schindler's list

namütenahi
gerçek bir hayat hikayesi, kurtarılan yüzlerce insan ve nazi vahşetinin muazzam şekilde anlatıldığı sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi filmlerinden biri olan, usta yönetmen steven spielberg imzası taşıyan 7 oscarlı şaheser.

siyah-beyaz film türünün bana göre en güzel örneğidir. çoğu sahne siyah-beyaz fakat o küçük kız yokmu; işte kırmızı ceketiyle herkesin yüreğine su serpen o kız, filmin güzelliğine bambaşka bir hava katmıştır.


filmde ikinci dünya savaşı sırasında nüfuzlu bir adam olan oskar schindler'ın yahudileri soykırımdan kurtarışı ana temadır. onları kurtarmaya çalışırken yaptıkları gerçekten takdir edilesidir. bir iş adamı; kârına bakıp ölümlerini de seyredebilirdi, sonuçta o da bir alman. o öyle yapmadı, listedeki yahudileri fabrikasında çalıştırdı, insan olduklarını, nefes alıp verdiklerini hissettirdi.

filmin bir de uyarlama senaryo olduğunu öğrendiğim zaman, kitabı da okudum. filmin önüne çıkmıyor, fakat gerisinde de kalmıyor. her cümle beyninize bir çivi mıhlayarak zihninizde o anı canlandırmanızı sağlıyor.

bunun için yazar thomas keneally'i de takdir etmek gerekiyor.

ha bir de son zamanlarda ırkçılık yaptığı dolayısıyla adı karalanan liam neeson'ın muazzam oyunculuk performansını es geçmemek gerekiyor.