimin talebine göre başlık veya içerik silinebilir. Yazarlar, kendileri hakkında sözlükte yazılan içeriklere müdahale etme hakkına sahiptir.

Madde 21- Sözlük yönetimi, Moderasyon ve Moderasyon hiyerarşisi.
Altay sözlük yönetimi, sözlüğün genel işleyişini sağlamakla görevlidir. bu görevi yerine getirirken tamamen tarafsız davranmakla yükümlüdürler. kimseye danışmaz, icazet almaz ve sırf bu görevi yerine getirdiği gerekçesi ile sorumlu tutulamazlar.
Sözlük yönetimi bu görevlerini yerine getirirken keyfi tutumlar sergileyemez, adaletten taviz veremez, kayırmacılık yapamaz, kişisel görüşlerini kararlarına yansıtamazlar. Müdahaleler kişisel duygulardan uzak ve törelere uygun yapılır.
Sözlük Yazarları, karşılaştıkları sorunlar için sözlük yönetimine danışma ve sorunun çözüme kavuşturulmasını talep edebilirler . sözlük yönetimi sorunun imkanları ve yetkileri dahilinde çözmeye gayret sarfeder. Ancak sorunun muhakkak çözüleceğine dair bir garanti veremezler.
Altay sözlük yönetimi; sözlük yönetimi üyelik işlemleri, üyeliğin sonlandırılması, yazar statülerinde değişiklik yapma, ceza verme, cezayı kaldırma, başlık ve tanımlar üzerinde gerekli düzenlemeleri yapma, silme, başlık canlandırma, kilitleme ve gizleme haklarını belli hiyerarşik statü çerçevesinde paylaşmıştır. Bu statüler aşağıdaki gibidir.

Balasagun Yazar: Çaylak yazarlardır. Sözlüğe yeni kayıt olan yazarlar balasagun yazar olarak adlandırılırlar. Bu yazarlar 5 içerik (entry) girdikten sonra Sözlük yönetimi tarafından Bir üst statüde bulunan "Toktamış Yazar” statüsüne yükseltilirler.

Toktamış yazar: Sözlüğümüzün en önemli grubudur. Günlük hayatta yaşadıklarını, fikirlerini, ideallerini, sevinçlerini, hüzünlerini, sevdiği, sevmediği şeyleri, dinlediği müzikleri, okuduğu kitapları, anılarını, deneyimlerini vs. günlük hayatta aklımıza gelebilecek her şeyi kurallar ve Yasalar çerçevesine bağlı kalarak paylaşırlar ve paylaşılanları okuyabilirler. Her hangi bir konuda başlık açabilirler, açılmış başlıklara yorum yapabilirler, yapılan yorumları okuyabilirler, olumlu veya olumsuz oylama yapabilirler. Ayrıca Tüm toktamış yazarlar da içeriğin yanında bulunan “şikayet et” böceğine tıklayarak uygunsuz içerikleri şikayet edebilirler.

Tigin: “tigin” yazarlar, Toktamış yazarların yetkilerine ek olarak hatalı veya sakıncalı içerikleri yönetime bildirme yetkisine sahip olan "düzelticiler"dir. Başlıklarda düzenleme ve gerekli görüldüğü durumlarda yazarla iletişim halinde olmak kaydıyla girdiler'de düzenleme yapabilir ve uygunsuz olanları yine yazara bildirmekle birlikte silebilirler.

Yabgu: Sözlük Moderatörleridirler. uygunsuz içerikleri silme veya düzeltme, başlıkları silme ve taşıma yetkisine sahip olup sözlükteki genel koordinasyonu sağlamakla görevlidirler. Bu arkadaşlara Kağan'ın iki tarafı keskin kılıcı da diyebiliriz. O nedenle zorunlu olmadıkça muhatap olunmaması her iki tarafın hayrına olacaktır.

Kağan: Sözlüğümüzün sahibi ve en yetkili kişisidir. Moderatörlerin tüm yetkilerine sahiptir. Ayrıca sözlük kontrol panelinin anahtarları da Kağan'ın elindedir. Kendisi Altay Dağlarının zirvelerinde bir yerlerde ikamet eder. Ulaşmak pek kolay değildir.

Altay Sözlük yönetimi, Bu metinler, yetkiler ve sorumluluklar üzerinde değişiklik yapma hakkını saklı tutar.

Altay sözlük töreleri, Sözlüğe üye olan her yazarın mail adresine gönderilir ve sözlükte yazarlık kaydı bulunan herkes tarafından okunmuş ve kabul edilmiş farz edilir.

altay sözlük töreleri

Kutay
Altay sözlük, arkasında Türkçü fikirlerin ağırlıklı olmasıyla birlikte, hiçbir kurumla bağlantısı olmayan egemen bir sözlüktür. Her konuda; Türkiye cumhuriyeti yasaları'na aykırı olmaksızın bilgi paylaşımı, fikir ve yorum sunumunda bulunmak olağan kabul edilebileceği gibi, sözlükte yazar olabilme hususunda dil, din, ırk ve mezhep arayışları yoktur.
Altay sözlük'te yazılan giriler içinde, beyanda bulunulan iddianın kaynağı gösterildiğinde hukuki sakınca içermez. Fakat kişisel yorumlardaki ifadeler yazarın kendisine ait olup, Altay sözlük bu mesuliyetin dışında tutulur. Sözlük içi yazılarda hukuki sakınca, provokasyon, mübalağalı müstehcenlik, hakaret ve küfürlü ifadeler yakşı bulunmamakta, argo kullanımı ise hicap düsturunu aşmadıkça maruz görülmektedir. Altay sözlük'e kayıt olan adıyakşı yazarlar, bu kuralları kabul etmiş olup, kımız ikramıyla girilerini yazmaya başlamış demektir. Alkış ber sevgili alpler...