sahibinden.com beyefendileri

sahzaman
efendim uzun zamandır sahibinden.com kullanan birisiyim ve çoğu kategorisinde zaman zaman ürün ve hizmet ararım. son iki - üç yıldır ilan sahibi isimlerinde fazlasıyla şöyle bir şey gözlemlemekteyim:

İlan sahibinin adı x olsun, ilan sahibi isim bölmesinde "x bey" yazıyor. bey diye soyad mı var, kişi kendini beyefendi olarak görmekte ve bu görüşü kendisi ile muhatap olacak kişilere de mi dayatmakta, ya da ne? Anlayamıyorum fakat hem komik hem düşündürücü geliyor bana...

nebuchadnezzar

veritas
babil krallarının kullandığı isim.

nebuchadnezzar babil dilinde "tahtını koruyan, tahtına sahip çıkan" anlamları olan bir isimdir.

bir de en ünlü hükümdarları 2. nebuchadnezzar:kendisi zekası ve öngörüsü ile babillileri feraha kavuşturmuştur.

öldükten sonra tanrılaştırılmış ve babillilerin umut tanrısı olmuştur.

artı, efsaneden midir bilinmez ama kralın adı matrix'te orpheus'un gemisininde adıydı.

leblebici horhor ağa

veritas
dikran çuhacıyan'ın unutulmaz bestelerinden olan oyun.

unutulmamasının sebebi de film çekim aşamasındayken iptal edilmiştir. bunun nedeni ise filmin başrol oyuncusunun geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybetmesidir.

başka bir oyuncuyla devam etmek yerine filmi iptal etmeyi tercih etmişlerdir.

ardından aynı adla başka yönetmen tarafından aynı film çekilmiştir. tabi ilk film ekibinden bağımsız olarak.

çekilen ilk film fuat uzkınay ve sigmund weinberg'in yönetmenliğinde çekim aşamasına gelmiş, sonrasında iptal edilmiştir.

franz kafka

veritas
ernest fischer'ın kafka'nın; felsefesini, edebi kişiliğini ve ruhaniyetini anlattığı kitaptır.

kendi adını taşıyan kitapta şöyle anlatılıyor franz kafka:

mistik bir nihilist, gerçeklerin ve aklın ötesinde kalan evrenin sözcüsü diye övülen ve ilence uğrayan kafka, gerçekte daha çok bir mizah ustasıydı. büyük peygamberler de çoğu kez birer mizah sanatçısıdırlar; mizah sanatçılarının arasından da peygamberlerin çıktığı görülmüştür. kafka'nın fantastik mizah sanatı, geleceği peygamberlere özgü bir kehanet gücüyle önceden somutlaştırmıştır. karl kraus 'un nestroy için söyledikleri, kafka'nın özünede uymaktadır:

"nestroy , küçük çevresini gelecekteki olayları önceden somutlaştırarak ve ancak gelecek için gösterilebilecek bir titizlikle ele alır. kendi mizah mirasına şimdiden sahip çıkar."


kafka'nın yaratısı üzerinde onurlandırıcı değerlendirmelerden oluşma bir piramit yükselir. ben bu piramide yeni bir taş eklemek gibi bir haddini bilmezlik yapacak değilim. katkım, yalnızca bazı sorunlara ilişkin notlar düşmek.

yapılması gereken şey, franz kafka 'yı aziz ilan edilmekten korumak; en az bunun kadar önemli bir iş de, kafka'yı dogmatik aşırılıklara kayanlar karşısında savunmak. bir aziz değildi kafka, aziz olmanın çok ötesindeydi: bir büyük yazardı. yapıtları da, bir çağın son modası olmanın çok ötesindedir; doğrudan dünya yazınıdır. thomas mann'ın deyişiyle, bu yapıtlar "dünya yazınının en okunmaya değer ürünleri arasında yer alır."

the american

veritas
bir kiralık katilin anatomisi diye adlandırabileceğimiz, george clooney'nin oyunculuk dersi verdiği bir anton corbijn filmidir.

filmde eski bir kiralık katilin bir kadına aşık oluşu ve kiralık katil olmayı bırakıp eski işlerini terketmek istemesi anlatılmaktadır. katilin iç dünyasına giden mükemmel bir yapım olmuştur.

aksiyonu tadında bırakarak daha çok olayı dramatize etmişler ve bunda da bir hayli başarılı olmuşlardır.

film nobel ödüllü ingiliz yazar martin booth'un a very private gentleman adlı kitabından esinlenerek yapılmıştır.

george clooney'e , thekla reuten , violante placido, irina björklund ve paolo bonacelli gibi isimler eşlik etmiştir.

howard hawks

veritas
büyük yönetmen , ya da sinemanın gördüğü en yetenekli yönetmenlerin başında gelen sinema insanıdır.

dahi yönetmen sergei einstein ıle benzer yetenekleri vardır. ikisi de mühendislik ile ilgilenmiştir. ve kurgu konusunda oldukça usta isimlerdir.


izleyiciyi çekmek için filmlerinde dönemin usta aktörleri, john wayne ve cary grant ıle sık sık çalışmıştır. daha sonra tekrar filmi çekilen scarface ile ünlenmiştir. fakat benim en beğendiğim eseri land of the pharaohs adlı filmdir.

land of pharaohs

veritas
firavunların saltanatını ve yaşantısını çok güzel işleyen bir filmdir.

olay milattan 3000 yıl önce 6. hanedan döneminde geçiyor. büyük firavun keops, mezarı olacak büyük piramidi inşa ettirmeye karar verir. film yirmi yıl sürecek olan bu çalışmanın hikayesini anlatır. işçilerin birkaç nesli, ömürlerini bu işe adayacak, sayısız iş kazası gerçekleşecektir.

jenerikte de ünlü bir isim yer alıyor: senaryo ve diyaloglar olsun , her şeye katkıda bulunan bir sanatçı william faulkner.

senaryonun bu kadar kusursuz olması faulkner etkisi olarak söylenebilir.

vittorio de sica

veritas
tiyatro kökenli; italyan sinemasının demirbaşlarından olarak kabul edilen, 1950 sonrasında başlayıp 90'lara kadar italyan ve avrupa sinemasını etkileyen neorealist italyan sinemasının en yetenekli yönetmenlerinden ve öncülerinden birisi olan yönetmen.

gerçek kendisi için nefes alış verişi kadar önemliydi; daha oyunculuk zamanlarında bile hayatının yansımasının sinema olduğunu; sinemanın gerçekleri hissettirebilme tarafını sevdiğini oyunculuk performansları esnasında dile getiriyordu.

mizahi yönden gerçekten kaliteli bir yönetmendi. filmlerinde yansıttığı kara komediler aslında ikinci dünya savaşı sonrasında kendisinde yaşanan buhranın özeti gibiydi. gerçekçi sinemasında her zaman savaşın izlerini, toplumsal sanrıları gerçekçilikten ödün vermeden anlatmıştır.

benim açımdan sinemada iz bırakan filmleri şunlardır:

umberto d. , il viaggio, i girasoli ve ladri di biciclette.

tengoku to jigoku

veritas
bol aksiyonlu bir akira kurosawa filmidir. 1963 yapımıdır.

insana empati yeteneğini kazandıracak filmlerden birisidir.

hırslarına yenik düşen bir adam, zihnini kurcalayacak olaylar silsilesi ve müthiş aksiyon sahneleri...

babalık nedir sorusunu da güzel işleyen bir film zannımca. bir iş insanındaki en tehlikeli şeyin hırs olduğunu gözünüzün içine soka soka vicdan denen bir şeyin olduğunu da hatırlatıyor.

oyunculuklar güzel, aksiyon sahneleri müthiş, kurgu harika. işin içinde kurosawa da olunca kusursuzca olmuş diyebilirim.

kurosawa'nın favori aktörlerinden olan toshiro mifune'nin bu filmde de iz bırakan bir performansı olduğunu söylemek istiyorum.

neslican tay

aydilge
Daha önce 3. Kez yendiği kanser hastalığına 4. defa yakalanan 20 yaşındaki genç kadın ne yazık ki bu kez yaşam mücadelesini kazanamadı. Neslican kanser nedeniyle bir bacağını kaybetmiş ancak mücadeleyi elden bırakmamıştı. Hayat dolu bıcır bıcır haliyle kanserle daha nasıl mücadele edilir dedirtmiştir. Yakınlarına ve sevenlerine sabır dilerim.
neslican tay
altaysozluk.com/foto

tularemi

veritas
halk arasında avcı hastalığı ve tavşan ateşi diye de bilinen enfeksiyonel hastalıktır. etkeni francisella tularensis'tir.

bakterinin enfekte olduğu dokularda makrofaj infiltrasyonu, granülomlar ve nekrozlar ile karakterize bir hastalıktır. yayılımı genellikle akciğer, karaciğer ve dalak tarafında sıktır. buralarda sabit makrofajların içinde ve mononuklear fagositlerin içinde çoğalır.

en sık görülen tularemi tipleri:

ülseroglandüler tularemi ( deri enfeksiyonu )

okuloglandüler tularemi ( göz enfeksiyonu, genellikle konjunktivitle birlikte görülür)

pnömonik tularemi ( akciğer enfeksiyonudur)

tifoidal tularemi ( gastrointestinal sistem semptomlara yol açan enfeksiyondur, genellikle hayvanın etini yedikten sonra bulaşır. )

semptomları:

ateş ve baş ağrısı
sırt ağrısı
aşırı terleme
anoreksi
bitkinlik
titreme

tedavisinde genellikle streptomisinler kullanılır.

aşısı da vardır.

erich von stroheim

veritas
1885 avusturya doğumlu alman aktör ve yönetmendir.

filmlerinde aktardığı ödün vermeyen gerçekçilik vurgusu ve ayrıntı kusursuzluğu ile tanınan dönemin büyük ustalarından sayılır.

sessiz sinema döneminin ustaları arasında gösterilen isimlerden biridir.

foolish wives (1922), greed ( 1924) ve the merry widow (1925) gibi harika eserlere imza atmıştır.

oyunculuk zamanlarındaki rus subay tiplemeleri ile de efsaneler arasına yerleşmiştir.

rum ateşi

kıpçak bey
(bkz:grejuva)

kızgın kömür, kükürt ve zift karışımından oluşan bir karışımdır. Suda yanma özelliği ile bilinir hatta Su eklendikçe alevi artar. İstanbul'un fethi sırasında bizanslılar türk ordusuna karşı bu mereti kullanmışlardır.

daha detaylı bilgi için;
wikiwand

su da yanar

veritas
1987 yapımı olan, senaryosunu ışıl özgentürk'ün yazdığı, yönetmenliğini de ali özgentürk'ün yaptığı bir politik-dram filmidir.

film; nazım hikmet'in hayatı hakkında araştırma yapan, maruz kaldığı siyasi yaptırımlarla birlikte özel hayatını sinemaya aktarmak isteyen yönetmeni anlatmaktadır. tabi bunu hayata geçirmek onun için kolay olmayacaktır. dönemin şartlarından mütevellit yapılan baskılar, durdurulma çabası ve bununla birlikte çalkantılı özel hayatının anlatıldığı bir film olmuştur.

filmin başrollerini tarık akan ve şahika tekand paylaşmışlardır.