confessions
  1. toplam giri 7281
  2. takipçi 17
  3. puan 132888

erdebil

Çalıkuşu ❤
Güney Azerbaycan bölgesinde, İran'ın aynı isimli Erdebil Eyaleti'nin yönetim merkezi olan şehirdir.

Aynı zamanda, eyaletin kendi adını taşıyan Erdebil şehristanı'nın ve Merkezî bahşı'nın da yönetim merkezi olan şehrin 2006 yılı resmi nüfusu 412.669 kişi ve 156.324 hanedir.

Şehir nüfusunun çoğunluğunu Azerbaycan Türkleri oluşturur. Halkın dili Azericedir.

lütfi aliasker zade

Çalıkuşu ❤
babası Azeri asıllı İranlı annesi Yahudi asıllı Rus olan Azerbaycan'lı (ABD vatandaşlığına kabul edildi) matematikçi ve bilgisayar biliminde bulanık mantık teorisinin temelini koymuş bilim adamıdır. Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley'nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri fakültesinde profesör görevi yapmış ve emekli (onursal) profesör adını taşımaktadır.

Avrasiya Akademiyasının kurucu üyelerinden biridir. 4 Eylül 2017 yılında 96 yaşında hayatını kaybetmiştir.

bulanık mantık

Çalıkuşu ❤
Bulanık mantık, bulanık eseme ya da puslu mantık, 1961 yılında Lütfü Aliasker Zade'nin yayınladığı bir makalenin sonucu oluşmuş bir mantık yapısıdır.

Bulanık mantığın temeli bulanık küme ve alt kümelere dayanır. Klasik yaklaşımda bir varlık ya kümenin elemanıdır ya da değildir. Matematiksel olarak ifade edildiğinde varlık küme ile olan üyelik ilişkisi bakımından kümenin elemanı olduğunda "1", kümenin elemanı olmadığı zaman "0" değerini alır. Bulanık mantık klasik küme gösteriminin genişletilmesidir. Bulanık varlık kümesinde her bir varlığın üyelik derecesi vardır. Varlıkların üyelik derecesi, (0, 1) aralığında herhangi bir değer olabilir ve üyelik fonksiyonu M(x) ile gösterilir .


Örnek olarak normal oda sıcaklığını 23 derece olarak kabul edersek klasik küme kuramına göre 23 derecenin üzerindeki sıcaklık derecelerini sıcak olarak kabul ederiz ve bu derecelerin sıcak kümesindeki üyelik dereceleri "1" olur. 23 altındaki sıcaklık dereceleri ise soğuktur ve sıcak kümesindeki üyelik dereceleri "0" olur. Soğuk kümesini temel aldığımızda bu değerler tersine döner. Bulanık küme yaklaşımında üyelik değerleri [0,1] aralığında değerler almaktadır. Örneğin 14 derecelik sıcaklık için üyelik derecesi "0", 23 sıcaklık derecesi için üyelik değeri "0,25" olabilir.

Klasik kümelerin aksine bulanık kümelerde elemanların üyelik dereceleri [0, 1] aralığında sonsuz sayıda değişebilir. Bunlar üyeliğin derecelerinin devamlı ve aralıksız bütünüyle bir kümedir. Keskin kümelerdeki soğuk-sıcak, hızlı-yavaş, aydınlık-karanlık gibi ikili değişkenler, bulanık mantıkta biraz soğuk, biraz sıcak, biraz karanlık gibi esnek niteleyicilerle yumuşatılarak gerçek dünyaya benzetilir. En önemli fark, böyle bir çatıda bilginin kaynağındaki küme üyeliğinin kesin tanımlanmış önkoşullarının olmayışı ve daha çok sorunlarla rastgele değişkenlerin hazır bulunmasındadır.

bulanık küme

Çalıkuşu ❤
küme kavramının eleman olmanın derecelendirilmesine dayanan bir genelleştirilmesidir. Bulanık kümeler belirtisiz mantığın doğal bir genişlemesi olarak 1965 yılında Lütfi Aliaskerzade tarafından tanımlanmıştır. Bir nesne bir kümenin ya elemanı ya da elemanı değilken, bir bulanık kümenin belirli bir oranda kısmen elemanı olabilir.

kümeler teorisi

Çalıkuşu ❤
matematiğin cisim grupları olan kümeleri inceleyen dalıdır. Herhangi bir cisim türü bir küme içine alınabilse de küme teorisi en çok matematik ile ilgili olan cisimlere uygulanır. Küme teorisinin dili, neredeyse bütün matematiksel cisimlerin tanımlarında kullanılabilir. Alman matematikçi Georg Cantor tarafından 1874 ile 1895 yılları arasında geliştirilen ve 20. yüzyıl matematiğinin temelini oluşturan teoridir.

Varlıkların "küme" denen topluluklar hâlinde belirtilmesi çok eski bir işlem olsa da küme uygulamasının teori hâline getirilmesi 19. yüzyılın sonlarında gerçekleşmiştir. Bu teoriye göre kime "yaşlı" deneceği belirsiz olduğu için "yaşlı insanlar kümesi" diye bir küme olamaz. Çünkü yaşlılık kavramı farklı kişilerin zihinlerinde farklı çağrışımlar yaratmakta ve belirli bir kriteri bulunmamaktadır; ancak "59 yaşın üstündeki insanlar kümesi" kurulabilir, çünkü bu kümenin kimleri kapsayacağı bellidir ve cismî bir kriter taşımaktadır.

zermelo-freankel küme teorisi

Çalıkuşu ❤
Zermelo-Freankel küme teoeisi, soyut matematikte, seçim beliti ile birlikte kısaca ZFC diye anılan toplam 9 belitten oluşan küme kuramı'dır. Seçim belitini katmaksızın kısaca ZF olarak anılır. Küme ve öğesi olmak terimlerinin tanımsız kabul edildiği biçimsel dizge 1930'da Zermelo tarafından ortaya atıldı.

doğal sayılar

Çalıkuşu ❤
Doğal sayılar, N = 0,1,2,3,4,5,6,7,... şeklinde sıralanan tam sayılardır. Negatif değer almazlar. Bazı kaynaklarda "0" doğal sayı olarak alınmaz. Matematikte hala sıfırın bir doğal sayı alınıp alınmayacağı tartışma konusudur, ancak eğer cebirsel inşâlar yapılmak isteniyorsa "0" sayısının doğal sayı olarak alınması avantaj sağlayabilir. Matematiğin diğer dallarında da problem hangi durumda daha kolay ifade edilebilecekse doğal sayılar kümesi de o şekilde alınır.

aksiyom

Çalıkuşu ❤
Başka bir önermeye götürülemeyen ve kanıtlanamayan, böyle bir geri götürme ve kanıtı da gerektirmeyip, kendiliğinden apaçık olan ve böyle olduğu için öteki önermelerin temeli ve ön dayanağı olan temel önermeye belit , aksiyom ya da postulat denir. Ne türlü bir belitten yola çıkılırsa o türlü bir sonuca varılır. Belitlere dayanan bir felsefe, belitlerin yanlışlığı meydana çıkınca çöker.

gazzali

Çalıkuşu ❤
Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslâm âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lâkabları Ḣuccetü'l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır.

nestorius

Çalıkuşu ❤
eski Konstantinopolis Patriği. 431'deki Birinci Efes Konsili'nde İsa'nın insansal ve tanrısal doğalarını ayrı tutmuş, İsa'ya 30 yaşındayken Kelam'ın indiği, Meryem'in daha önce sadece saf ve günahsız bir insan olan İsa'nın annesi olduğu, dolayısıyla da Meryem'in tanrı anası olarak kabul edilmesi gerektiğine ilişkin öğretiyi kabul etmemiştir. Daha sonra yapılan İkinci Efes Konsili'nde Nestorius'un aforoz edilmesi de, günümüze kadar ulaşan Nasturi, Keldani gibi diofizit Asur kiliselerin kurulmasına yol açmıştır.

diofitizm

Çalıkuşu ❤
Diofizit, Nestorius'un savunuculuğunu yaptığı görüş. Monofizit kavramının zıddı.

Bu görüşe göre:

İsa'ya 30 yaşındayken Kelam'ın indiği,
O zamana kadar Meryem'den doğan İsa'nın saf ve günahsız bir insan olduğu,
Tanrılık vasfının ancak Kelam geldikten sonra meydana geldiğini ve ancak o zamandan sonra hem insan hem de tanrı karakterlerinin her ikisini de taşıdığı,
Meryem'in, Tanrı olan İsa'nın değil, insan olan İsa'nın annesi olduğu kabul edilir.
Dolayısıyla, bu görüşe göre Meryem "Tanrı'nın annesi" (Theotokos) değil Mesih İsa'nın annesidir; Tanrı doğurulamaz dolayısıyla da İsa, Baba ile aynı özden olamaz. Ancak, Kelam'ın gelmesinden sonra İsa'da hem insansal, hem de tanrısal bir arada varolmuş, İsa hem tanrı hem de insan olmuştur. İsa kelamın gelmesinden sonra bu iki tabiatı da taşır.

Bu görüşe göre çarmıha gerilirken tanrısal tabiat İsa'dan ayrılmış sadece insan olan İsa acı çekmiş, çektiği acılar Tanrı olan İsa'ya dokunmamıştır.

Bu görüşleri Roma ve Yunan kiliseleri kabul etmemişler, 431 yılında toplanan I. Efes Konsili'nce reddedilmiş ancak Nestorius aforoz edilmemiş, sadece görevden alınmıştır. Faaliyetlerine devam eden Nestorius güçlenmeye başlayınca MS 449 yılında Efes'te toplanan II. Efes Konsili'inde alınan kararla Nestorius aforoz edilmiş ve sonuç olarak Nestorius'un görüşlerinin savunanlar kendi özel kiliselerini kurmuşlardır.

Günümüzde Asuri (Nasturi) ve Keldani kiliseleri diofizit görüşe sahip olan kiliselerdir.

kalkedon konsili

Çalıkuşu ❤
451 yılında 8 Ekim'de başlayıp 1 Kasım'da sonlanmış ekümenik konsildir. Kalkedon bugün İstanbul şehri içerisinde kalan Kadıköy ilçesinin merkezidir.

Batı Ortodoksları, Roma Katolikleri ile birçok diğer batı hristiyanlarının 4. ekümenik konsili olarak kabul edilir. Konsilde, Eutyches'in Monofizitizm doktrini reddedilmiş ve İsa'nın hem tam anlamıyla insan hem de tam anlamıyla ilâh olduğu tanımlamasını yapan "Kalkedon Amentüsü" ortaya atılmıştır.

ikinci efes konsili

Çalıkuşu ❤
449 yılında toplanmış kilise meclisidir. Ekümenik Konsil olarak İmparator II. Theodosius çağrısı ile toplanmasına rağmen tartışmalı tutanakları nedeniyle ekümenik kabul edilmemiş, "Sahte meclis" olarak adlandırılmıştır. Daha sonra Kadıköy Konsili tarafından reddedilmiştir.

birinci efes konsili

Çalıkuşu ❤
431 yılında Efes Meryem Ana kilisesinde, İstanbul Patriği Nestorius'un tartışmalı öğretileri yüzünden toplanmıştır. İskenderiye Patriği Cyril, Nestorius'u sapkınla suçlayarak Papa I. Celestine'e başvurmuştur. Papa da aynı fikirde olup, Cyril'e Nestorius'un fikrini değiştirmesi için çalışmasını yoksa aforoz edileceğini bildirmesi için yetki vermiştir. Çağrı gelmeden önce, Nestorius İmparator II. Theodosius'u kendisinin karşı görüşlerini tartışabileceği genel bir konsil toplaması için ikna etmiştir. Konsil'de yaklaşık 250 piskopos bulunmuştur. Konferans, karşılıklı meydan okuma ve birbirini suçlama atmosferinde geçmiştir. Doğu ve Batı Ortodoksları, Roma Katolikleri ile birçok diğer batı hristiyanlarının 3. ekümenik konsülü olarak kabul edilir. Diğer taraftan, Efes, Doğu Kilisesi tarafından reddedilmiştir.

el-hille

Çalıkuşu ❤
Irak'ın merkezinde Fırat Nehri üzerinde bir şehir. Bağdat'ın 100 km güneyinde yer alır. 1998 yılı verilerine göre nüfusu 564.700'dür. Babil ilinin merkezi olup, Babil, Kiş gibi antik kentlerin de yakınında bulunur. Önemli bir tarım bölgesidir. Fırat Nehri'nden yapılan sulamalarla çeşitli hububat üretimi meyve ve tekstil gelişmiştir.

Şehir İslami bilim ve eğitimin tek büyük merkeziydi. Musevi din adamı Ezekhel'in kabri buradadır. Şehir 1101 yılında kuruldu. Kurucusu bir Arap kabilesi lideri olan Ali bin Mazyid Al-Asadi adlı kişidir. Şehir Osmanlı ve İngiliz egemenliği sırasında yönetim şehri olarak önemli rol oynadı.

sümerce

Çalıkuşu ❤
Sümerlerin anadili. Güney Mezopotamya'da MÖ 4000 yılında konuşuluyordu. MÖ 2000'li yılların başlarında yerini konuşma dili olarak Akadçaya bıraktı ancak Mezopotamyada MS 1. yüzyıla kadar kutsal, şölensel, edebi ve bilimsel bir dil olarak kullanılmaya devam etti. Daha sonra ise bu dil 19. yüzyıla kadar unutuldu. Mezopotamyada konuşulan diğer dillerin aksine Sümercenin izole dillerden olduğu kabul edilir. Döneminin ve çevresinin diğer tarihi dillerinden olan ve her ikisi de Semitik dillerden olan Babilce ile Asurcadan oluşan Akadçadan bile farklıydı.

akadca

Çalıkuşu ❤
Doğu Sami dillerine ait eski Mezopotamya'da, özellikle Asur ve Babil imparatorluklarında kullanılan dil. Mezopotamya'da MÖ 3000-MÖ 1000 yılları arasında konuşulan ölü bir Sami dilidir MÖ 2350'li yıllarda Akadların Sümer kentlerini ele geçirmelerinden sonra bölgede Sümer dilinin yerini aldı. Akad dili, Babil lehçesi ve Asur lehçesi olarak ikiye ayrılır. MÖ 7. yüzyıldan itibaren Aramice, Akadçanın yerini almaya başlamıştır.

zenobia

Çalıkuşu ❤
3. yüzyılda Suriye'de hüküm süren Palmira İmparatorluğu'nun kraliçesi ve Kral Septimius Odaenathus'un ikinci karısı. Kralın ölümüyle yönetimi ele geçirdi ve esir düşene kadar imparatorluğu yönetti. Suriye, Lübnan, Filistin, Mısır ve Anadolu'nun güney ve doğu bölgelerini kontrolü altına aldı. Roma İmparatoru Aurelian tarafından imparatorluğu yıkılarak, esir alındı ve İtalya'nın Tibur (Tivoli) şehrinde ikamete mecbur edildi.
2 /