confessions

kama tarkan kağan

bertuğ - Tigin

  1. toplam giri 1199
  2. takipçi 14
  3. puan 27905

tengricilik

kama tarkan kağan
son yıllarda türkiye'de bloglarda ve sosyal medyada tengricilik adıyla pazarlanan inanç bildiğimiz gök tanrı dini değil, burkancılık (ak yang/ak cang veya ak din) dinidir. tengricilikte sistematik bir tebliğ kavramı olmamasına karşın, bilinçli bir şekilde ak cang misyonerliğini tengricilik adı altında yayan birçok kitap, blog ve topluluk dikkat çekmektedir. bu iş öyle bir noktaya geldi ki, gerçekten tengrici olan topluluklar burkancıların yanında sayıca azınlık durumuna geldi.

akay kine ve benzerlerinin anlattığı öğreti (burkancılık); 1900'lü yılların başında çet çelpen tarafından kurulmuş, gök-tanrı dini ve budizmden esintiler taşıyan senkretik bir inançtır ve özünde rus işgaline karşı siyasi bir harekettir. bu dinin mensupları zamanında kamların ve geleneksel tengri inancının özünü kaybedip kötülüğe hizmet ettiğini, bu inançlar yüzünden rus işgalinin yaşandığını öne sürmüş ve büyük zararlar vermişlerdir.

tengriciliğin beyaz yakalılar arasında yayıldığı gibi bir bilgi var, bu çok doğru bir tespittir; ancak yayılan tengricilik değil, tengricilik adıyla anlatılan ak cang dinidir.

işin ilginç ve şüphe uyandıran kısmı şu: altay Türkleri arasında burkancılar kendilerini tengrici olarak tanımlamazken, türkiye'deki burkancılık misyonerleri bilinçli olarak bu dini tengricilikle aynı inançmış gibi sunuyorlar ve bunda büyük yol aldılar. oysa türkiye'ye 2000'lerin ortasında giren bu burkancı misyonerlerden çok önce de türkiye'de gök tanrı dinini araştıran ve bu inanca sahip olan insanlar vardı.

bakalım bu sürecin altından ne çıkacak.

Ekleme:

Ak-cang/ak-yang veya ak-din gibi Çuvaş temelli başka bir akım için

(bkz:vattisen yalı)

tengricilik

kama tarkan kağan
Bilim adamından bilgisayar başında ahkam kesen işsizine kadar herkesin hakkında yorum yaptığı bir din/inanç sistemi

Hakkında iddialar nedir

1) ateist iddiası: yer ana,umay,erlig gibi bir çok tanrı var o yüzden politeist bir din

Bebeyim sen bunun böyle olduğunu iddia ediyorsun da kaynak nedir? Var mı bu tengricilik'in yazılı bir kaynağı veya kutsal kitabı ben cevap vereyim yok hakkında öğrenilen her şey orhun abideleri,divan-ı lügat-it türk, Moğolların gizli tarihi gibi türk ve moğol devletleri tarafından yazıya alınmış ufak tefek yazılar ile hiung-nu, göktürk gibi devletler ile çeşitli çin hanedanları (han,qin,vey,sui,tang,jin vs) arasındaki mektuplaşmalardan öğrenildiği kadar çünkü dediğimiz gibi kutsal kitabı yok ayrıca çok tanrılı olduğuna dair bir kanıt da yok çünkü her tanrıya adanmış bir yontma tanrı tasviri bir put veyahut bir mabed yok divan-ı lügat-it türk'ün yazdığına göre Tengri üç farklı anlamda kullanılır

*Tanrı
*gök, sema (müslüman olmayanlarca)
*Dağlar, ağaçlar ve ırmak gibi göze ulu görünen her şey (müslüman olmayanlarca) bu bilgi aklında bulunsun geri döneceğim

2) muhafazakar iddiası: İslam'a çok benziyordu o yüzden geçtik

Sen bu yorumu neye göre yaptın kardeşim senin var mı bir kaynağın Tengri kelimesi eski türklerde tanrı anlamına geldiği gibi cennet anlamına da gelirdi yani kuzey Amerika kızılderililerinde olduğu gibi tanrı ile cennet aslında aynı bak İslam'dan en farklı noktası da bu zaten İslam'da Allah ile Cennet farklı hani nereleri benziyor pampa

3)deist iddiası: tengri evreni yarattı hiçbir şeye karışmadı

En komik de bu işte bir kere bu arkadaşlar
Mete'nin M.Ö. 176 yılında Çin imparatoruna göndermiş olduğu mektubunda kendisini tahta Gök Tanrı'nın çıkardığını, zaferlerini Gök Tanrı'nın yardımıyla kazandığını belirtmekte olduğunu bilmez. Yine Künçin (M.Ö. 160-126), M.Ö. 133'te Çin imparatorunun Ma-i'de kendisine hazırladığı tuzaktan kurtulunca Tanrı takdir buyurduğu için kendini koruyabildiğini söylemiş, bir başka başarısının ardından da Başarısının Tanrı'nın işi olduğunu belirttiğini de bilmez. Göktürklerin savaştan önce zafer için Tanrı'ya dua ettiklerini belirten Çin kaynaklarına göre, Tardu Kağan 590 yılında bir savaştan önce atından inerek Tanrı'ya yakarmıştır yani tengri bu dinde her şeye müdahale eder savaşlar onun sayesinde kazanılır bereket de kıtlık da salgın da ondandır deizm'i anlatmaya gerek yok zaten

Esasen tengricilik Şamanizm,totemizm,animizm,ata kültünden ve monoteimzden öğeler barındıran bir inanç sistemiydi çünkü bu dine inanan adamlar herşeyin kaynağını Tengri (cennet) kabul ediyor lakin dağ, ağaç veya ırmakların kutsal ruhları için dua ediyor ata ruhlarına da dua ediyor hayvan ruhlarına da ediyordu hatta her maddenin de bir ruhu vardı monoteist olduğu kadar da şamanist bir dindi o sebepten dolayı inanmak isteyen iyice araştırıp zırvalamadan araştırsın ayrıca Tengri ile erken hint-iran halklarının gökyüzü tanrısı dyeus ile de benzerlik olduğuna bilim adamları not düşmüş

mizrahi

kama tarkan kağan
aslinda israil'de ortadogu kokenli yahudilerin genel adidir. fakat; israil'in, agirlikli olarak, kuruculari olan doğu avrupa, rusya'dan gelen askenazlar, israil topraklarina nispeten daha erken yerlesmelerinin de avantajini kullanarak hemen her alanda hegemonya kurdugundan ve sosyal (ve neredeyse soysal) anlamda zaten yahudilerin geri kalanina gore kendilerini ustun bellediklerinden, askenaz kimligine karsit olarak, ortadogu kokenli olmamalarina ragmen İspanyol kökenli sefaradlari da icerecek sekilde, bir ikinci sinif kimlik olarak yeniden tanimlanmistir. zannimca bizdeki Balkan türkleri ile anadolu türkleri arasindaki hic bahsedilmeyen surtusmeye benzer bir surtusme yasanir aralarinda; guc farki biraz daha derindir.

mizrahim'in israil politikasinda etkinligi, parlemantoda az sandalye ile de olsa temsil edilmeye baslandigi 1970'lerden sonra baslar; şas isimli bir partileri vardir; isci ve likud partilerinden sonra ucuncu en buyuk partidir israil'de.

politik hakimiyet icin aşkenazlar ile aralarindaki rekabet, filistin sorununa yansimaz; filistin sorununda ortak hareket eder bu iki grup.

sabinler

kama tarkan kağan
Romalılara(Latin) komşu italik halk

roma'nın kuruluşu aşamasında romulus insan sayısını arttırmak için çevrelerinde ne kadar iti, kopuğu, uğursuzu varsa roma'ya toplar. ama ortada bir sorun vardır: bu kadar erkek kadın olmadan ne yapacak? Doğal komşuları da bu it kopuk takımına haklı olarak kız vermez. sonra bir çare bulunur. büyük bir ziyafet verilir ve komşu sabin'ler de çağırılır. yenilir, içilir sabin erkekleri kafayı bulunca romalı'lar ne kadar kadın varsa hepsini toplar ve kaçırır.

Bu olayın akabinde sabinler kaçırılan kızlarını geri almak için roma'yı kuşatır savaşın ortasında kaçırılan Sabin kızları ortaya atılarak hem Latin hem de sabinlerin eşleri olmayı kabul edip savaşı sona erdirirler böylece tam roma tersten görecekken hayatta kalıp yüzyıllar sonra galyalıların,kartacalıların,kelt-iberlerin,halvatii kabilesinin,bretonların,berberilerin,likyalıların başına bela olmuşlardır.

ural altay dilleri

kama tarkan kağan
1960 lı yıllarda çöken teori

Ayriyeten japonca ve korece'nin Altay dili olduğu hiçbir zaman net bir şekilde açıklanmadı japonca ve korece de hiçbir dille akraba olmayan izole diller olarak değerlendiriliyor

Altay dili olup birbiri ile akraba olduğu net olan diller moğol, türk ve tunguz dilleridir.

bill finger

kama tarkan kağan
Batman, yeşil fener,joker,penguen, çift yüz,bilmececi,robin gibi karakterleri çizen kendisidir Batman'in kurgusal şehrine gotham ismini bulan da kendisidir,Batman'ın gerçek kimliğine Bruce Wayne adını bulan da bu adamdır

Bill finger devreye girmeden önce çizilen Batman şu


altaysozluk.com/foto

Bill finger bu arkadaşı dedektif hale getirmiştir


altaysozluk.com/foto

Olayı özetleyen görsel şu

Bob Kane adlı emek hırsızı yüzünden adı hala batman'i tasarlayanlar arasında geçmez.

karakol

kama tarkan kağan
Türkçe *kara- fiili kaydedilmemiştir. Ancak Eski Türkçe karawaş (hizmetçi kız) ve karak (göz bebeği) biçimleri, aynı kökün Türkçede de mevcut olabileceğini gösterir. Karakol kelimesinin bir diğer hali karağul da ki -ağul eki Moğolcadır yüksek ihtimal de Türkçe de zamanla karağul kelimesi karakol halini almıştır.

new age dinleri

kama tarkan kağan
Türkçesi "yeni çağ" dinleri olarak çevirilse de böyle bilindiği için böyle yazdım

new age dinleri tepeye "ölümsüz tanrı"yı koyar.
tabana "ölümlü insan"ı yerleştirirler.
tanrı ve insan arasındaki boşluğa ise "tanrılık yolunda evrimleşen" uzaylı uygarlıkları yerleştirirler.

haliyle evrende dünyadaki uygarlıklardan çok daha ileri olan sayısız varlık ve uygarlık vardır.

bu "ileri uzaylı uygarlıklar" insanlık ile açık bir iletişime geçmezler.
peygamberler ve medyumlar gibi az sayıda insanı aracı olarak kullanırlar.

bu uzaylı ileri varlıklardan alınan bilgilere "evrensel bilgi" denir.
peki bu "galaktik" "evrensel" vb bilgilerin doğruluk ve güvenilirlik düzeyi nedir?

1- astronomi konusunda kara cahildirler.

evren hakkındaki tüm bilgileri bilim tarafından elde edilmiş "güncel astronomi"den ibarettir.
uranüs, neptün gibi gezegenlerden veya gezegenli yıldızlardan anca bilim onları keşfedince haberdar olmuşlardır.
astronomların evren hakkında sorduğu sorulara asla yanıt veremezler.
çünkü evren hakkında hiçbir bilgileri yoktur.

2- uzaylıların dünyaya teknoloji transferi yaptığını savunurlar.

ama durum yine aynıdır. yani bu buluşları önceden haber vermezler.
anca bilim tarafından bulunup ticari olarak üretilip yayıldıktan sonra haberdar olurlar.
bu teknolojilerin uzaylılardan alındığı hakkında hiçbir kanıtları yoktur.

3- ışık hızında giden veya boyut atlatan uzay araçlarına ait şemalar paylaşırlar.
ama ne kendileri ne de başkaları asla o araçları üretmezler. çünkü deli saçmasıdır.

4-dinler konusunda cahil veya taraflıdırlar.

örn. hintli bir guru, uzaylılarla konuşuyor.
şunu fark ediyoruz...uzaylı varlıklar "hint dinleri" konusunda bir hayli bilgililer.
ama islam ve hristiyanlık konusunda bilgisiz veya muhalif yaklaşıyor.
yani belki de uzaylı diye biri yoktur... hintli kardeş kendi fantezilerini yazıyordur.

yani kısacası modern çağ peygamberleri şunları yaparlar.

1-en güncel astronomi atlaslarını açıp gökcisimlerini belirlerler.
2-"solar", "stellar", "galaktik" ve "kozmik" uygarlık ve federasyonlar uydururlar. (kardaşev ölçeği)
3-ardından bu hayali uygarlıkların birbirlerine ve dünyaya olan ilgileri üzerine hayali anlatılar üretirler.

uzaylıların "doğru bilgi"ler verdiği iddia ediliyor ama ortada "doğru bilgi" diye bir şey yoktur.
yani "evrensel bilgi" dedikleri şey aslında "bir arkadaş ekolü"dır.

(bkz:ben değil bir uzaylı arkadaş)

mitracılık

kama tarkan kağan
Mitraizm inancına ait, dünyanın en büyük mağara tapınağı Gaziantep-Dülük'tedir. İşin ilginç yanı tapınakta açıklayıcı bir bilgi bulunmaması. Ziyaret edenlerin çoğu, sıradan bir mağara gezdiklerini sanıyorlar. Roma askerlerinin çok büyük bir kısmı bu inancın üyesiydi (tabi Romalıların inandığı mitraizm esas olandan bayağı bir farklı). Konstantin, hristiyanlık yerine, mitraizmi devlet dini olarak seçseydi belki de bu mağara en önemli kutsallardan biri olacak zaten askerleri mitracı olan Roma'nın halkı da bu dine inanacak ve karşımızda mitraizm'e inanan bir Avrupa toplumu olacaktı.

amuca kabilesi

kama tarkan kağan
Amuca, "amca" kelimesinin eski söyleyişidir, yani baba kardeşi demektir. Aşiret/oymak anlamında "kabile" kelimesi kullanılmış ve Amuca Kabilesi olarak Osmanlı Devleti'nin kayıtlarına geçmişlerdir. Günümüzde daha çok "Amıca Kabilesi" olarak söylenmektedir.

Balkanlar ve Anadolu'nun çeşitli yerlerine dağılmış kayı boyundan kabile.

kafkasya halkları

kama tarkan kağan
Etnik yönden, Kuzey Kafkasya halklarından sayılan Abhaz, Abaza, Şapsığ, Adige, Çerkez (Kabartay ve Besleney kökenliler), Kabartay, İnguş, Çeçen ve Dağıstanlıların çoğu (Avar, Dargin, Lak, Lezgi, Tabasaran, Rutul, Agul ve Tsahur) ile Güney Kafkasya halklarından Gürcüler, Svanlar, Megreller ve Lazlar yerli Kafkasya halklarını oluştururlar. Ayrıca Svanların Abhaz ve Adigeler ile, Nartlar destanı örneğinde olduğu gibi, tarihsel ve kültürel bağlantıları vardır.

Bir de sonradan Kafkasya'ya yerleşen türk (Nogay,karaçay-balkar,kumuk, Türkmen, Azeri ) , Moğol (kalmık),Slav (Rus, Ukraynalı),ermeni,iran (oset) kökenli halklar da sonradan Kafkasya'ya yerleşmiştir.

aztekler

kama tarkan kağan
muhteşem piramitler yapmış olan uygarlık.

tabi her uygarlığın yaptığı piramitler için sorulan "ya o dönem bunu nasıl inşaat etmişler?" sorusu aztek piramitleri için de söylenmiştir. aztekler'e uzaylılar yardım etti muhabbetini de duydum. mısır piramitleri için de uzaylılar yardım etti deniyordu. bu uzaylılar "galaktik piramit vakfı" gibi bir oluşum sanırım.

the mask

kama tarkan kağan
Türkçe maske diye bildiğimiz bir çizgi roman serisi tabi bizim ülkede karikatür olarak bilen olmaz filmini bilen olur şu jim carrey ve Cameron Diaz'ın başrolde olduğu zaten ikisi bu filmden sonra parladı

Neyse hayattaki her güzel şey gibi aslen çizgi romandan uyarlanmış olan film, ve sonrasında çizgi film.

bu orjinal seride film ve çizgi film evreninin aksine stanley ipkiss hiç de sevilesi olmayan bir tırtodur. çizgi romanın çok başlarında maskeyi kullandığı için kıyı kıyı delirmeye başladığından, sevgilisine şiddet uygulayan, bir mahalle dolusu sivil ve polisi öldüren bir manyağa dönüşür ve sevgilisi tarafından sırtından vurularak ölür.

sonradan maskenin pek çok başka sahibi olur. maske karakterinin farklı enkarnasyonları "big head killer" olarak ün yapar. maske, kendisini giyen insanın karakterini az çok yansıttığından bunların bir kısmı (örneğin bir dönem maskeyi takan 17 yaşında anarşist bir genco grubu- the mask strikes back) zararsız şakacılardır. bir kısmı (the mask: the hunt for green october) sadece 1-2 kişiyi kaza ile öldüren, aslında iyi niyetli kişilerdir.

ancak çoğu insan maskeyi taktığında, kendisini onlarca kişinin ölümünden sorumlu seri katiller olarak bulur. bu nedenle maske kötülüğe çok elverişli, ama nihayetinde nötr bir güç olarak tanımlanabilir. sinema ve çizgi film evreninde maske tahtadandır, ve loki'nin maskesi olarak geçer İskandinav mitlerine dayanır. Karikatür evreninde ise kökeni voodoo'dur ve yeşim taşındandır.

maskenin satışları çok iyi gidince dark horse, "the mask: world tour" serisinde maskenin o dönem kullanıcısı olan emekli bir asker karakteri bütün dark horse çizgi roman evrenlerinden geçirerek o dönem yayınladıkları diğer karikatürleri pazarlamaya çalışmıştır. benim şahsi kanaatim, serinin nispeten zayıf bir halkası olmuştur.

joker ve lobo ile de ortak hikayeleri bulunur.

türklerin göçebeliği

kama tarkan kağan
Bir sorun olarak görülmesi yerleşik kültürün savaşçı-göçebe kültürü aşağı görmesine örnektir. yerleşik kültüre geçen toplum mimaride ve sair hususlarda gelişme gösterirken göçebelerin (özellikle merkez asya göçebelerinin) hareketli askeri yapısının avantajını kaybeder. yerleşik hayatla birlikte gelen istikrar uzun vadede iktidarların ömrünü uzatırken onları askeri olarak göçebeler karşısında zayıf düşürür bu da göçebeleri "barbar" diye damgalamya sebep olur

türkler yerleşik hayata geçene kadar (ve geçtikten sonra da uzunca süre) bu denklemin "barbar" tarafında yer alıyordu. Romalılar ve çinliler türkler karşısında askeri olarak mağlubiyetlere uğrarken ve buna bağlı olarak siyasi güç kaybederken bu zaafın getirdiği kompleksi onları barbar (çince hu) olarak niteleyerek gidermeye çalışırlar. vermek zorunda kaldıkları vergilere "hediye" dedikleri gibi.

anadolu'ya gelen türklerin tamamı göçebe değildi. bir kısmı zaten iran'da yerleşik hayata geçmişti. bu anlamda göçebe değil, göçmendiler. bir kısmı hâlâ göçebe idi. küçücük bir kısmı ise daha geçtiğimiz yıllarda bile "yörümeye" devam etmekteydiler. yine de selçuklu devriyle birlikte türkler artık yerleşik hayata alışmaktaydılar. yörükler de yavaş yavaş yerleşik hayata geçmekteydiler. devlet de yerleşik hayatı her zaman özendirmişti.

böylece, türk ordusu da göçebe sistemin savaşçılarına dayalı bir ordu olmaktan çıkıp toprağa bağlı bir ordu hâline gelmekteydi. böyle bir ordunun bir meydan savaşında iç asya göçebelerine karşı zaten yüksek bir şansı olamaz. bir de bunun üstüne vakıf sisteminin iktayı suistimal etmesi eklendi.

toprağa bağlı ordunun zaafının üzerine ikta sistemindeki bozulma da eklenince selçuklular ve osmanlılar (osmanlılar gayet zengin bir yerleşik kültür yaratmakta olan timur'a mağlup olduysalar da timur'un ordusu temel olarak yine merkez asya askeri geleneğine dayanmaktaydı.) moğollar ve onlarla birlikte hareket eden merkez asya türkleri karşısında askeri sahada -memlüklerin beklenmedik başarısı dışında- varlık gösteremediler

bu, yerleşik kültürün göçebe kültürden üstün olduğu (hatta göçebe kültürün kültür olmadığı) yanılgısının doğal bir sonucudur.

tuhaf olan, bu yanılgının bugün devam ediyor olmasıdır. moğollarla ilgili bir sergide bir bakan bile bu batılı zırvasına prim vererek moğol kültürüne dil uzatmıştı.

bu, göçebelerin askeri üstünlüğüne karşı yerleşiklerde oluşan bir komplekstir. günümüzde ise, aynı kompleksin avrupa merkezli bakış açısı ile yüzeye çıkmasıdır. Yani sıcak çatışmayı kazanamayan Avrupa'nın zihinlerde savaşı çoktan kazandığını gösterir.

huri

kama tarkan kağan
aklıma bununla ilgili bir fıkra geldi

ikisi dindar biri alkolik ahlaksızın teki olan 3 erkek kardeş arabayla giderkene kaza yapıp ölürler. öte tarafta sorgu meleklerinin karşısına çıkarlar. dindarlardan birinin geçmiş günahlarının yazılı olduğu kitaba bakan melek "tamam sen 10 huriyle beraber cennete" der. diğerine bakar, "sen de 20 huriyle cennete" der. sıra bizim köftehor alkoliğe gelir. kitaba suratını ekşiterek bakan melek "hiçbir günahtan da eksik kalmamışsın maşallah, sen dooooğru cehenneme. var mı son bir söyleyeceğin?" der. bizimki "yok, sadece bi 70'lik verin bana da bari" der. sinirlenen melek "höyt bu ne arsızlık! sen cehennemi meyhane mi sandın" deyince bizimkisi "e sen cenneti kerhaneye çevirmedin mi az önce ona 10 huri buna 20 huri, ne var bunda" der.

İşte huri meselesi de böyle bir şey Ömer Hayyam'ın da dediği gibi

Cennet'de şarap var diyorsun,cennet-i ala meyhane mi
Cennet'de huri var diyorsun, cennet-i ala kerhane mi

Kur'an-ı Kerim'de cennette cinsellik olacağına dair bir şey yoktur bunlar hadis kaynaklı o yüzden inanmayın.
0 /