altay sözlük yazarlarının itirafları

nene korkut
Bugün ilk defa benimle sadece konuşmaya ihtiyacı olan birini geri çevirdim. Yoruldum sözlük, hep aynı şey, aynı şeyler. Başta cidden ilgiliyim öneriler getiriyordum sonraları sıkıldım kibarca fark ettirmeye çalıştım olmadı; daha sonraları ben de bir şeyler paylaşayım bari "bu mu yani sorun" tepkisiyle karşılaşınca paylaşmamaya başladım, onun anlattığı şeylerden iyice bunalmaya başladım. Bilmiyorum dedim, çünkü gerçekten bilmiyorum karar vermesi gereken o!
#3116 daha çok dikkate almaya başladım sanırım

Ama yine de korkuyorum da, karmadan korkuyorum; yarın ihtiyacım olduğunda konuşacak birini bulamamaktan korkuyorum.
Acunay
Bizim köyde bir ağaç vardı, ona tırmanmayı çok denerdim ama başaramazdım.
Bir gün, bizimkilerden dayak yedim.
Nereden baksan bir 5 yaşında varım, çok da hareketli bir çocuktum. Çok canım yandı ki... o hiçbir zaman tırmanamadığım ağacı bir demede tırmandım ve saatlerce tepesinden inmedim.
Belli bir zaman sonra yokluğum fark edilmiş ki beni aramaya çıkmışlar.

Artık kaç saat geçtiyse jandarmaya haber etmişler, koca köyle jandarma beni arıyorlardı. Hava da yavaş yavaş kararmaya başlamıştı... en sonunda dayanamayıp ağacın dallarını kopartıp geçen askerin üstüne attım da kendimi ele verdim.

Yazın köye ziyarete gittiğimde, gizlice, o ağaca tırmanmaya gittim.
Bir gördüm ki... o ağacı kesmişler.
Dedemin de mezarı çok yakındır oraya, izbe bir yerdir. Gidip ağladım orada.

O ağaca köyde benden başka çocuk tırmanamamıştı.
Geçen amcam sordu da kendimi tutamayıp gene ağladım.

Ağacı kesmişler ulan, kesmişler!
kırgız balası
ortaokul yıllarımda milli ve dini bayramlardan 1 hafta önce hasta olmuş gibi yapar ve doktordan 5 günlük rapor alırdım.böylece hastalık (!) raporumla atıyorum kurban bayramını birleştirip 2 hafta tatil yapmış olurdum.dili kıpkırmızı eden bir şeker vardı onu tam yutacağım yere kadar yutar ondan sonra da ağzıma geri çıkarırdım böylece boğazımı kırmızıya boyamış olurdum.pişman değilim,evet.
gülbeyaz
Enver paşanın posterini astım, ilk yaptığım şey gözlerine bakıp "ne yapacağım paşam," diye mırıldanıp çaresizce bakmak oldu. Ara ara diğer paşaların fotoğraflarına bakarken dalıp giderim. Bayraklarda da aynı durumu yaşarım. Kimse bilmez bu huyumu. Çünkü hep yalnızken -ki genelde yalnızımdır- yaşarım bu anları.
Acunay
Sanırım bu gece benim için, ciddi bir şekilde, mantıklı karar vermem gereken bir gece olacak.

Can kardeşim ve gözlerinin içine baktığım zaman huzuru bulduğum adam arasında bir seçim yapmam gerekiyor.

Aslında saçma bir durgunluktayım. Tekrardan sevebilirim ama onun gibi bir kardeşi asla bulamayabilirim. Bu kararı kendim için değil de can kardeşim için vermek zorundayım.

alice
Kullanıcı adı/mahlas konusunda asla güzel, hoş fikirlerim yok. Yakında harflerle sayılarla rastgele kullanıcı adı seçeceğim. Güzel kullanıcı adı olanlara çok özeniyor, onları buradan alkışlıyorum. Varsa güzel kullanıcı adı tavsiyeleriniz alırım.
harmonia🛡️
sana lümpen dedim diye uzun zaman bana kırılmıştın hatta diğer tespitlerim için beni acımasız biri olmakla da suçladın. şimdi televizyon aracılığıyla olanları görünce tablo tamamlanmış olmadı mı sence de?
baban ve ailenin konumunu kullanıyorsun dedim sinirlendin ki hâlâ kullanıyorsun, siyaset senin işin değil şov yapma dedim, bu defa da bana sen ne anlarsın dedin ki sonrasında olanları ikimizde biliyoruz. en son konuşmamızdaysa kendini önemli biri gibi hissetmek için kadınları kullanıyorsun, şöhret mi olmak istiyorsun deyince köpüren sen, orta düzey ünlüler seviyesinden manken camiasına kadar yükselmişsin tebrik ediyorum.
en azından insanlar hakkında ileri geri konuşurken ilerde söylediklerimden belki yüzüm kızarır seviyesine geldiğini umuyorum. olayın itiraf kısmına gelirsek; karakteri es geçersek eli yüzü düzgün adamdın.
Acunay
Birisi beni kahvaltıya çağırdığı zaman eğer sucuklu yumurta yapmış ise "yok, ben ondan yemeyeyim, ağzımda kokmasın. Kokarsam eğer insanlara çok ayıp olur, bilirsiniz ki bu konuda çok hassasım." diyip geçiyorum.
Bilmiyorlar ki ben sucuklu yumurtadan tiksiniyorum.

Ben ömrümde öyle bir tiksinme, öyle bir mide bulantısı yaşadığımı hatırlamıyorum. O ne iğrenç bir karışım ya öyle.
Sucuk ve yumurta! Ömrümde görüp görebileceğim en uyumsuz ikili.

Zaten ikisi bir yenmez ki, sucuk olursa yumurta olmaz, yumurta olursa sucuk olmaz. Bu ikisini karıştırıp pişirmeyi hangi akıllı icat etti ise elini öpeyim.
Arkadaşım, sen niye öyle garip ve iğrenç karışımlar buluyorsun? Hayır neden böyle bir şey yaptın, amacın neydi? Leş gibi kokuyor bir de, püüü...

Sucuklu yumurta yiyen insanları anlamıyorum. Nasıl bu ikisini bir arada pişirip yiyorsunuz?

En güzeli soğanlı yumurta.
Bir aralar onun pastırmalı olanına hayrandım ama şimdi onu da sevmiyorum. Et türü şeyler ile yumurta güzel olmuyor, bunun kanısına vardım.

Benim sucuklu yumurtadan bu denli tiksindiğimi ailem bile bilmiyor. Annem hafta sonları kahvaltı hazırlarken "hadi size bol sucuklu bir yumurta yapayım yavrularım." der. Yüzüm öyle ekşir öyle ekşir ki... ekşiye eşki demiş gibi olurum.
4
nene korkut
Yaklaşıyor yaklaşmakta olan, farkındayım, hissedebiliyorum. Daha da kötü günler geliyor, gelecek olanın müstakbel kesifliğini idrak edemesem de hissediyorum sanırım. Birden göğsüm daralıyor, bir şey olana gücüyle omuzlarımdan aşağı bastırıyor.

Ağlayınca rahatlar ya insan, göğsüm genişliyor; ama kesifliği değişmiyor.

Bazen şizofreni miyim diye de düşünmüyor değilim tabi üzerime böylesi bir ağırlık çökünce
Kaldıramıyorum sözlük, neyi kaldıramadığımdan tam emin değilim ama şuanda bazı şeyler bana çok çok ağır geliyor.
harmonia🛡️
Çevremde gördüğüm her yanlışa, haksızlığa, fark ettiğim şeylere susamama huyumdan nefret ediyorum. Bu yüzden hep onuncu köyde maddi ve manevi zararla yaşayan ben oluyorum. Bunu yapan değil babamın oğlu, babam olsa karşısında duruyorum; ama sonuç hep bir teşekkürü bile çok gören nankörlükten midemin bulanması oluyor.

Misal; haftalardır sürekli hakkımız yeniyor, mağdur oluyoruz şeklinde dinlediğim ve bir kere bile sorunlarını göz ardı etmediğim çalışanlarımız için babamın karşına çıktım. Kendim için bir kere bile yapmayacağım şekilde sesimi yükseltip, sözde insanların hakkını savundum. Ardından babamın çağırıp tek tek şikayetlerini dinlemek istediği insanlar, sanki ben mabadımdan mağduriyet uydurmuşum gibi üstüne ona teşekkür edip, gittiler. Sonuç mu, madem bu kadar onları düşünüyorsun diyerek hesabımdan çekilen bilmem kaç lira, babamın insanlar hakkında tonla öğüdü, mağdurlar mutlu, patron mutlu ki bu hikayenin tek enayisi kim tahmin etmek çok da zor değildir sanırım!


Birazdan yine babamın kapısını çalıp, duraksamadan, şu repliği eksiksiz tekrar etmek istiyorum;





harmonia🛡️
Namus ve ahlak kavramının toplumumuzdaki iki yüzlü algısından nefret ediyorum. Zaman içinde bu iğrençlikler kültür seviyesi ile artar diye umut ediyorum ama değişen hiçbir şey olmuyor. Değişen tek şey bunu çok daha iyi maskeleyebilen insanların türemiş olması ki bu iyice midemi bulandırıyor.

Geçen gün şahsıma aylarca kur yapmış, ara ara baskıya varacak derecede ısrar etmiş bir şahsın yeni nişanlandığı insana istemediği bir laf söylediği için 'namussuz' ilan edişini seyretmek zorunda kaldım. Bu ahlak bekçisi, hayatında biri yokken bana aşık olduğunu ağlayarak itiraf ettikten üç gün sonra nişanlanmış, nişanlandıktan bir hafta sonra da ona evet dersem hemen yüzüğü atacağıyla ilgili sürekli mesajlar atmıştır. Bu çok 'ahlaklı' adam, ortak iş yaptığımız için de en son beni, işleri bilerek aksatmakla bile tehdit etmişken; ortamlarda sevdiğini iddia ettiği bir kadını şerefini zedeleyerek namus bekçiliği yaparken zerrece utanmıyor.

İşin en eğlenceli ve itiraf kısmına gelirsek ; bugüne kadar kimseyi yargılama hakkını kendinde görmemiş ve ara bozmamış olmama rağmen, bu adamın yazdığı her şeyi belgeleyip nişanlısına iletilmek üzere yolladım. Hatta tek ona giderse yeterli olmayacak diye ikişer kopya halinde tarafların ailelerine de ileteceğim. Peki bir gram pişman mıyım, asla! Hatta üstüne bir de keyif sigarası içerdim ama bilin bakalım kim sigara içmiyor.
Acunay
Bazı şeyleri yoluna koymak için adımlar atmaya başladım.

Mesela, öfkemi yenmek ve daha sakin bir insan olmak için bütün gücümü harcıyorum ama sanki boşuna yoruluyorum gibi geliyor.
Herkese anlayışla yaklaşıyorum, susuyorum ya da alttan alıyorum. Ben bunları yaptıkça insanlar beni daha çok zorluyor gibi geliyor. Sinirden yüzüm yanıyor, gözlerim kızarıyor. Hatta, sesim bile kısılıyor ama mücadele ediyorum.

Biliyorum ki tüm bunlar, bunca zaman, öfkeme yenik düşmemden kaynaklanıyor. İnsanların beni sinir ettiği gerçeğine inanmak istemiyorum.

Artık eskisinden daha az konuşuyorum.
Zaten iki kelime ediyordum, şimdi o da yok.

Çok yakın olduğumuz birisi bana "acunay, hukuk okusana." Dedi, bu lafı duymamla beraber şok oldum. Ne diyeceğimi şaşırdım.
Çoğu zaman neyin yalan neyin gerçek olduğunu bile ayırt edemiyorken bir de benden hukuk okumam isteniyor.
Bu duruma da sinir oluyorum, saçıma beyazlar düşmüş ve ben hâlâ gerçekle yalanı anlayamıyorum.

Bence asıl sorun burada, ayırt edemiyor oluşumda. Ne zaman bu ayrımı yapabilirsem o zaman her şey yoluna girer ve ben de hakkını vere vere hayatımı yaşarım.
harmonia🛡️
İnsanlarla ilgili, Aman şunu söylersem kırılır, aman bunu dersem belki de yanlış anlar, yok efendim belki de sadece kötü bir gün geçiriyordur diye düşüne düşüne on yaş yaşlandım.

Bugüne kadar dışarıdan nasıl göründüğüm nedense hep başkalarından ziyâde benim problemim oldu. Anlamadığım şekilde de herkese göre dünyaya yardımsever bir premses olarak geldim ve bu nezaketi benden başka herkes hak ediyor ve Şu saatten sonra kim ne demiş, kim neye kırılmış artık kesinlikle benim problemim değil.

İtiraf kısmı ise şu an bile en az on arkadaşımın elli problemi hâlâ beni bekliyor. bakalım bu kararımın piyangosu, ilk kime vuracak?
8
Acunay
Küfür etmek istemiyorum ama beni şu an rahatlatacak ve dinlendirecek tek eylem bu.
Böyle beni yoran kim varsa anasına avradına sövesim var.

Günlük hayatımda çok fazla konuşmayan bir insanım ve belli başlı nedenler ile azıcık olan konuşmamı da kestim.
İçimde biriken birikiyor ve ben doldukça doluyorum.
Eskiden anlaşılmamak bana pek etki etmiyordu ama şimdi öyle bir öfkeleniyorum ki... bütün öfkemle etrafımı yakıp yıkasım geliyor.

Sakin kalmak için elimden geleni yapıyorum ve susmaya devam edeceğim.
harmonia🛡️
Gün başlarken biri uyurken ameliyatla sinirlerimi almış da bundan sonra hiçbir şey hissedemeyeceğime emin bir şekilde uyandım. Günün ortasında kalbime saplanan hançer gibi bir takım cümleler yüzünden insanların içinde ağlamamak için ortamdan koşarak arabaya koştuktan sonra son gaz uygun bir yere çekip, güzelce hüngür hüngür ağladım. o değil de suya dayanıklı canım rimelim verdiğim parayı sonuna kadar hak ediyorsun ve sen hain diplinerim sana da ayrıca laflar hazırladım ki neyse konumuza dönersek bu acım nasıl geçecek diye kızarmış gözlerimle köşeyi dönerken dondurmacı görünce dayanmayıp kağıt helva ile dondurma yedim diye bu defa da gözlerimden yaş gelene kadar güldüm. Sanırım gün içinde bu kadar hızlı duygu geçişleri yaşayabildiğime göre tertemiz delirdim.
harmonia🛡️
Bu başlığın gediklisi olarak yine ben geldim. Bugün dostluğundan yüzde yüz emin olduğum, beni eleştirirken sadece gerçekleri söyleyen bir arkadaşım ile uzun uzun sohbet etme fırsatım oldu. Genel olarak hiçbir şey söylemesem bile gözlerimden ne olduğunu her daim anlayan bu dost yine hiçbir şey dememe gerek duymadan derdimi anladı ve ben ona anlatmadan içimde yaşadıklarımı anlatmaya başladı.

Her cümlesi o kadar içime dokundu, o kadar gerçek, o kadar doğruydu ki önce ona kızıp hakaretler etmek istedim ama bir tarafım zaten onun haklı olduğunu biliyordu. Şu an söylediklerini tek tek yazıp içimde benim bile görmezden geldiğim noktalarla tekrar tekrar yüzleşmeyeceğim. Bu uzun sohbetin bitiminde kendime bile itiraf etmekten korktuğum şey şuydu; kendimi başkaları üzerinden hırpalamaya ve cezalandırmaya bir son vermek zorundayım. Benim dünyama ait olmadığını bildiğim şeyleri, kalbimin aksine konuştuğum tüm o cümleleri tarihimden silip hatalar yapabilen bir insan olduğumu anlayıp yoluma olduğum gibi devam etmeliyim. Tüm insanlığa iyi gelmek, iyileştirmek gibi bir misyonum yok ve dostlarımın arasından sadece kendisiyle ilgilenen manipülatörleri teker teker eleyerek hafiflemeliyim.
nene korkut
Çok gerginim sözlük.

Yarın -umarım- ilk defa bir ceza duruşmasına gireceğim. İnanılmaz gerginim, yarın nasıl gelecek; ben ne yapacağım, yapabilecek miyim hiç bilmiyorum. Umarım bir aksilik çıkmadan ilk duruşmamı atlatabilirim.
Acunay
Geçen seferki kitap okuma seansına katılamadım ya hani... aslında katılamadım değil, katılmadım.

Elektronik ortamdan kitap okumayı sevmiyorum, o yüzden de kitabı okumadım. Yani oğullar ve rencide ruhlar kitabını bilerek okumadım ama şöyle bir şey yaptım...
Gidip kitabı aldım ve şu anda kitabı okumaya başladım.

Gece kitap okumayı çok severdim, öylesine severdim ki... çoğu zaman o lezzeti alabilmek için uykumdan olup okula geç kaldığım ya da gidemediğim bile oldu.

Üniversite sınavına hazırlanmak ayağına kitap okumayı sadece okuldaki ders aralarına ve öğle arasına indirmiştim. Ne evdeyken, ne gece uyumadan önce kitap okudum. Gelin görün ki ben kitap okumayı bıraktıktan sonra akademik başarımda bir düşüş gözlemledim.
Bu gece birden kanım kaynadı ve koşa koşa odama gidip kitabı aldım ve okumaya başladım.

Şu an öyle garip hissediyorum ki, sanki hayatın en güzel lezzetine varmışım gibi mutluyum. Aslında öyle de. Kitap okumak bir var oluş belirtisi, her kitap yeni bir başlangıç ve hepsi de güzel başlangıçlar.

Biraz farklı bir kitap oğullar ve rencide ruhlar ama okumaya değer cinsten bir kitap.

Edit:

altaysozluk.com/foto
4
Acunay
Çok garip hissediyorum.

Her sorunumu yoluna koyuyorum ama bir yerde mutlaka açık kalıyor.
Alttan almayı öğreniyorum. Uzunca ve zorlu çabalarım karşılık veriyor benim için.
Sinirlenme oranım mı? O şu an sıfıra indi diyebilirim. Zaten bunun için çok çabaladım.

Ve... birçok şeyi kulak ardı etmeyi öğrendim. Söylenilen her şeyi duymuyorum ve bu o kadar iyi ki, bunu hep yapacağım.

Of... yazacak bir şey de gelmiyor içimden.
Uzunca bir süre buralarda pek olmayacağım, hedeflerim doğrultusunda ilerleyeceğim. Öyle çok vaktim de yok artık. Tek korkum, bu tempoya ayak uyduramamak ama başaracağım. Ben, kendime güveniyorum.
harmonia🛡️
Sanırım bu hayatta kendi kendime verdiğim zarar için bir ordu düşmanın birlik olması gerekirdi. Neyi, neden yaptığımı oturup bir saniye düşünmek yerine üstüne yanlış yaptığımı bildiğim her şeyde ısrar ediyorum.

Bu kısır döngü ne zaman bitecek bilmiyorum hatta bitecek mi yoksa bir ömrü böylesi bomboş bir şekilde heba mı edeceğim hiç emin değilim. Benim üzerinde günlerce kafa yorup kendimi yıprattığım mevzular genel olarak başkaları için minik birer önemsiz ayrıntıdan ibaret; ben mi yanlış yerdeyim yoksa başkaları mı dümdüz hiç ama hiç emin değilim...
harmonia🛡️
Çok değil, insanlar için gösterdiğim çaba, incelik ve nezaketin yarısını görsem cidden dünya biraz güzelleşecek. Bir insanın istisnasız selam verdiğinin bile ruh hali sorunlu mu olur arkadaş!

Aslında kimsenin suçu yok biliyorum bu saçma sapan işlerin tek sorumlusu benim...
3
harmonia🛡️
Türkçe rap denen bataklığa saplandım ve kurtulamıyorum. Gizli gizli kulaklıkla dinlemekten imanım gevredi. Ben ki müzik kulağı olan bir faniydim, nasıl oldu da bu noktaya geldim hiçbir fikrim yok.

Hayır, her şeyi geçtim kardeşime yakalanırım da senelerdir onu aşağıladığım için dalga geçecek diye çok korkuyorum. Allam umarım yakalanmam, dinimiz amin.
harmonia🛡️
Senelerdir tek bir damla gözyaşı dökmedim diyebilirim ama şu an gözlerimden akan yaşları durduramıyorum ki birkaç tanesi müşterinin yüzüne damladı.
Şu ânıma sebep olan, yayında ve yapımda emeği geçen herkesin de canı sağ olsun, diyecek başka bir şey bulamıyorum...
kendine muhalif
Bazen çok kalın kafaliyim.

Örneğin başlık açmayı az önce tesadüf eseri öğrendim. :)) Halbuki o kadar da uğraşmıştım.

Meğer başlık diye kaydettigim her şeyi ukde olarak kaydetmisim! Utanıyorum sözlük. ^^
aydilge
Umutsuzluğa çabuk kapılıyorum. Işler istediğim gibi gitmediğine yavrusunu kartal kalmış fatma girik çaresizliğine dolaşıyorum etrafta. Sanki her şey bitmiş sanki hiçbir şey düzelmeyecek gibi.

Bir iki gün böyle düşünceli böyle derbeder dolaşıyorum. Sonra silkeliyorum kendimi, diyorum ki kendi gel; pes etmeyi düşünüyorsun ama bu yola niçin çıktığını unuttun, toparla kendini. Kazananlar pes etmeden, yılmadan çalışanlardır. Pes edenler ise korkaklar ve hep kaybetmeye alışmış kişilerdir diyorum.

Beni hem gama kedere sürükleyen hem de o gamdan kederden el uzatıp çıkartan yine kendim oluyor. Hem dert ortağım hem azılı düşmanım hep kendim oluyor.
Çalıkuşu ❤
Düzenli kullanmam gereken bir ilacı bırakmıştım. İki gün önce yeniden başladım. Daha önce olmadı, bırakıp başladığım için mi bilmem beni melankolik bir hâle sokuyor. Zevk aldığım hiçbir şeyi yapasım gelmiyor. Moralim bozukken uyurum, uyumaktan bile kaçıyorum. Öylece yatıyorum sadece. Kimse bana seslenmesin, benimle ilgilenmesin, karışmasın istiyorum. Dün gece bu yüzden sorguya çekildim. Bir şey mi oldu da mutsuzsun sorusuna hayır cevabım inandırıcı gelmedi. Ağır bir tartışma yaşandı. Yine ağladım. İnsanlara sırf kırılmasınlar diye söyleyemediklerim yüzünden gözlerim doluyor. Kendimi tutamıyorum. Sen mutsuzsun diye biz de mutsuzuz, dediler. Bu beni daha da üzdü sözlük. İnsanların benim yüzümden üzülmelerini istemiyorum.

Bu sabah bir kitap okumaya başladım. Otobiyografik bir roman. Gençliğinde herkesin gözünde tatlı bir kız olan, bu konumda kalmak adına kendine baskı yaratan bir kadının daha sonra kendini bulması ve bunun aslında kendini bulmak değil bir rahatsızlıktan kaynaklandığını geç de olsa anladığı bir kitap. Elimden bırakamıyorum. Başlarda hissettiği depresifliği ben de hissettim, sanki kendim yaşıyormuşum gibi. Sinirlendim. Kendi hakkındaki düşünceleri beni daralttı. Mutlu olduğu kısımda ben de mutlu oldum. Kitabı bırakıp çevreme bakarken gülümsediğimi fark ettim. Durduk yere, tek başıma. Kendimle alakalı bazı şeyleri fark etmeme sebep oldu. Aynı hastalığı paylaşmıyoruz onunla. Kendini bulma süreci, kendi iç dünyamı daha dikkatli incelemem için kıvılcım oldu. Bunu fark etmek rahatlamamı sağladı sözlük. Hayattan tam olarak ne beklediğimi ve bunun için ne yapmam gerektiğini hâlâ bilmediğimi anladım. Kendimi onun yerine koymak yerine ders çıkardım ilk defa. Fazla empati yaparak insanların yerine kendimi koymayı abarttığımı ve kendimi tanıyamadığımı fark ettirdi. Artık bir şeyleri çözmeye başlamam gerektiğinin farkındayım, nereden başlamam gerektiğini de biliyorum. Teşekkür ederim cesur kadın. Sen bütün dünyaya yaptığın her şeyi anlatmakta en ufak bir tereddüt yaşamadın. Hayatımı aydınlatma yoluna senin sayende başladığım için sana her zaman minnettar kalacağım.
harmonia🛡️
Aylardır planlayıp bir umut stres atma niyeti ile geldiğim tatilim kronik moral bozukluğum yüzünden bok gibi geçiyor. Ruh halimle ilgili ne kadar daha dibi görebilirim derken daha da dibi olduğunu öğreniyorum. Uzun zamandır bu kadar mutsuz, kötü hissettiğim bir zaman dilimi daha olmamıştı; sanırım cinnete beş kaldı...
2
harmonia🛡️
Sabah pijamalarım, bitmeyen hastalığım, bazı insanlar ile kopmamak için sürekli itelediğim birikmiş işlerim ile uyandım. Sonrasında ise kalkmak istemiyorum diye birinin sırtında salona götürüldüm. Saçlarım hep sevdiğim gibi maşalandı, en sevdiğim rujum sürüldü. kenarda bekleyen beş dosyam benim için düzenlendi, ilaçlarım içirildi, yetmedi gitar eşliğinde şarkılar söylendi.

Özetle; uzun zamandır gördüğüm türlü vefasızlık, dost kazıkları, verdiğim emeğe saygısızlık, onca umarsızlıktan sonra böylesine bir vefayı hissetmek aldığım ilaçlardan çok daha iyi geldi. Hayatına dokunmak için az ya da çok uğraştığım bazı insanların hâlâ bencil olmak yerine beni güldürmek için bu kadar uğraşmaları yüzünden mutluluktan gözlerim doldu. Konuştuk, içimde büyüyen birçok şeyi paylaştık, dertleştik ve o kadar hafiflemiş,o kadar minnettar hissettim ki bu duygunun tarifini dâhi tam yapamam.

Anladım ki bazen iyilik ve vefa hiç beklemediğin anda, hiç beklemediğin insanlardan geliyor ve o iyi insanlar iyi ki varlar.
harmonia🛡️
Bugün terapiste gittim ve bana sormaya korktuğum tonla soru sordu ve en önemlisi yine ve yeniden yalnızdım...

Terapistimin de dediği gibi "kaç kere daha yalnız kalmam lazım, gerçeği anlamak için? "...
kendine muhalif
Ben de buraya duygusal bir şeyler karalamak isterdim ama :))) hayir!


Şey diyecektim:

Ben kelle paça çorbasını çok seviyorum! Hem de icine sarımsak da atıyorum bol bol.

Sonra da ağzım kötü kokmasin diye 3 kere üst üste disimi fircaliyorum hihihi ^^

Şşt! Kimse duymasın :))