sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

nene korkut
Oturduğumuz apartman aile apartmanı, biz taşınana kadar herkes akrabaydı. Eve girerken buranın aile apartmanı olduğu yeterince vurgulanmıştı, biz de onların yüzünü üç yıldır kara çıkarmadık (!)sanırım. geçen yılın sonlarında alt katımıza yeni kiracılar taşındı. Kim olup kim olmadıklarını bilmiyorum; annem ziyarete geldiğinde görmüş bir kız bir erkek taşınmışlar dedi. Ama kız öyle (öylee ne demekse?) bir kıza benzemiyor temiz yüzlü bir kız, o abisidir dedi. Biz de güldük anne öyle kız ne demek diye. Neyse güldük geçti.

Geçen gün işten dönerken ameliyat olan komşu hanımla karşılaştım, geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Ses yapıyorlar mı dedi? Anlayamadım dedim, yeni gelenler dedi. Biz uyardık dedi, abi kardeş diye girmişler eve ama öyle değilmişler dedi. .... Bey de (ev sahibi) abi kardeş demişti, burası aile apartmanı ama olmaz ki... Yani ben onların alanına karışamam ama derken; ben de karışamam gençliktir bir hata yaparsın ama yalan dedi.

Ertesi gün yeni kiracılarla kapıda karşılaştım, mahcup mahcup apartmana girdiler.
Önce utandım, onları yeterince savunamadığım için; ardından üzüldüm birbirleriyle yaşamak istedikleri için kınayan bir toplumda oldukları için. Sonra kıza baktım, gerçekten pek bir naif, bu "söylentileri" kaldırıp kaldıramayacağını düşündüm içim burkuldu. Kıza duyduğum şefkat, çocuğa duyduğum hiddete dönüştü. Çocuğa baktım; kız bunları kaldıramayınca ya da yeterince muhafaza edemediğini düşününce hissedeceği çaresizliği düşündüm.
Bilemiyorum sözlük, herkes haklı.
Acunay
Biraz yorgun, biraz kendi halimdeyim...

Göz kapaklarımı kapamadan duramıyorum ama uykum yok.
Kafamı geriye atıp tavanı izliyorum ama içimden bir ses de "dışarıya çık, temiz hava al." diye haykırmıyor da değil.

Derin nefes alıyorum ama vücuduma nüfuz eden şu oksijen... ne kadar kirli değil mi? Havayı, suyu, oksijeni, ormanı... kim kirletti? Biz kirlettik değil mi?

İçimdeki ses bana yanlış şeyler söylüyor, dışarıya çıktığım zaman temiz hava değil de daha çok kirli hava solumuş olacağım.

Bir fidan alayım da bahçeye dikeyim, belki güzel büyür de meyve verir dedim.
Dışarıya çıkıp fidanların fiyatlarına baktım, doğaya can mı katıcam yoksa ebesinin nikahı için para mı harcayacağım belli değil, çok pahalı.
Ufak bir kaktüs alayım dedim, ona bile bilmem kaç para dedi.

Utandım, harbi harbi utandım.
Az da olsa gözüm daha farklı yeşillik alan görsün de, az daha hava temizlensin istedim oysa ki! Çok mu şey istedim?

Her gün evden çıkarken fidanıma selam verip, vedalaşıp gitmek isterdim ama yok...

Evimize yeni taşındığımız zamanlar; yeni dünya(malta eriği) yiyordum.
Bir hevesle çekirdeklerinden birisini bahçedeki topraklık alanın en köşesine ektim, ve şu an o çekirdek koca bir ağaç ve her dönemi geldiğinde bana mayhoş meyveler veriyor. Ben de ona her gün selam veriyorum.

Bir limon ağacım var, ona selam vermekle kalmıyorum her bir yaprağını öpüyorum ama yıllardır meyve vermiyordu.
Bu sene üç tane limon olmuş üstünde.

Birçok ağacım var bahçemde ama onlar bana yetmiyor. zeytin ağacı, nar ağacı, asma... ben bunlardan fazlasını istiyorum.
murky
Sözcüklerin anlamı kifayetsiz kaldığından mıdır yoksa canımın acımasından mıdır bilmiyorum ama düşünceler beynimi kemirip duruyor .
Biliyorum ben bunları atlatacağım hepsi bitecek biliyorum farkındayım da tek korkum bunlar bittiğinde ya bende bitmiş olursam ?
Tamam her bitiş yeni başlangıç da ya başlayamazsam?
Değişen kalpler midir ki bunca kötülük var.
Can yakmak için mi yaratılıyor bu insan denen yaratıklar.
Oysa ki kırmasalar kalp , yakmasalar can olmaz mı?
Dönmez mi dünya?
Bunlarla dönüyorsa dünya dursun artık, yalvarırım tanrıya dursun bu cehennem.
Tüm şeytanları tanrı dünyaya dökmüş gibi, herkes birbirini öldürüyor.
Yeni gezegenlere kaçabilseydik eğer, belki gerçekten yaşayabilirdik sonsuza dek sonumuza kadar .
murky
Kalbimi paramparça hissediyorum. Kelimelerim çoktan tükendi gözyaşlarımsa arttıkça azaldı. Nefes alamayan ruhum boğuluyor, biçare hayata tutunmaya çalıştıkça canım sızlıyor. Bunları yazarken ellerim titriyor, bir cümleyi dakikalarca düşünüp yazabiliyorum ancak.
İnsanlara inanmamak gerekiyor işte.
Geçmişte ki aptallikalarımda boğuldum.
Bilinmiyor hiçbir şey, önyargılar sarmış her yeri.
Sessizce çığlık çığlığayım, bitiyorum.
murky
Gidelim buralardan. Şarkıları, sigaraları ve kahrımızı alıp, defolup gidelim. Gözünü seveyim, biz burada yok oluyoruz.
harmonia🛡️
Sözlük nezdinde çok sevgili evren ; senin ağzına sıçmayı kendime görev edindim bu yüzden de sağlı sollu vuruyorum mesajını aldım. Hatta çoğunlukla bel altı vuruyorsun ağzımı açmıyorum ama rica ediyorum beni bu konuda tekrar tekrar sınama. Sence de dengesiz, ne istediğini bilmeyen insan kotamı tek kişiyle yeterince doldurmadım mı?
Tamam bende her sabah bugün mantıklı ve makul bir insan olarak aklımla hareket edeceğim dedikten on dakika sonra dediğimin tam tersini yapıyorum ama anlayış kıtlığım doğuştan gelen bir özellik ben de böyle bir insanım, ne yapalım! Ayrıca hani bir kemik aynı yerden iki defa kırılmazdı? Un ufak oldum yetmedi mi lan!
murky
İnsanlara ve insanlığa o kadar kırgınım o kadar kırgınım ki bu kırgınlığımı bazen onlara karşı gülümseyerek bazense onları sinir ederek bazen umursamayarak bazen çok ilgi göstererek gösteriyorum aslında bunların hepsini yaptıktan sonra dönüp baktığımda ellerim kanıyormuşcasına içimde bir acı oluşuyor ve ellerimde hissediyorum.
Her insan katildir.
Düşünün sizde katilsiniz.
murky
Ben bu dünyaya üzülmek için mi geldim diye sorgulamaktan çok yoruldum.
Daha 18 yaşımda onca şeyi yaşadım ya yaşattınız ya bahçeniz bahar görmesin. Bir bahçeniz bile olmasın hatta.
kendine muhalif

Prensip meselesi, hic kimseden borc almam. zamaninda x eah'de calisirken cuzdanimi ve tum banka kartlarimi kaybetmistim. 1 tl param olsa minibuse binip eve gidebilirdim. Ustelik de bu 1 tlyi isteyebilecegim bir suru arkadasim vardi. 1 tl bakin 1 tl. Ama istemedim. Ne yaptim biliyor musunuz ? Evle is arasindaki o 22 kmyi, hem de bir kis gunu istanbula sulu sepken yagarken yurudum.

Bunun disinda babami da arayabilirdim. Altinda araba var, gelip beni alabilir. Ama aramadim. O 1 tlyi de istemedim, babami arayabilecekken babami da aramadim. Paşşa paşa o 22 km yolu yurudum!

Sonra da cigerlerimden hasta olup 2 hafta boyunca yatak dosek yattim.

Keske hayayimda her zaman kendi sorunlarimin icinden kendim cikmak zorunda kalmasaydim da, o yolu yurumemek aadia herhangi bir arkadasimdan o 1 tlyi isteyebilseydim. ( eminim veremeyecek hic kimse yoktu. Etrafinizda size 1 tl bzorc veremeyevek birileri var mi ? Ben pek sanmiyorum... 1 tl ya, 1 tl... )

Keske o yagmurun yagisin altinda "babam var! Babam beni gelir burdan alir!" Diyebilseydim.

Keske her zaman kendi basimin caresine kendim bakmak zorunda birakilmis olmasam ve bu sebepten dolayi da her seyle kendi kendime mucadele etmek zorundaymisim gibi, sanki her problemimin icinden kendi basima cikmak zorundaymisim gibi dusunup ( ki oyle ) oyle hareket etmesem.


Keske biraz gamsiz olsam, biraz yuzsuz. Biraz umursamaz. Cok degil... mesela o 1 tlyi isteyebilecek kadar... Ya da belki babami arayabilecek kadar. Bazenyardim istemeyi aklimin ucundan gecirebilecek kadar...

ama hayir! Degilim... ve isin kotusu: bugun hala ayni yerde calisiyor olsam ve ayni siddetle yagmur yagsa, cuzdanimi ve tum kartlarimi kaybetsem... metelige kursun atsam yine bir sekilde... o 1 tlyi ister miyim ? Hayir. Babami arar mjyim beni al diye, hayir!

Ne yaparim biljyor musunuz? O 22 km yolu paşşa paşa yururum.

Ayaklarima saglik.

Bu da kendime not, Ilgaz Rıfat'tan gelsin :

"
Bu ayaklar benden hesap soracak,
Bir düşüncenin peşinden dolaştırdım sokak sokak ,
Bu baş, bu eğilmez baş da öyle
Bazı sarhoş ,bazı yorgun
Her zaman bir yastığa hasret!
Bu ciğer de hesap soracak,
Esirgedim, güneşini, havasını
Bu ağız bu dişler, bu mide...
Ne ikram edebilirim ki bol keseden
Bu bilekler de hesap soracak,
Göz yumdum çektikleri eziyete.
Bilsem ki kimsenin parmağı yok
Bu sürüp giden işkencede;
Kılım bile kıpırdamadan bir sabah
Çekerdim darağacına çekerdim kendimi
Bilsem ki suç bende!.."

Bilsem ki...
kendine muhalif
Sevgili küllük, merhaba;

Onemsedigim biri var. O da beni onemsiyor az cok. Ama ben oyle azla, cokla, az cokla, cok azla yetinemem, bilirsin. Bir sey benim icin ya vardir ya yoktur, bilirsin. O yuzden onu yok sayiyorum. Saglikli da oluyor bu yaptigim. Cunku obur turlusu beni yipratirdi...

Durustluk bekliyor ama kendi oyun oynuyor. Hata yapacak miyim diye bakip beni hataya tesvik ediyor, o esnada da tum bunlarin benim farkinda olmadigimi dusunuyor.

Yaptigin her seyin farkindayim. Ama sen yaptigin her seyin farkinda oldugumun farkinda degilsin. Disardan ne kadar apt*l gibi durfugunun farkinda misin ? Degilsin.

Seni hala cok onemsiyorum... ama soylediklerinle yaptiklarin birbirine uymadigi icin artik sana inanmiyorum...

Beni yuzustu biraktigin, eline gecen ilk firsatta beni yalniz braktigin icin sana guvenmiyorum.
7