altay sözlük yazarlarının itirafları

nene korkut
Bugün ilk defa benimle sadece konuşmaya ihtiyacı olan birini geri çevirdim. Yoruldum sözlük, hep aynı şey, aynı şeyler. Başta cidden ilgiliyim öneriler getiriyordum sonraları sıkıldım kibarca fark ettirmeye çalıştım olmadı; daha sonraları ben de bir şeyler paylaşayım bari "bu mu yani sorun" tepkisiyle karşılaşınca paylaşmamaya başladım, onun anlattığı şeylerden iyice bunalmaya başladım. Bilmiyorum dedim, çünkü gerçekten bilmiyorum karar vermesi gereken o!
#3116 daha çok dikkate almaya başladım sanırım

Ama yine de korkuyorum da, karmadan korkuyorum; yarın ihtiyacım olduğunda konuşacak birini bulamamaktan korkuyorum.
Aygız ayzit
Bizim köyde bir ağaç vardı, ona tırmanmayı çok denerdim ama başaramazdım.
Bir gün, bizimkilerden dayak yedim.
Nereden baksan bir 5 yaşında varım, çok da hareketli bir çocuktum. Çok canım yandı ki... o hiçbir zaman tırmanamadığım ağacı bir demede tırmandım ve saatlerce tepesinden inmedim.
Belli bir zaman sonra yokluğum fark edilmiş ki beni aramaya çıkmışlar.

Artık kaç saat geçtiyse jandarmaya haber etmişler, koca köyle jandarma beni arıyorlardı. Hava da yavaş yavaş kararmaya başlamıştı... en sonunda dayanamayıp ağacın dallarını kopartıp geçen askerin üstüne attım da kendimi ele verdim.

Yazın köye ziyarete gittiğimde, gizlice, o ağaca tırmanmaya gittim.
Bir gördüm ki... o ağacı kesmişler.
Dedemin de mezarı çok yakındır oraya, izbe bir yerdir. Gidip ağladım orada.

O ağaca köyde benden başka çocuk tırmanamamıştı.
Geçen amcam sordu da kendimi tutamayıp gene ağladım.

Ağacı kesmişler ulan, kesmişler!
kırgız balası
ortaokul yıllarımda milli ve dini bayramlardan 1 hafta önce hasta olmuş gibi yapar ve doktordan 5 günlük rapor alırdım.böylece hastalık (!) raporumla atıyorum kurban bayramını birleştirip 2 hafta tatil yapmış olurdum.dili kıpkırmızı eden bir şeker vardı onu tam yutacağım yere kadar yutar ondan sonra da ağzıma geri çıkarırdım böylece boğazımı kırmızıya boyamış olurdum.pişman değilim,evet.
gülbeyaz
Enver paşanın posterini astım, ilk yaptığım şey gözlerine bakıp "ne yapacağım paşam," diye mırıldanıp çaresizce bakmak oldu. Ara ara diğer paşaların fotoğraflarına bakarken dalıp giderim. Bayraklarda da aynı durumu yaşarım. Kimse bilmez bu huyumu. Çünkü hep yalnızken -ki genelde yalnızımdır- yaşarım bu anları.
Aygız ayzit
Sanırım bu gece benim için, ciddi bir şekilde, mantıklı karar vermem gereken bir gece olacak.

Can kardeşim ve gözlerinin içine baktığım zaman huzuru bulduğum adam arasında bir seçim yapmam gerekiyor.

Aslında saçma bir durgunluktayım. Tekrardan sevebilirim ama onun gibi bir kardeşi asla bulamayabilirim. Bu kararı kendim için değil de can kardeşim için vermek zorundayım.

alice
Kullanıcı adı/mahlas konusunda asla güzel, hoş fikirlerim yok. Yakında harflerle sayılarla rastgele kullanıcı adı seçeceğim. Güzel kullanıcı adı olanlara çok özeniyor, onları buradan alkışlıyorum. Varsa güzel kullanıcı adı tavsiyeleriniz alırım.
harmonia🛡️
sana lümpen dedim diye uzun zaman bana kırılmıştın hatta diğer tespitlerim için beni acımasız biri olmakla da suçladın. şimdi televizyon aracılığıyla olanları görünce tablo tamamlanmış olmadı mı sence de?
baban ve ailenin konumunu kullanıyorsun dedim sinirlendin ki hâlâ kullanıyorsun, siyaset senin işin değil şov yapma dedim, bu defa da bana sen ne anlarsın dedin ki sonrasında olanları ikimizde biliyoruz. en son konuşmamızdaysa kendini önemli biri gibi hissetmek için kadınları kullanıyorsun, şöhret mi olmak istiyorsun deyince köpüren sen, orta düzey ünlüler seviyesinden manken camiasına kadar yükselmişsin tebrik ediyorum.
en azından insanlar hakkında ileri geri konuşurken ilerde söylediklerimden belki yüzüm kızarır seviyesine geldiğini umuyorum. olayın itiraf kısmına gelirsek; karakteri es geçersek eli yüzü düzgün adamdın.
Aygız ayzit
Birisi beni kahvaltıya çağırdığı zaman eğer sucuklu yumurta yapmış ise "yok, ben ondan yemeyeyim, ağzımda kokmasın. Kokarsam eğer insanlara çok ayıp olur, bilirsiniz ki bu konuda çok hassasım." diyip geçiyorum.
Bilmiyorlar ki ben sucuklu yumurtadan tiksiniyorum.

Ben ömrümde öyle bir tiksinme, öyle bir mide bulantısı yaşadığımı hatırlamıyorum. O ne iğrenç bir karışım ya öyle.
Sucuk ve yumurta! Ömrümde görüp görebileceğim en uyumsuz ikili.

Zaten ikisi bir yenmez ki, sucuk olursa yumurta olmaz, yumurta olursa sucuk olmaz. Bu ikisini karıştırıp pişirmeyi hangi akıllı icat etti ise elini öpeyim.
Arkadaşım, sen niye öyle garip ve iğrenç karışımlar buluyorsun? Hayır neden böyle bir şey yaptın, amacın neydi? Leş gibi kokuyor bir de, püüü...

Sucuklu yumurta yiyen insanları anlamıyorum. Nasıl bu ikisini bir arada pişirip yiyorsunuz?

En güzeli soğanlı yumurta.
Bir aralar onun pastırmalı olanına hayrandım ama şimdi onu da sevmiyorum. Et türü şeyler ile yumurta güzel olmuyor, bunun kanısına vardım.

Benim sucuklu yumurtadan bu denli tiksindiğimi ailem bile bilmiyor. Annem hafta sonları kahvaltı hazırlarken "hadi size bol sucuklu bir yumurta yapayım yavrularım." der. Yüzüm öyle ekşir öyle ekşir ki... ekşiye eşki demiş gibi olurum.
4
nene korkut
Yaklaşıyor yaklaşmakta olan, farkındayım, hissedebiliyorum. Daha da kötü günler geliyor, gelecek olanın müstakbel kesifliğini idrak edemesem de hissediyorum sanırım. Birden göğsüm daralıyor, bir şey olana gücüyle omuzlarımdan aşağı bastırıyor.

Ağlayınca rahatlar ya insan, göğsüm genişliyor; ama kesifliği değişmiyor.

Bazen şizofreni miyim diye de düşünmüyor değilim tabi üzerime böylesi bir ağırlık çökünce
Kaldıramıyorum sözlük, neyi kaldıramadığımdan tam emin değilim ama şuanda bazı şeyler bana çok çok ağır geliyor.
0 /